İçeriğe geç
Yöntemler

Ebeveynde DEHB ve çocuğun sağlığı: İsveç verisi

İsveç'te 2000-2014 doğumlu çocuklarla yapılan kayıt çalışmasında ebeveyni DEHB'li çocuklarda 24 olumsuz sonuçtan çoğu daha sık görüldü.

7 dakika okumaOrta
Bu yazıda 8 bölüm var

Ebeveyni DEHB'li olan çocukların sağlığı, ebeveyni DEHB'li olmayanlarla karşılaştırıldığında nasıl görünüyor? İsveç'in ulusal kayıtlarından gelen büyük bir çalışma bu soruya 1,16 milyondan fazla çocuğun verisiyle bakıyor. Sonuç açık: ebeveyni DEHB'li çocuklarda bakılan 24 olumsuz sonucun çoğu daha sık görülüyor. Ama bu cümleyi yanlış okumanın kolay yolları var. Bu yüzden önce sayılara, sonra "ne demek, ne demek değil" kısmına bakalım.

Çalışma kimden, nereden geliyor

Bu yazı, Molecular Psychiatry dergisinde açık erişimle yayımlanan makalenin Türkçe özetidir. Makale Creative Commons Atıf 4.0 (CC BY 4.0) lisansıyla yayımlandı; bulgular makalenin yazarlarına aittir, buradaki anlatım ve değerlendirme bana aittir.

Makalenin yazarları Honghui Yao, Mengping Zhou, Isabell Brikell, Brian M. D'Onofrio, Ralf Kuja-Halkola, Lin Li, Paul Lichtenstein, Henrik Larsson, Erik Pettersson ve Zheng Chang. Çalışma 2026 temmuzunda yayımlandı. Tasarım bir ulusal kayıt çalışması: İsveç'in birbirine bağlanmış ulusal kayıtları kullanılmış, kimseye müdahale edilmemiş. Çocuklar 2000 ile 2014 arasında doğanlar, yani takibin sonunda en büyükleri yirmi yaş civarındaydı.

Bir not: bu yazıyı makalenin tam metnine değil, yazarların yazdığı özete dayanarak hazırladım. Buradaki her sayı o özetten geliyor, özetin söylemediği bir şeyi bilmiyorum.

Nasıl yapıldı

Yazarlar İsveç'te 2000-2014 arasında doğan herkesi belirlemiş, toplam 1.164.580 kişi. Bu kişiler doğumdan başlayarak ülkeden ayrılma, ölüm ya da 31 Aralık 2020'ye kadar izlenmiş. Ebeveynde DEHB, ya bir DEHB tanısıyla ya da DEHB ilacı reçetesiyle tanımlanmış. Yani "ebeveyni DEHB'li" sayılmak için tanı kaydı ya da ilaç reçetesi gerekiyor. Tanısız ya da hiç başvurmamış ebeveynler bu gruba girmiyor, karşılaştırma grubunda yer alıyor olabilirler.

Eşleştirmeden sonra analize 56.853 çocuk ebeveyni DEHB'li, 544.716 çocuk ebeveyni DEHB'li olmayan gruptan girmiş. Her ebeveyni DEHB'li çocuk, ebeveynlerinde DEHB tanısı olmayan on çocukla eşleştirilmiş. Eşleştirmenin hangi ölçütlere göre yapıldığını özet yazmıyor.

Sonuçları karşılaştırmak için kullanılan yöntem, tabakalı Cox regresyonu. Kabaca şunu yapıyor: her eşleşmiş küme kendi içinde karşılaştırılıyor ve bir olayın (örneğin bir tanının) takip boyunca görülme hızı hesaplanıyor. Bakılan sonuç sayısı 24.

Hazard oranı nasıl okunur

Sonuçlar "hazard oranı" (HR) olarak verilmiş. HR, bir olayın görülme hızının iki grup arasındaki oranı. HR 1 ise fark yok. HR 1,49 ise ebeveyni DEHB'li çocuklarda o olay yaklaşık yüzde 49 daha hızlı görülüyor. HR 2,47 ise yaklaşık iki buçuk kat. Önemli olan şu: HR bir oran, bir olasılık değil. Kaç çocuğun etkilendiğini söylemiyor.

Kendi kafamda canlandırmak için varsayımsal bir örnek kuruyorum, çalışmadan gelen rakamlar değil bunlar: diyelim bir sorun karşılaştırma grubunda yüz çocuktan ikisinde görülüyor. Hızın iki buçuk kat olması, o sorunun yüz çocuktan beşinde görülmesi demek. Yani doksan beş çocukta yine görülmüyor. Gerçek oranları özet vermediği için bu çalışmada tam olarak kaç kişi olduğunu bilmiyoruz. Ama oran büyük görünse bile mutlak sayının küçük kalabileceğini akılda tutmak gerekiyor.

