DEHB ve sonraki sağlık sorunları: Finlandiya verisi
1987'de doğan 52.594 Finlandiyalının izlendiği çalışmada çocuklukta DEHB tanısı alanlarda ruhsal ve nörolojik tanılar arttı, bedensel hastalıklar artmadı.
Bu yazıda 8 bölüm var
Çocuklukta DEHB tanısı alan biri için ilerleyen yıllarda hangi sağlık sorunları daha olası? Finlandiya'dan gelen bir doğum kohortu çalışması bunu, bir yılda doğan çocukların ülke çapındaki sağlık kayıtlarını otuz üç yaşına kadar izleyerek soruyor. Cevap iki parçalı. Ruhsal ve nörolojik tanılarda risk artmış görünüyor, bedensel hastalıklarda ise yazarlar bir artış yakalamamış. Bu cümlenin arkasındaki sayıların ne kadar sağlam olduğunu görmek için ayrıntıya bakmak gerekiyor.
Çalışma kimden, nereden geliyor
Bu yazı, Molecular Psychiatry dergisinde açık erişimle yayımlanan makalenin Türkçe özetidir. Makale Creative Commons Atıf 4.0 (CC BY 4.0) lisansıyla yayımlandı; bulgular makalenin yazarlarına aittir, buradaki anlatım ve değerlendirme bana aittir.
Makalenin yazarları G. David Batty, Mika Gissler, Seyed Ehsan Mousavi, Varun Warrier, Tamsin Ford ve Markus Keski-Säntti. Çalışma 2026 temmuzunda yayımlandı ve derginin 31. cildinin 11. sayısında yer alıyor. Bir deney değil, gözlemsel bir kohort çalışması: kimseye bir şey yaptırılmadı, rutin olarak toplanmış resmî sağlık kayıtları birbiriyle eşleştirildi. İzlenenler 1987'de doğmuş insanlar, yani çalışmanın sonunda en fazla otuz üç yaşındalar.
Bir not: bu yazıyı makalenin tam metnine değil, yazarların yazdığı özete dayanarak hazırladım. Aşağıdaki her sayı o özetten geliyor.
Nasıl yapıldı
Çalışmanın temeli 1987 Finlandiya Doğum Kohortu. Tek bir yılda doğan ve verisi eksiksiz olan 52.594 çocuk var, bunların 25.463'ü kız. DEHB tanısı, on sekiz yaşına kadar hastanelerin yatarak ve ayakta tedavi kayıtlarından alınmış. Yani bu çalışmanın tanımına göre "çocuklukta ya da ergenlikte DEHB'li" olmak, on sekiz yaşından önce bir hastane kaydında DEHB tanısı taşımak demek. Bu ölçütle çocukların yüzde 0,43'ü, yani 228 kişi DEHB'li sayılmış.
Bu oran küçük. Çocuklarda DEHB sıklığı için sık anılan rakamlar bunun epeyce üstünde. Özet farkın nedenini tartışmıyor, ben de tahmin yürütmeyeceğim. Yalnızca şunu söyleyebilirim: çalışma hastane kaydına girmiş tanıları sayıyor, hastane kaydı dışında kalan tanılar ve hiç konmamış tanılar DEHB grubunda yok.
DEHB'li olmayan "nüfus kontrolleriyle" karşılaştırma yapılmış ve diğer sağlık sorunları 2020'ye kadar aynı kayıtlardan izlenmiş. Yazarlar "fenotip geniş" (phenotype-wide) bir yaklaşım kullanmış: tek bir hastalığa odaklanmak yerine bir hastalık ve yaralanma listesine toplu olarak bakıp hangilerinde fark çıktığını aramışlar. Özete göre listede 17 sağlık sonucu var.
Ne bulundu
DEHB'li grupta, karşılaştırma grubuna göre, bakılan 17 sonucun hepsinde risk daha yüksek çıkmış. Ama bu noktada yalnızca yönden söz ediyoruz. "Daha yüksek" demek, farkın gerçek mi yoksa şans eseri bir dalgalanma mı olduğunu ayırt etmiyor. Bunu istatistiksel anlamlılık ayırıyor.
Yaş ve cinsiyet hesaba katıldığında 17 sonucun on biri istatistiksel olarak anlamlı kalmış. Sonra yazarlar eleği sıklaştırmış: doğum ağırlığı, ailenin sosyoekonomik durumu ve çocuğun okul başarısı da hesaba katılmış, üstüne çoklu test düzeltmesi yapılmış. Bu sıkı eleme sonunda beş sonuç ayakta kalmış:
| Sonuç | Odds oranı | Güven aralığı (yüzde 99,7) |
|---|---|---|
| Nevrotik bozukluklar | 2,11 | 1,25-3,41 |
| Madde kullanım bozukluğu | 2,26 | 1,27-3,79 |
| Zehirlenme | 2,30 | 1,02-4,52 |
| Duygudurum bozuklukları | 2,45 | 1,49-3,88 |
| Epilepsi | 4,55 | 1,82-9,55 |
Yazarlar ayrıca eksik verileri istatistiksel yöntemle tamamlayıp (imputation) analizi 54.045 kişiyle tekrarlamış. Aynı ilişkiler yine çıkmış ve bunlara bir de psikotik bozukluklar eklenmiş: odds oranı 2,63, aralık 1,34-5,18. Özetin genel sonuç cümlesi şu: bu kohortta DEHB'li gençler ileride ruhsal ve nörolojik hastalık yükünde artış yaşamış, bedensel hastalıklarda ise görünüşe göre değil.
