Keyif paketi nasıl kurulur: kurallar ve tuzaklar
İş ve keyif seçmek, kilidi dışarıya taşımak, bitişi belirlemek. Keyif paketini adım adım kurmak ve birkaç günde sönmesine yol açan tuzaklar.
Bu yazıda 10 bölüm var
Keyif paketlemeyi ilk duyduğumda "bunu zaten yapıyorum" diye düşündüm. İş yaparken bir şey dinlemek bana yabancı değildi. Sonra fark ettim ki bu, yöntemin yarısı. Keyif var, kilit yok. Bir podcast'e her yerde, her an ulaşabiliyorsam, onun beni bulaşığın yanına çekmesi için bir sebep kalmıyor.
Yöntemin ne olduğunu, araştırmanın ne bulduğunu ve DEHB ile bağlantısını keyif paketleme yazısında anlattım. Bu yazı işin uygulama tarafı: paketi nasıl kuracağın ve hangi noktalarda bozulduğu.
Önce kısa bir hatırlatma
Keyif paketlemenin ortaya çıktığı deneyde üç grup vardı. Sesli kitaplara yalnızca spor salonunda ulaşabilen grup başlangıçta yüzde 51 daha fazla salona gitti. Aynı kitapları kendi cihazına alıp "yalnızca sporda dinle" önerisi alan grupta artış yüzde 29'du ve istatistiksel olarak sınırda kaldı. Etki, bir tatil arasından sonra büyük ölçüde kayboldu (Milkman ve ark., 2014).
Bu üç bulgu aşağıdaki kuralların neredeyse hepsini belirliyor:
- Kilit dışarıda olunca daha iyi çalışıyor.
- Keyif güçlü olmalı.
- Keyif eskiyor ve aralar paketi bozuyor.
Bir not daha: bu deneyler genel nüfusla ve sporla yapıldı. Aşağıdaki adımları başka işlere ve DEHB'ye uyarlarken kendi çıkarımlarımı ekliyorum. Hangisinin araştırmadan, hangisinin benden geldiğini ayrı ayrı belirteceğim.
Adım 1: İşi seç
Her iş pakete uymuyor. Denemeye değer bulduğum işlerin üç ortak özelliği var.
Ödülü uzakta. Spor, temizlik, evrak, e-posta arşivi. Yaptığında iyi hissettireceğini biliyorsun ama o his şu an yok.
Zihni fazla meşgul etmiyor. Ellerin ve gözlerin çalışıyor, dil ve düşünme kanalın boş kalıyor. Ütü, yürüyüş, sebze doğramak, dosya adlandırmak.
Tekrar ediyor. Haftada birkaç kez karşına çıkan bir iş, paketin alışkanlığa dönüşmesi için fırsat veriyor. Yılda bir kez yapılan bir iş için de paket kurulabilir, ama o zaman kilit tek seferlik kalıyor.
Seçerken kendine şunu sor: "Bu işi sevmediğim için mi erteliyorum, yoksa korktuğum için mi?" Keyif paketi sıkıntıya iyi geliyor. Kaygıdan kaçtığın bir işte önce kaygıya bakmak gerekiyor.
Bir de sayıyı sınırla. İlk denemede tek bir iş ve tek bir keyif. Beş paketi aynı anda kurmak, beşinin de ilk hafta dağılmasının en kısa yolu.
Adım 2: Keyfi seç
Burada iki hata sık yapılıyor: keyfi çok zayıf ya da sonu belirsiz seçmek.
Gerçekten istediğin bir şey olmalı. Deneyde katılımcılar kitapları kendileri seçti ve sürükleyici romanlar tercih edildi. "Dinlesem fena olmaz" dediğin bir içerik, bulaşığın yanına seni çekecek kadar güçlü değil. Test basit: bu keyfe şu an ulaşamayacağını bilmek seni biraz rahatsız ediyor mu? Ediyorsa doğru keyif.
Dikkat kanalı işle çakışmamalı. Elle yapılan bir işe kulakla alınan bir keyif, yürüyüşe sesli kitap, ütüye dizi gibi. Okuma ya da yazma gerektiren bir işe sözlü bir içerik eklersen ikisi aynı kaynağı paylaşıyor. Hangi işte hangi sesin araya girdiğini müzik ve odak yazısında ayrıntılı anlattım.
