İçeriğe geç
Yöntemler

Çocuklarda DEHB belirtileri nelerdir

Hangi davranış yaşa uygun, hangisi değerlendirilmeyi hak ediyor? Sunum türleri, kız çocuklarında neden gözden kaçtığı ve Türkiye'de nereye başvurulacağı.

5 dakika okumaOrta

Read this article in EnglishDiesen Artikel auf Deutsch lesenLire cet article en français

Bu yazıda 9 bölüm var

Ben o çocuktum. Sınıfı dağıtan değil, camdan dışarı bakan. Notlarım kötü değildi, ödevimi hep yapıyordum; sadece son gece yapıyordum. Kimseyi rahatsız etmediğim için kimse bir şey sormadı ve tanıyı yirmi üç yaşımda aldım.

Bu yüzden bu yazıyı yazarken aklımda bir çocuk var ve o çocuk gürültülü değil.

Hemen söyleyeyim: burada bir tanı aracı yok, olamaz da. Amacım, bir uzmana danışmanın ne zaman anlamlı hale geldiğini göstermek. Her çocuk hareketli, her çocuk bazen dinlemiyor, her çocuk bir şeyler unutuyor. Ayrımın nerede olduğu ise sanıldığı kadar belirsiz değil.

Belirtiler hangi üç alanda toplanıyor

Tanı ölçütleri belirtileri üç başlıkta topluyor (American Psychiatric Association, 2013).

Dikkatsizlik

  • Ayrıntıları gözden kaçırmak, dikkatsizce hata yapmak
  • Oyun ya da ödev sırasında dikkati sürdürememek
  • Doğrudan konuşulduğunda dinlemiyor gibi görünmek
  • Yönergeleri sonuna kadar takip edememek, işleri yarım bırakmak
  • Düzenlemekte zorlanmak
  • Sürekli zihinsel çaba gerektiren işten kaçınmak
  • Sık sık eşya kaybetmek
  • Dış uyaranlarla kolayca dağılmak
  • Günlük işleri unutmak

Hiperaktivite

  • Yerinde duramamak, eller ve ayaklar sürekli kıpırdamak
  • Oturması beklenen yerde ayağa kalkmak
  • Uygunsuz durumlarda koşmak, tırmanmak
  • Sessizce oynamakta zorlanmak
  • Sürekli hareket halinde olmak
  • Aşırı konuşmak

Dürtüsellik

  • Soru bitmeden cevap vermek
  • Sırasını beklemekte zorlanmak
  • Başkalarının sözünü kesmek, oyunlarına araya girerek dahil olmak

Asıl belirleyici olan ne

Yukarıdaki maddelerin hepsi her çocukta bir miktar var. Değerlendirmede aranan şey listeyi işaretlemek değil, örüntüyü görmek.

Yaşa göre beklenenin üzerinde olması. Beş yaşındaki bir çocuğun on dakika oturamaması beklenen bir şey. On iki yaşındaki için aynı davranış farklı bir anlama geliyor. Ölçü mutlak bir eşik olmuyor; yaşıtlarıyla karşılaştırma oluyor.

En az iki ortamda görülmesi. Yalnızca evde ya da yalnızca okulda görülen bir tablo başka bir açıklama gerektiriyor; ortamla ilgili bir şeyi işaret ediyor olabilir. Sözlükte iki ortam kuralı diye geçiyor.

İşlevi gerçekten etkilemesi. Akademik, sosyal ya da aile hayatında görünür bir zorluk yaratıyor olması gerekiyor. Hareketli ama mutlu, arkadaşları olan, dersini yetiştiren bir çocuk için tanı aranmıyor.

Erken başlamış olması. Belirtilerin çocukluk döneminde ortaya çıkmış olması aranıyor; bir sabah başlayan bir tablo değil.

Süreklilik. Birkaç haftalık bir dönem yetmiyor; aylara yayılan bir örüntü aranıyor.

Bir çocuk zor bir dönemden de geçiyor olabilir. Taşınma, kayıp, ayrılık, okul değişikliği ya da evdeki gerginlik benzer belirtiler üretebiliyor. Bu ayrımı yapmak uzmanın işi ve acele edilmemesi gereken kısım burası.

Üç sunum türü

Ölçütler üç sunum tanımlıyor. Ölçütlerde bunlara sunum türleri deniyor.