Ne bulundu

Genel sonuç: ebeveyni DEHB'li çocuklarda olumsuz sonuçların çoğu daha yüksek oranlarda görüldü. Özet bulguları üç gruba ayırıyor:

  • Ruhsal tanılar. Hız oranları 1,49 ile 4,47 arasında. En düşük uçta zihinsel yetersizlik (1,49), en yüksek uçta çocuğun kendisinin DEHB tanısı alması (4,47).
  • Davranışsal sonuçlar. Oranlar 1,08 ile 1,82 arasında. En düşük düşmeler (1,08), en yüksek saldırıya uğrama ya da mağduriyet (1,82).
  • Bedensel hastalıklar. Oranlar 1,04 ile 2,47 arasında. En düşük tip 1 diyabet (1,04), en yüksek uyku bozukluğu (2,47).

Bu aralıkların uçları dışındaki sonuçları özet tek tek vermiyor, 24 sonucun tamamı özette yok.

Yazarlar iki ek analiz daha bildiriyor. Birincisi, çocuğun kendi ömür boyu DEHB tanısı hesaba katıldığında ilişkilerin zayıfladığı, ama zihinsel yetersizlik ve epilepsi dışında anlamlı kaldığı. Yani zihinsel yetersizlik ve epilepsi için ebeveyn DEHB'siyle ilişki, çocuğun kendi DEHB'si hesaba katılınca artık istatistiksel olarak anlamlı bulunmuyor. İkincisi, artış hem anne hem baba DEHB'liyken görülüyor ve her ikisi de DEHB'liyken en yüksek.

Birinci analizin ne demediğine dikkat etmek lazım. İlişkiler zayıflıyor ama silinmiyor. Bu, ilişkinin bir kısmının çocuğun kendi DEHB'siyle birlikte gittiği, ama geri kalanının başka bir yerden geldiği anlamına geliyor. O başka yerin ne olduğunu özet söylemiyor.

Suçlama değil, kader değil

Bu çalışmanın en kolay yanlış okunacak yeri burası, o yüzden somut yazıyorum.

Suçlama değil, çünkü çalışma bir kayıt çalışması. Ebeveynin DEHB'li olması ile çocuğun sonuçları arasında bir ilişki gösteriyor, ilişkinin yönünü ya da nedenini göstermiyor. DEHB'nin kalıtsal bir yanı olduğu biliniyor, bu yüzden ortak genler bir açıklama olabilir (DEHB kalıtsal mı yazısında bu konuyu anlattım). Ama özet genle çevreyi birbirinden ayırmıyor. Ailede paylaşılan yaşam koşulları, ebeveynin uyku düzeni, ailenin geliri, çocuğun sağlık hizmetine ulaşma biçimi de aynı sonuçları etkileyebilir. Bir de şu var: DEHB'li ebeveyn çocuğundaki sorunu erken fark edip daha kolay başvuruyor olabilir, bu da kayıtlara daha çok tanı girmesine yol açabilir. Bu benim aklıma gelen bir olasılık, özet bunu tartışmıyor, ama kayıt çalışmalarında bilinen bir sınır.

"Saldırıya uğrama ya da mağduriyet" sonucunu özellikle ayırmak istiyorum. Özet, bu olayın kimden geldiğini söylemiyor. Bunu ebeveyne yüklemek, çalışmanın söylediğinin ötesine geçmek olur.

Kader değil, çünkü oranlar mutlak sayı değil. Yukarıdaki varsayımsal örnek bunu gösteriyordu: 2,5 kat yüksek bir hız, çocukların büyük çoğunluğunda o sonucun olmaması ile uyumlu. Davranışsal sonuçlarda oranlar zaten daha düşük; düşmelerde 1,08 gibi bir sayı, farkın çok küçük olduğunu gösteriyor. En yüksek sayı olan 4,47 çocuğun kendi DEHB tanısı için. DEHB'li bir ebeveynin çocuğunda tanı hızı daha yüksek, ama bu da çocuğun mutlaka tanı alacağı anlamına gelmiyor. Özet tanı alan çocukların oranını vermediği için kaçının almadığını bilemiyoruz, yalnızca kesinliğin olmadığını biliyoruz.

Bu bulgu benim için ne ifade ediyor

Okur DEHB'li bir ebeveyn olabilir ya da DEHB'li bir ebeveynin yetişkin çocuğu. İkisi için de önce şunu söyleyeyim: bu bulgu, bir ebeveynin çocuğuna "geçirdiği" bir yük listesi değil. Yazarlar özetin sonunda geniş bir "kuşaklar arası etki"ye işaret ediyor ve erken fark etme ile aile odaklı önleyici yaklaşımlara ihtiyaç olduğunu söylüyor. Bu cümleyi ben şöyle okuyorum: aile bir bütün olarak destek görmeli. Amaç çocuğu taramak ve ebeveyni yargılamak değil.

