Psikoz öyküsü ve DEHB ilacı: İsveç kayıt çalışması
İsveç'te 3.770 yetişkinde, psikoz öyküsü olanlarda uyarıcı ilaç ya da atomoksetin başlandıktan sonra psikotik olaylar artmadı (oran 0,95).
Bu yazıda 7 bölüm var
DEHB ilacı ile psikoz arasındaki ilişki, endişenin en çok konuşulduğu yerlerden biri. Soru basit: geçmişinde bir psikoz dönemi olan biri uyarıcı bir ilaca başlarsa, psikoz geri gelir mi? İsveç'ten gelen yeni bir çalışma, bu soruya doğrudan bir veriyle bakıyor.
Elimde yalnızca çalışmanın özeti var. Aşağıda yazanların hepsi o özete dayanıyor, tam metinde ne olduğunu bilmiyorum.
Çalışma kimden, nereden geliyor
Çalışmayı Patrick Bach, Johan Franck, Jonas Hällgren, Härje Widing, Mika Gissler ve Jeanette Westman yürütmüş. Translational Psychiatry dergisinde, 2026 yılının mart ayında yayımlandı (cilt 16, sayı 1). Türü, özetin kendi ifadesiyle bir kohort çalışması: İsveç'in nüfus tabanlı kayıtlarından yararlanıyor ve bu kayıtlar ülkedeki bütün sakinlerin verisini içeriyor.
Katılımcılar 18-64 yaş arası yetişkinler. Ortak özellikleri iki şey: geçmişlerinde psikoz var ve 2008 ile 2021 arasında bir uyarıcı ilaca (psikostimülan) ya da atomoksetine başlamışlar. Bu ölçütlere uyan 3.770 kişi bulunmuş.
Bu yazı, Translational Psychiatry dergisinde açık erişimle yayımlanan makalenin Türkçe özetidir. Makale Creative Commons Atıf 4.0 (CC BY 4.0) lisansıyla yayımlandı. Bulgular makalenin yazarlarına aittir, buradaki anlatım ve değerlendirme bana aittir.
Soru neydi
Özetin ilk cümlesi kaygıyı doğrudan adlandırıyor: uyarıcı ilaçların psikoz riskini artırabileceğine dair endişeler var, özellikle zaten psikoz öyküsü olanlarda. Çalışma da şunu soruyor: psikoz öyküsü olan bir yetişkinde ilaç başlandıktan sonra psikotik olay riski artıyor mu?
Burada bir ayrıntıyı baştan söylemem lazım. Özet, katılımcıların hangi tanı için ilaç aldığını belirtmiyor. Yani hepsinin DEHB'li olduğunu söyleyemiyorum. İlaç gruplarının arasında modafinil de sayılıyor. Çalışma, ilaç başlatan ve psikoz öyküsü olan yetişkinlere bakıyor, özellikle DEHB'lilere değil. Bu yüzden bulguyu DEHB'lilere uygularken bu farkı akılda tutmak gerekiyor.
Nasıl yapıldı: aynı kişi, iki dönem
Çalışmanın tasarımı bence en ilginç yanı. Yazarlar, ilaç alanları almayanlarla karşılaştırmak yerine her kişiyi kendisiyle karşılaştırmış. Özetteki adıyla “within-individual” (kişi içi) bir tasarım: ilaç başlamadan önceki 6 ay ile başladıktan sonraki 6 ay boyunca psikotik olayların hızı karşılaştırılmış.
Bu neden mantıklı? Çünkü kişinin değişmeyen özellikleri (genetiği, uzun süreli yapısı, yaşam öyküsü) iki dönemde de aynı kalıyor. Bir insanı kendisiyle kıyasladığında “ilaç alanlar zaten farklı insanlar” itirazı büyük ölçüde ortadan kalkıyor. Bu, kayıt çalışmalarında sık kullanılan bir yaklaşım.