Dikkatsizlik ağırlıklı. Sessiz, dalgın, geride kalan çocuk. Ödevini yapıp evde unutan, çantası her sabah eksik olan. Kimseyi rahatsız etmiyor ve tam bu yüzden görülmüyor. Bu tablonun ayrıntısını dikkatsiz tip DEHB yazısında anlattım.

Hiperaktivite ve dürtüsellik ağırlıklı. Hareketli, konuşkan, sınıfta göze batan çocuk. En erken fark edilen ve en erken yönlendirilen tablo.

Birleşik. İkisi birlikte. Klinik başvurularda sık görülen tablo bu.

Sunum sabit bir kategori olarak düşünülmüyor; yıllar içinde kayabiliyor. Çocuklukta birleşik görünen biri ergenlikte ağırlıklı dikkatsiz görünebiliyor, çünkü dışa dönük hareketlilik yaşla azalma eğiliminde.

Kız çocuklarında neden gözden kaçıyor

Quinn ve Madhoo'nun (2014) derlemesi, kızlarda dikkatsizlik ağırlıklı tablonun daha sık görüldüğünü ve bunun tanıyı geciktirdiğini ortaya koyuyor.

Mekanizma bence çok basit ve çok acı: camdan dışarı bakan bir çocuk sınıfın düzenini bozmuyor. Öğretmen rahatsız olmayınca yönlendirme gelmiyor. Üstüne kız çocuklarından beklenen uyumluluk ekleniyor ve çocuk daha ilkokulda saklamayı öğreniyor. Öğrendiği şeyin adı var: maskeleme.

Sonuç, benim de içinde olduğum kalabalık bir grup: yetişkinlikte tanı alan kadınlar. Karnelerde hep aynı cümleler yazıyor. “Dalgın.” “Potansiyelini kullanmıyor.” “Daha çok çalışsa yapar.”

O cümleleri yıllar sonra okumak tuhaf bir duygu. Kimse kötü niyetli değildi; kimse doğru soruyu sormadı.

Yaygınlık ve “abartılıyor mu” sorusu

Dünya çapındaki çalışmaları birleştiren bir meta analiz, çocuk ve ergenlerde DEHB yaygınlığını yaklaşık yüzde 5 civarında bildiriyor ve ülkeler arasındaki farkların büyük ölçüde yöntem farklarından kaynaklandığını gösteriyor (Polanczyk ve ark., 2007).

Bu sayıyı bilmek bir işe yarıyor: otuz kişilik bir sınıfta ortalama bir ya da iki çocuk demek. Yani ne “her çocukta var” ne de “çok nadir”.

Türkiye'de nereye başvurulur

Değerlendirme çocuk ve ergen ruh sağlığı uzmanının işi. Yol genelde şöyle işliyor:

  • Çocuk ve ergen psikiyatrisi polikliniği. Tanı ve tedavi kararı burada veriliyor. Devlet hastanesi, üniversite hastanesi ya da özel muayenehane fark etmiyor; belirleyici olan hekimin uzmanlık alanı.
  • Okul rehberlik servisi. Gözlem ve yönlendirme için ilk temas noktası olabiliyor. Rehber öğretmenin sınıf içi gözlemi, hekime giderken elindeki en değerli bilgilerden biri.
  • Rehberlik ve Araştırma Merkezi. Eğitsel değerlendirme ve destek eğitim yönlendirmesi için. Sözlükte rehberlik araştırma merkezi başlığı var.

NICE kılavuzu (2018) değerlendirmenin birden fazla kaynaktan bilgi toplamayı gerektirdiğini vurguluyor: aile, okul ve mümkünse çocuğun kendisi. Tek bir görüşmede, tek bir anlatıya dayanarak konan tanı eksik bir tanı.

Değerlendirmeye giderken hazırlanacaklar

Uzmana giderken yanında götürmen işe yarayacak şeyler:

  • Öğretmen gözlemleri, karne yorumları, varsa eski yılların karneleri
  • Hangi davranışın ne sıklıkta olduğuna dair birkaç haftalık kısa not; “sık sık” yerine “bu hafta üç kez”
  • Ailede benzer bir tablo olup olmadığı bilgisi
  • Uyku düzeni, beslenme ve ekran alışkanlıklarına dair gözlemler
  • Çocuğun iyi gittiği alanlar. Bunu yazmayı çoğu kişi unutuyor, oysa tablo yalnızca eksiklerle tarif edilmiyor.