Odds oranı ve güven aralığı ne demek
Odds oranı, bir olayın DEHB'li grupta görülme odds'unun (olma ihtimalinin olmama ihtimaline oranı) karşılaştırma grubuna göre kaç kat olduğunu söyler. 1 olması "fark yok" demek. Duygudurum bozuklukları için 2,45, DEHB'li grupta bu tanının odds'unun yaklaşık iki buçuk kat yüksek olduğu anlamına geliyor. Olay çok yaygın değilse, "yaklaşık kaç kat daha sık" diye okumak çok yanlış olmaz. Ama gerçekte kaç kişide görüldüğünü bu sayı tek başına vermiyor ve özet de bu mutlak oranları yazmıyor.
Güven aralığı tahminin ne kadar kesin olduğunu gösterir. Burada yüzde 99,7'lik aralık kullanılmış, yani her zamanki yüzde 95'lik aralıktan daha temkinli. Sebebi çoklu test düzeltmesi: aynı anda çok sayıda ilişkiye bakınca, şans eseri "anlamlı" çıkan bir sonuç bulma ihtimali artıyor ve aralık bunu dengelemek için genişletiliyor. Aralık 1'i içermiyorsa ilişki anlamlı sayılıyor.
Tabloya bu gözle bakınca iki şey dikkat çekiyor. Zehirlenmede aralığın alt ucu 1,02, yani neredeyse 1'e değiyor, bu sonuç eşiğin hemen üstünde. Epilepside tahmin 4,55 ile en büyük sayı, ama aralık 1,82 ile 9,55 arasında. Gerçek değerin iki katın biraz altından on katına yakın bir yere kadar uzanabileceğini söylüyor. Bu genişlik büyük olasılıkla DEHB grubunun küçük olmasıyla ilgili: grup 228 kişi ve epilepsi nadir bir tanı, olay sayısı azaldıkça belirsizlik büyür. Ben bu sonucu tek başına yorumlamazdım.
Bedensel hastalıklar için ne söyleniyor
Özet, DEHB'li gençlerin gelecekteki yükünün "görünüşe göre" bedensel hastalıkları kapsamadığını söylüyor. Bu cümleyi yakından okumak lazım. Bakılan 17 sonucun hepsinde tahmin "yüksek" yönündeydi. Sıkı düzeltmeden sonra ayakta kalan beşin ikisi doğrudan ruhsal (nevrotik ve duygudurum bozuklukları), biri madde kullanımı, biri nörolojik (epilepsi), biri de zehirlenme. Zehirlenme listede ne ruhsal ne de klasik anlamda bedensel bir hastalık, bir yaralanma türü. Özet bunun arkasındaki nedeni açmıyor.
Elenen on iki sonucun hangileri olduğunu da özet söylemiyor. Burada ince bir ayrım var: "bedensel hastalık riski artmıyor" demek ile "bu örneklemde, bu sıkı eleme altında kanıt çıkmadı" demek aynı şey değil. 228 kişilik bir grupla az görülen bir hastalıkta fark yakalamak zaten zor. Bir sonucun elenmesi gerçek bir farkın olmadığını göstermeyebilir, gücün yetmemesinden de kaynaklanabilir. Yazarların ifadesindeki "görünüşe göre" kelimesi de bu temkini taşıyor.
Bu bulgu benim için ne ifade ediyor
Önce kendi durumumu söyleyeyim: tanıyı 23 yaşında aldım, bu çalışma ise on sekizden önce hastane kaydına girmiş tanıları sayıyor. Çalışmanın tanımına göre ben DEHB grubunda olmazdım. Yine de sonuçları okurken bu sınırı akılda tutmak gerekiyor, çünkü çalışmanın "DEHB'li" dediği grup, hastane kaydı olan çocuk ve gençlerle sınırlı.
Bulgunun en çok dikkat çeken tarafı ruh hali ve kaygı. DEHB ile depresyonun ve kaygının birlikteliğini DEHB ve depresyon ile DEHB ve anksiyete yazılarında ayrıca ele aldım. Madde kullanımı için de DEHB'de alkol neden riskli yazısı var. Bu çalışma o konuları yeni bir ülkenin verisiyle destekleyen bir kanıt olarak okunabilir.