Sonuç ölçüsü olarak oran (rate ratio, RR) kullanılmış. Oran, iki dönemdeki olay hızını bölüyor. 1 değeri “fark yok”, 1'in üstü “başladıktan sonra daha sık”, altı “daha seyrek” demek. Yanında verilen güven aralığı (CI), gerçek değerin büyük olasılıkla hangi sınırlar arasında olduğunu gösteriyor. Aralık 1'i içeriyorsa, ölçülen farkın şansa bağlı olması ihtimali dışlanamıyor.
Ne buldular
İlaç başlandıktan sonraki altı ayda psikotik olayların oranı, başlamadan önceki altı aya göre 0,95 çıkmış, güven aralığı 0,84 ile 1,08. Yani nokta tahmini hafifçe 1'in altında, ama aralık 1'i kapsıyor. Doğru okuma şu: ilaç başlandıktan sonra psikotik olaylarda ölçülebilir bir artış görülmemiş.
Güven aralığının üst sınırı 1,08. Bunun anlamı, yaklaşık yüzde 8'e kadar küçük bir artış ihtimalini bu veriyle tümüyle dışlayamayız. Öte yandan aralığın içinde 1,5 ya da 2 gibi, iki katına varan bir artışa yer yok. Yani veri, büyük bir artışı pek olası bırakmıyor. Küçük bir artışı ise ne doğruluyor ne de kesin olarak yok sayıyor.
Yazarlar sonucun sağlamlığını başka yollarla da sınamış. Cinsiyete ve yaş gruplarına göre ayrı ayrı bakmışlar. İlaçları sınıflarına göre ayırmışlar: (deks)metilfenidat, (lis)deksamfetamin, atomoksetin ve (ar)modafinil için ayrı hesap yapılmış. Sekiz haftalık aralıklarla da bakmışlar. Bir de yalnızca madde kullanımına bağlı psikotik olayları alternatif bir sonuç ölçüsü diye ayrıca incelemişler. Özete göre bütün bu analizler tutarlı sonuç vermiş.
Yazarların sonuç cümlesi açık: endişelerin aksine, uyarıcı ya da atomoksetin tedavisi, psikoz öyküsü olan yetişkinlerde psikotik olay riskinde bir artışla ilişkili bulunmamış. Bulguların, bu grupta uyarıcı ilaç yazmayı düşünen hekimlere ışık tutabileceğini de söylüyorlar.
Bu bulgu benim için ne ifade eder
Eğer geçmişinde bir psikoz dönemi varsa ve DEHB için ilaç düşünüyorsan, bu çalışma korkuyu besleyen bir artışın bu verilerde görülmediğini söylüyor. Altı aylık bir pencerede, 3.770 kişide, ilaçtan sonra psikotik olaylar artmamış. Bence bu, “kesinlikle olmaz” diyen bir cümleyi sorgulatan bir veri.
Atomoksetin uyarıcı olmayan bir DEHB ilacı, modafinil ise uyanıklık hali için kullanılan bir ilaç. Çalışma bunları da aynı çatı altında topluyor, sonuçları ilaç grubuna göre ayrı baktığında da benzer bulmuş. Hangi ilacın kaç kişide kullanıldığını ve her grubun güven aralığını özet vermiyor.
Ama bu, “sana güvenli” demek değil. Çalışma ortalamaları anlatıyor. Bireysel durum, psikozun ne zaman ve nasıl yaşandığı, şu anda başka bir ilaç kullanılıp kullanılmadığı gibi şeyler tedavi eden hekimin bildiği bilgiler, özetin bildiği bilgiler değil. İlaç kararını onunla birlikte ver.
Eğer ilaç kullanan ve psikoz öyküsü olmayan biriysen, bu çalışma doğrudan senin hakkında bir şey söylemiyor. Aynı konuya, DEHB'in psikotik bozukluklarla ilişkisine geniş çerçeveden bakan bir görüş makalesini ayrı bir yazıda özetledim. Orada yazarlar, metilfenidatın tedavi amaçlı kullanımının psikotik bozukluk riskini artırmadığını, amfetamin için belirsizliğin sürdüğünü söylüyor. Bu çalışmada (lis)deksamfetamin grubu için de ayrı bakılmış ve sonuç tutarlı çıkmış. İkisi birbirinden bağımsız iki makale, ama aynı yönü gösteriyorlar. Ben bunu bir sonuç değil, bir uyum olarak okuyorum.