Bu hazırlık değerlendirmenin kalitesini doğrudan yükseltiyor. Hekimin elindeki en zayıf veri, görüşme anında hatırlanan şeyler.

Sık yapılan iki hata

Birincisi beklemek. “Büyüyünce geçer” cümlesi çok yaygın ve bazen doğru da çıkıyor; ama yanlış çıktığında kaybedilen şey yalnızca zaman olmuyor. Çocuk o yıllarda kendisi hakkında bir hikaye kuruyor ve o hikaye “ben beceremiyorum” oluyor.

İkincisi acele etmek. Bir haftalık gözlemle tanı aramak da, tek bir davranışı bütün bir tabloya yormak da işe yaramıyor.

Aynı tablonun yetişkinlikte nasıl göründüğünü yetişkinlerde DEHB belirtileri yazısında yazdım; görünüm çocukluktakinden belirgin biçimde ayrışıyor.

Bir not

Çocukluğumdaki halimi düşününce en çok istediğim şey bir tanı değil aslında. Birinin durup “sen tembel değilsin, sana bir şey zor geliyor, bakalım neymiş” demesiydi.

Şüphe duyuyorsan beklemek yerine danışmak, o cümleyi bir çocuğa daha erken söylemek anlamına geliyor. Sen kendin DEHB'liysen ve bu süreci ebeveyn olarak yaşıyorsan, DEHB'li bir ebeveyn olmak yazısı da işine yarayabilir.

Sık sorulanlar

Çocuklarda DEHB belirtileri hangi alanlarda görülür?
Üç alanda: dikkatsizlik, hiperaktivite ve dürtüsellik. Bir çocukta üçü birden olmak zorunda değil; sunum türleri bu alanların ağırlığına göre ayrılıyor.
Hareketli bir çocuk DEHB'li midir?
Belirleyici olan davranışın varlığı değil. Yaşa göre beklenenin belirgin biçimde üzerinde olması, en az iki ortamda görülmesi, aylara yayılması ve hayatı gerçekten etkilemesi aranıyor.
Çocuğum için nereye başvurmalıyım?
Değerlendirme çocuk ve ergen psikiyatrisi uzmanının işi. Okul tarafındaki eğitsel değerlendirme ise Rehberlik ve Araştırma Merkezi üzerinden ayrı yürüyor.
Kız çocuklarında tanı neden gecikiyor?
Kız çocuklarında dikkatsizlik ağırlıklı tablo daha sık görülüyor ve daha az göze battığı için şikayet konusu olmuyor. Tanı sıklıkla ergenliğe ya da yetişkinliğe kalıyor.

Bu yazı nasıl hazırlandı

Cansu DEHB ile yaşayan bir yetişkin; hekim ya da sağlık uzmanı değil. Bu bir deneyim yazısı olmaktan çok bir derleme: bilgiler yayımlanmış çalışmalara ve resmî kaynaklara dayanıyor, kaynaklar yazının altında listeleniyor.

Yazı bir uzman tarafından gözden geçirilmedi. Tanı, ilaç ve tedavi kararları hekiminle verilecek şeyler; hak, rapor ve başvuru süreçlerinin ayrıntıları ise zamanla değişebildiği için ilgili kurumdan teyit edilmeli. Daha fazlası.

Kaynaklar4
  1. American Psychiatric Association (2013). Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders (5th ed.).↩
  2. National Institute for Health and Care Excellence (2018, güncelleme 2019). Attention deficit hyperactivity disorder: diagnosis and management (NG87).↩
  3. Polanczyk, G., de Lima, M. S., Horta, B. L., Biederman, J., & Rohde, L. A. (2007). The worldwide prevalence of ADHD. American Journal of Psychiatry, 164(6), 942-948.↩
  4. Quinn, P. O., & Madhoo, M. (2014). A review of attention-deficit/hyperactivity disorder in women and girls. Primary Care Companion for CNS Disorders, 16(3).↩

Bu yazı 16 Eylül 2026 tarihinde güncellendi.

Yeni yazılardan haberdar ol

Yeni yazı yayınladığımda haber vereyim. Reklam yok, başka bir şey yok.