Pratikte bunun anlamı, bence, birkaç somut şey. DEHB'li bir ebeveynin çocuğunda uyku, dikkat ya da duygu düzeni gibi konularda bir güçlük görülüyorsa bunu beklemeden hekime götürmek makul. Çocuklarda belirtiler için çocuklarda DEHB belirtileri yazısı var. Ebeveynin kendi tedavisi de bu resmin parçası: DEHB'li ebeveyn olmak yazısında bu tarafı anlattım, DEHB ebeveyn eğitimi programları da aile odaklı yaklaşımların ne olduğunu açıyor. Uyku bozukluğu listedeki en yüksek bedensel sonuç, ama özet nedenini söylemiyor. Uyku konusu için DEHB'li çocukta uyku yazısına bakabilirsin.

Anne ve baba ayrı ayrı bakıldığında da oranlar yüksek. Özet hangisinin daha güçlü olduğunu söylemiyor, bu yüzden "annenin DEHB'si daha riskli" gibi bir sonuç çıkarmak mümkün değil.

Çalışma neyi söylemiyor

Özetten çıkarılamayacak şeyleri sıralayayım.

Nedensellik yok. Ebeveynin DEHB'sinin çocukta bir sonuca yol açtığına dair bir kanıt değil, birlikte görülme var. Genetik ve çevre etkisi ayrılmamış.

Mutlak oran yok. Kaç çocuğun hangi sonucu yaşadığı özette verilmemiş, yalnızca hız oranları var.

Tanıya bağımlılık var. Ebeveynde DEHB, tanı ya da ilaç reçetesi kaydından tanımlanmış. Tanı almamış DEHB'li ebeveynler karşılaştırma grubunda olabilir, bu da farkları olduğundan küçük gösterebilir. Bu bir olasılık, özet bunu tartışmıyor.

Tek ülke, belirli bir dönem. İsveç sağlık sisteminde tanı ve tedaviye ulaşım Türkiye'dekinden farklı olabilir ve sonuçlar doğrudan bizim ülkemize uyarlanmaz.

Müdahale yok. Yazarlar aile odaklı önleyici yaklaşımlara ihtiyaç olduğunu söylüyor, ama çalışma hiçbir programı sınamıyor. Bir şeyin işe yaradığını bu çalışmadan çıkaramayız.

Ayrıca hızlar ortalama. Ebeveyni DEHB'li bir çocuğun hangi sonuçlarla karşılaşacağı, o çocuğun ve ailenin özel koşullarına bağlı.

Bana kalan

Bu çalışmanın başlığı ve rakamları insanda suçluluk uyandırabilir. O yüzden bir şeyi açıkça söylemek istiyorum: ben bu bulguyu "DEHB'li olan ebeveyn çocuğuna zarar veriyor" diye okumuyorum. Çalışma bunu söylemiyor ve söyleyemez.

Beni asıl ilgilendiren, yazarların vurguladığı erken tanıma ve aile odaklı destek. Bunun işe yarayıp yaramadığı henüz bu çalışmanın konusu değil, ama yön bana doğru görünüyor. DEHB'li ebeveynin de çocuğun da kendi desteğine ulaşabildiği bir düzen kurulabilirse rakamların anlamı değişir. Bence bu veri DEHB'li ebeveynlere kusur bulmak için değil, sağlık sistemine bir iş çıkarmak için okunmalı: ailede DEHB varsa çocuğa bakarken ebeveynin durumunu da sormak.

Sık sorulanlar

Ebeveyni DEHB'li olan her çocuğun sorun yaşayacağı anlamına mı geliyor?
Hayır. Çalışma, ebeveyni DEHB'li çocuklarla olmayanlarda sonuçların görülme hızını karşılaştırıyor. Hız oranının 2 çıkması bile, olay nadirse çocukların büyük çoğunluğunda o sonucun hiç görülmemesiyle çelişmez. Özet kaç çocukta görüldüğünü (mutlak oranları) vermiyor.
Çalışma ebeveynleri mi suçluyor?
Hayır, özet de suçlama yapmıyor. Gözlemsel bir kayıt çalışması olduğu için nedeni gösteremez. İlişkinin altında ortak genler, ailenin yaşam koşulları ya da sağlık hizmetine ulaşma biçimi gibi pek çok şey olabilir, özet bunları ayırmıyor.
Hazard oranı (HR) ne demek?
Takip süresi boyunca bir olayın görülme hızının iki grup arasındaki oranıdır. 1 fark yok demek. 1,49 hızın yaklaşık yüzde 49, 2,47 ise yaklaşık 2,5 kat yüksek olduğunu gösterir. Kaç kişide görüldüğünü tek başına söylemez.
Ebeveyn olarak ne yapmalıyım?
Yazarlar erken fark etmeyi ve aile odaklı önleyici yaklaşımları öneriyor. Özet belirli bir programı sınamıyor, dolayısıyla somut bir yöntem öneremem. Çocukta bir sorundan şüphelenirsen çocuk hekimine ya da çocuk psikiyatrisine başvurmak yeterli bir başlangıçtır.

Yeni yazılardan haberdar ol

Yeni yazı yayınladığımda haber vereyim. Reklam yok, başka bir şey yok.