Neyi söylemiyor
İlk sınır: bu bir deney değil. İlaç rastgele atanmadı, kayıtlara bakıldı. Kişi içi tasarım sabit özellikleri dengeliyor ama zamanla değişen şeyleri dengelemiyor. Örneğin birine ilaç başlanması, o sırada hastalığın sakin bir döneminde olmasıyla ilgili olabilir. Bu, bu tür tasarımların genel bir sınırı, özetten yazarların bunu nasıl tartıştığını bilemiyorum.
İkinci sınır: zaman. Karşılaştırma ilaçtan önceki ve sonraki altışar ay. Daha uzun vadeyi bu özetten bilemem.
Üçüncü sınır: kapsam. Çalışma psikoz öyküsü olanlara bakıyor. Öyküsü olmayanlarda ilk psikozun ilaçla ilişkisini ölçmüyor. Ayrıca özet doz, kullanım süresi, bırakma ya da eşlik eden ilaçlar hakkında bir şey söylemiyor. İlacın ne kadar işe yaradığı da bu çalışmanın sorusu değil.
Dördüncüsü: ilacın hangi tanı için verildiğini özet yazmıyor, bunu yukarıda söyledim.
Daha geniş bir okuma için DEHB ilacı yan etkileri yazısına ve DEHB mi bipolar mı yazısına bakabilirsin, çünkü psikoz soruları çoğu zaman duygudurum sorularıyla iç içe geliyor.
Bana kalan
Bu çalışmayı iyi bir haber olarak okuyorum, ama kendime bir kural koyarak: tek bir kayıt çalışması bir karar değildir. İyi haber şu: geçmişinde psikoz olan bir insana “ilaç yok” demek için elimizde bu çalışma bir gerekçe sunmuyor. Hekimlerin ihtiyatla davranması doğal, ama ihtiyatın yerini kesin yasak almamalı.
Bilinmeyenler de duruyor: uzun vade, doz, eşlik eden ilaçlar, DEHB'li alt grup. Bunlar sorulmadan kalan sorular. Bir hekimle bu konuyu konuşacaksan, bence en iyi yaklaşım bu çalışmayı götürüp “böyle bir veri var, bizim durumumuzda ne düşünüyorsun” diye sormak. Cevabı özet değil, hekim verecek.
Sık sorulanlar
- Psikoz öyküsü olan biri DEHB ilacı kullanabilir mi?
- Bu çalışma, geçmişinde psikoz olan yetişkinlerde uyarıcı ilaç ya da atomoksetin başladıktan sonra psikotik olayların artmadığını bildiriyor. Yine de bu bir ilaç kararı yerine geçmez, kişiye özgü değerlendirmeyi tedavi eden hekim yapar.
- Oran 0,95 ne demek?
- Oran (rate ratio) iki dönemin olay hızını karşılaştırır. 1, fark olmadığı anlamına gelir. 0,95, başladıktan sonraki dönemde hızın biraz düşük göründüğünü, ama güven aralığı (0,84-1,08) 1'i içerdiği için bunun anlamlı bir fark sayılmayacağını gösterir.
- Bu çalışmadaki herkes DEHB'li miydi?
- Özet bunu belirtmiyor. Katılımcılar uyarıcı ilaç ya da atomoksetin başlatan ve geçmişinde psikoz olan yetişkinler. İlacın hangi tanı için verildiği özette yazmıyor, bu yüzden sonuçları doğrudan DEHB'lilere uyarlamamak gerekir.
- Uzun vadede ne olduğu biliniyor mu?
- Özet yalnızca ilaç başlandıktan sonraki altı aylık dönemi (ve duyarlılık analizinde sekiz haftalık aralıkları) karşılaştırıyor. Daha uzun süreli etki özetten çıkarılamaz.
Yeni yazılardan haberdar ol
Yeni yazı yayınladığımda haber vereyim. Reklam yok, başka bir şey yok.