Pratik tarafı şu: DEHB'li bir çocuk ya da genç kontrole gittiğinde konuşulan şey yalnızca dikkat, ders ve davranış olmasın. Ruh hali, kaygı, uyku ve madde kullanımı da sorulsun. Bence bu sayılar bir korku listesi olarak değil, "nereye de bakılmalı" listesi olarak işe yarıyor. Tedavi planlarında ruhsal eşlikçilere erken bakmak, bulgunun doğrudan çıkardığı bir sonuç değil ama makul bir çıkarım. Hangi tedavinin ne yaptığı ise DEHB'de ilaç mı terapi mi yazısındaki tartışmanın konusu, bu çalışmanın değil.
Çalışma neyi söylemiyor
Birkaç somut sınır var.
Bu bir gözlem çalışması, yani nedensellik kanıtlamıyor. DEHB'nin kendisinin mi, DEHB'ye eşlik eden yaşam koşullarının mı (okuldaki zorluklar, aile içi stres), yoksa her ikisini birden etkileyen ortak etmenlerin mi bu farkları yarattığını özet söylemiyor. Yazarlar özette "etkisi varsa" (if any) diyerek soruyu açık bırakıyor. Burada küçük bir yorum da ekleyeyim: okul başarısı hem DEHB'den etkilenen hem de sonraki sağlığı etkileyebilecek bir şey olduğu için, onu hesaba katmak bulguları küçültmüş olabilir. Bu benim düşüncem, özetteki bir iddia değil.
Tedavi hakkında özette bir şey yok. İlaç alanlarla almayanlar karşılaştırılmamış gibi görünüyor, dolayısıyla bu çalışmadan ilacın bu riskleri artırdığı ya da azalttığı sonucu çıkmaz.
Örneklem tek ülke ve tek doğum yılı. 1987'de doğan Finlandiyalıların tanı ve kayıt pratiği, bugün doğan Türkiyeli bir çocuğunkiyle aynı olmayabilir. Ayrıca DEHB grubu 228 kişi; küçük grupla bakılan sonuçlar daha oynak oluyor.
Son olarak ortalama bireyi anlatmaz. Duygudurum bozukluğunda 2,45 çıkması, DEHB'li çocukların çoğunun ileride duygudurum bozukluğu geliştireceği anlamına gelmiyor. Özet mutlak oranları vermediği için kaç kişide görüldüğünü bilmiyoruz. Yalnızca DEHB'li grubun bu tanıları karşılaştırma grubundan daha sık aldığını biliyoruz.
Bana kalan
Bu çalışmayı DEHB'yi sağlık riski olarak değil, ruh sağlığı takibi gerektiren bir tanı olarak okuyorum. Bedensel hastalık tarafındaki "artış görünmüyor" sonucu hoşuma gitti ama onu bir güvence olarak değil, bu örneklemin bir gözlemi olarak tutarım. 228 kişilik bir grup, o cümleyi taşımak için küçük.
Beni asıl ilgilendiren, listenin kısalığı. Sıkı düzeltmeden sonra kalanlar zaten DEHB'li birinin hayatında en çok konuşulması gereken başlıklar: ruh hali, kaygı, madde kullanımı. Bunlar için tedavi ve destek aramanın zamanı, ben olsam, belirtilerin ağırlaşmasını beklemek değil. Gençlikte tanı alan biriyle ya da böyle bir çocukla ilgileniyorsan, kontrol görüşmelerinde bu başlıkları sen açmaktan çekinme.
Sık sorulanlar
- Çocuklukta DEHB tanısı almak ileride bedensel hastalık riskini artırıyor mu?
- Bu çalışmada, sıkı düzeltmeden sonra bedensel hastalıklarda bir artış görünmedi. Yazarlar özette ruhsal ve nörolojik tanılarda artış, bedensel hastalıklarda ise 'görünüşe göre' artış olmadığını yazıyor. Bu, her bedensel hastalık için risk yok demek değil, bu örneklemde ve bu yöntemle kanıt çıkmadı demek.
- Odds oranı 2,45 ne demek?
- DEHB'li grupta bir olayın odds'unun (olma ihtimalinin olmama ihtimaline oranının) karşılaştırma grubundakinin yaklaşık 2,45 katı olduğunu söyler. Olay çok yaygın değilse pratikte 'yaklaşık iki buçuk kat daha sık' diye okunabilir. Gerçekte kaç kişide görüldüğünü tek başına göstermez.
- DEHB'li olmak depresyon ya da madde kullanım bozukluğu geçireceğim demek mi?
- Hayır. Çalışma grup ortalamalarını karşılaştırıyor ve risk artışı gösteriyor, bireysel bir sonuç söylemiyor. DEHB'li olup bu tanıların hiçbirini yaşamayan çok sayıda insan var; özet ise bunun kaçta kaçı olduğunu vermiyor.
- Bu çalışma yetişkinlikte tanı alanları da kapsıyor mu?
- Hayır. DEHB tanısı on sekiz yaşına kadar hastane kayıtlarından alınmış. Daha sonra tanı alanlar bu çalışmanın DEHB grubuna girmiyor.
Yeni yazılardan haberdar ol
Yeni yazı yayınladığımda haber vereyim. Reklam yok, başka bir şey yok.