Sonu belli olmalı. Bir podcast bölümü, bir kitabın bir bölümü, bir albüm, bir dizi bölümü. Kısa video akışları ya da otomatik oynayan öneriler pakete girmemeli. Onların sonu yok ve paketin bir ucunu açık bırakıyorlar. Bunun neden bu kadar güçlü çektiğini sonsuz kaydırma yazısında anlattım.
Zararsız olmalı. Tatlı, alkol, alışveriş sitesinde gezinmek ya da para harcatan oyunlar keyif olarak çekici görünebilir. Hepsinin kendi riski var ve iş ne kadar sıkıcıysa o kadar çok tüketilir hale geliyorlar. Keyif, işten bağımsız olarak kendi sorununu üretmemeli.
Adım 3: Kilidi kur
Yöntemin kalbi burası. Keyfe yalnızca o iş sırasında ulaşılabilmeli.
Araştırmanın en net dersi, kilidin insanın kendi iradesine bırakılmadığında daha iyi çalıştığı. Spor salonundaki dolap bir kilitti. "Yalnızca sporda dinleyeceğim" sözü ise bir niyet. Kilitli grupta artış daha büyüktü ve istatistiksel olarak netti, sözle yetinen grupta ise sınırda kaldı (Milkman ve ark., 2014). Daha büyük bir denemede de yöntemi insanlara anlatmanın, yalnızca sesli kitap vermeye kıyasla küçük bir ek katkı yaptığı görüldü (Kirgios ve ark., 2020). Anlamak tek başına yetmiyor. Düzen gerekiyor.
Evde spor salonu dolabı yok ama kilidi dışarıya taşımanın yolları var. Aşağıdakiler benim önerilerim, test edilmiş yöntemler olarak okunmasın:
- Cihaz kilidi. Keyfi eski bir telefona, bir müzik çalara ya da ayrı bir kulaklığa yükle ve o cihazı işin yanında tut. Ütü masasının çekmecesi, spor çantası, mutfak dolabı.
- Mekan kilidi. Keyfe yalnızca belli bir yerde ulaş. Belli bir kafede yapılan evrak işi, o kafenin tatlısıyla birlikte geliyor.
- Uygulama kilidi. Sesli kitap uygulamasını ana ekrandan kaldır, yalnızca iş başlarken arat. Bu tam bir kilit sayılmaz ama araya küçük bir engel koyuyor. Sözlükte sürtünme tasarımı diye geçiyor.
- Sosyal kilit. Bir diziyi yalnızca biriyle birlikte, ikiniz de ev işi yaparken izlemek. Karşındaki kişi kilidin bekçisi oluyor.
Kilidin ne kadar sağlam olması gerektiğini keyfin gücü belirliyor. Keyif ne kadar çekiciyse kilit o kadar dışarıda olmalı.
Adım 4: Bitişi belirle
DEHB'de paketin başlangıcından çok bitişi zor olabiliyor. İş bitiyor, keyif sürüyor ve bir saat sonra hala mutfaktasın.
Paketin bitişini önceden iki yoldan birine bağla:
- İş bitince keyif biter. Son tabak yıkanınca bölüm yarıda kalsa da kapanıyor. Yarıda kalması iyi bir şey, çünkü bir sonraki seferin çekimi hazır.
- Keyif bitince iş biter. Bir podcast bölümü kadar temizlik. Bitmeyen işlerde bence bu daha iyi çalışıyor, çünkü işe yapay bir son çizgi ekliyor.
Hangisini seçtiğin, işin doğasına göre değişiyor. Önemli olan, bitişin işe başlamadan kararlaştırılmış olması.
Adım 5: İki hafta kayıt tut
Yöntemin işe yarayıp yaramadığını hissinle ölçme. Bir deftere ya da telefonuna her gün tek satır yaz: iş yapıldı mı, kaç dakika sürdü, keyif paketin içinde kaldı mı?
İki hafta sonra üç sorunun cevabı elinde oluyor. İşi daha sık yapıyor musun? Keyif sınırında kalıyor mu? Keyfin çekimi azaldı mı?
Baştan sona bir örnek
Adımları bir araya getirince nasıl göründüğünü tek bir örnekle göstereyim. Seçtiğim iş ütü, çünkü sepette birikmeye çok yatkın bir iş.
- İş: Haftanın ütüsü. Ödülü uzakta, elle yapılıyor, dil kanalı boş.
- Keyif: Merakla beklediğin bir dizinin yeni sezonu. Ütü masası televizyonun ya da tabletin görebileceği yere kuruluyor, çünkü göz arada bir ekrana kayabilir ama eller işte kalır.
- Kilit: O sezon başka hiçbir zaman açılmıyor. Kuralı sağlamlaştırmak için diziyi biriyle ortak takip ediyorsan, onunla da bu anlaşmayı yap.
- Bitiş: Sepet boşalınca bölüm yarıda kalsa da kapanıyor.
- Kayıt: Takvime tek kelime: "ütü".
Bu paketin zayıf noktası da belli: sezon bittiğinde çöküyor. O yüzden sıradaki diziyi şimdiden listeye yazmak paketin bir parçası.
Tuzaklar
Kilidi esnetmek. "Bugün yorgunum, bir bölüm sadece dinleyeyim." Kilit bir kez delindiğinde keyfin işe bağlı olduğu bilgisi zayıflıyor. Keyfi iş olmadan tüketmek istediğin günler olacak. O günlerde paketi bozmak yerine başka bir keyfe yönel.
Keyfin eskimesi. Tatil arasından sonra etkinin kaybolması, keyfin zamanla çekiciliğini yitirdiğini gösteriyor (Milkman ve ark., 2014). Tanıdık hale gelen uyaranın fark edilmez olmasına sözlükte alışma deniyor. Keyfi bir liste halinde tut ve bir biteni sıradakiyle değiştir. Tek bir diziye bağlı paket, dizi bitince çöküyor.
Aradan sonra geri dönmemek. Tatil, hastalık, yoğun bir hafta. Paket bozuluyor ve DEHB'de "bozuldu, demek ki işe yaramıyor" düşüncesi çok hızlı geliyor. Alışkanlık araştırmalarından bir bulgu burada rahatlatıcı: günlük davranışların otomatikleşme süresi kişiden kişiye 18 ile 254 gün arasında değişti ve ara sıra bir günü kaçırmak süreci belirgin biçimde bozmadı (Lally ve ark., 2010). Bu çalışma keyif paketlemeyi ölçmedi, ama bir aranın her şeyi sıfırlamadığını gösteriyor. Aradan sonra kartı yeniden okuyup ilk günü küçük tutmak yetiyor. Alışkanlığın DEHB'deki genel halini alışkanlık kurmak yazısında anlattım.
Keyfi cezaya çevirmek. "İşi yapmadın, dizi yok" diye kendine kızmak, paketi bir yargılama aracına dönüştürüyor. Suçluluk da başlama eşiğini yükseltiyor. Paketin kuralı yalnızca şu: keyif işin içinde. İş yapılmadığı gün keyif beklemede kalıyor, o kadar.
Keyfin işi yutması. Dikkat tamamen keyfe kayıyorsa, iş yarım ya da özensiz yapılıyorsa keyif fazla güçlü ya da iş fazla zor. Keyfi hafiflet, bir romandan bir podcast'e in. Ya da işi daha otomatik bir işle değiştir.
Her işe paket kurmak. Bütün sıkıcı işleri keyifle paketlemek, günün hiçbir anının sessiz kalmaması demek. Uyarandan hiç ayrılmamak başka bir yorgunluk üretebiliyor. Paketi, en çok ertelediğin birkaç işe sakla.
DEHB için birkaç ayar
Bu kısım tamamen benim çıkarımım.
DEHB'li çocuklarla yapılmış çalışmaları inceleyen bir derleme, ödül ve karşılık düzenlemelerinin performansı artırdığını, bunun DEHB'de biraz daha belirgin olabildiğini ve yoğun pekiştirmenin özellikle etkili göründüğünü bildiriyor (Luman ve ark., 2005). Yetişkinlerde bunu doğrudan gösteren bir çalışma yok, ama bu bana iki şey düşündürüyor.
Birincisi, keyfin hemen başlaması önemli. İşe başladıktan beş dakika sonra açılan bir podcast, başlama anını kurtarmıyor. Kulaklığı takıp keyfi açmak işin ilk hareketi olmalı.
İkincisi, keyif yeterince güçlü değilse DEHB'de hiç çalışmayabilir. "Olsa iyi olur" dediğim hafif bir keyif, beni işin yanına pek çekmiyor. Seçimi cömert yapmak gerekiyor. Tabii yukarıdaki güvenlik sınırları içinde.
Nereden başlamalı
Bu akşam tek bir iş ve tek bir keyif seç. Dört satırlık kartı yaz. Keyfi işin yanına götür ve orada bırak.
Hangi işe hangi keyfin iyi gittiğini görmek istersen ev işi, ders, spor ve evrak için topladığım eşleşmeleri keyif paketleme örnekleri yazısında bulabilirsin.