İçeriğe geç
Yöntemler

Yetişkinken yeniden okumak: DEHB ile eğitime dönmek

Eski okul izleri, yeni bir tanı ve yeniden masaya oturma isteği. Yetişkinlikte DEHB ile eğitime dönerken zorlanılan yerler ve bu kez farklı kurmanın yolları.

6 dakika okumaOrta
Bu yazıda 15 bölüm var

İnsan bazen bir sınıfa yıllar sonra girdiğinde, masaya değil, eski bir hâline oturuyor.

Defteri açıyorsun ve içinden bir ses geliyor: "Yine yarım bırakacaksın." "Yine son geceye kalacak." "Senin potansiyelin var ama..."

Bu cümlelerin bir kısmını kimse sana şimdi söylemiyor. Yıllar önce söylenmişti ve hâlâ oradalar.

Yetişkin hâlimle akademik işlerin içinde olmak bana şunu gösterdi: yetişkinken öğrenmek, çocukken öğrenmekten hem daha kolay hem daha zor. Kolay, çünkü artık neyin ilgimi çektiğini biliyorum. Zor, çünkü eski her başarısızlığın kaydı da benimle geliyor.

Eğitime dönmek isteyenler kim

Yetişkinlikte eğitime dönmenin pek çok hâli var: yarım kalmış bir lisans, yeni bir bölüm, lisansüstü bir program, bir meslek sertifikası, açık öğretim, uzun bir çevrim içi program.

Bu yazıda DEHB'nin bu dönüşe nasıl eşlik ettiğine bakıyorum. Özellikle de tanısını yetişkinlikte almış ya da yeni almış biri için.

Çünkü geç tanı alanlar için eğitime dönüş çoğu zaman iki soruyu birlikte getiriyor: "Bu kez yapabilir miyim?" ve "O zaman neden yapamamıştım?"

Araştırma ne söylüyor: ortalama ve çeşitlilik

Önce zor olan kısmı söyleyeyim.

Çocuklukta DEHB tanısı almış kişileri genç yetişkinliğe kadar izleyen büyük bir boylamsal çalışma, bu kişilerin eğitim ve meslek düzeyinin DEHB'si olmayan akranlarına göre ortalama olarak daha düşük olduğunu buldu. Ama aynı çalışma bir şeyi daha vurguluyor: DEHB'li grubun eğitim sonuçları çok geniş bir aralığa yayılıyordu. Ortalamanın altında kalmak herkesin aynı yerde kaldığı anlamına gelmiyordu. Lisedeki akademik başarı, sonrasında eğitime devam etmeyi yordayan önemli bir etkendi (Kuriyan ve ark., 2013).

Uzun dönemli akademik sonuçlarla ilgili 176 çalışmayı gözden geçiren bir derleme de iki şeyi birlikte gösteriyor. Tedavi edilmeyen DEHB'de hem başarı testlerindeki hem de okul performansındaki sonuçlar DEHB'si olmayanlara göre çoğunlukla daha kötüydü. Tedaviyle birlikte ise sonuçlar iyileşiyordu; bu iyileşme başarı testlerinde okul performansına göre daha sık görülüyordu (Arnold ve ark., 2020).

Bu ikinci ayrım bana çok şey anlattı. Öğrenme kapasitesi ile o kapasiteyi not, teslim ve devamlılık gibi sonuçlara dönüştürebilmek aynı şey değil. DEHB en çok ikincisini zorluyor. Zekâ ile sonuç arasındaki bu mesafeyi DEHB zekâyı etkiler mi yazısında ayrıca konuştum.

Üniversite öğrencilerine odaklanan bir derleme de DEHB'nin akademik zorluklarla tutarlı biçimde ilişkili olduğunu, ama bu yaş grubuna özel müdahale araştırmalarının çok eksik kaldığını bildiriyor (DuPaul ve ark., 2009). Yetişkin öğrenciler için "şunu yap" diyebilecek güçlü bir kanıt tabanı olmadığını baştan söylemek istiyorum.

Geç tanının okul hikâyesine etkisi

Yetişkinlerde DEHB'nin eksik tanılanmasını inceleyen bir derleme, birçok yetişkinin tanısız ve tedavisiz kaldığını, bu kişilerde eğitim ve iş hayatındaki başarının zayıfladığını bildiriyor (Ginsberg ve ark., 2014).

Bu cümle, eğitime dönen pek çok yetişkinin hikâyesinin ilk yarısı. Okul bir yerde kesilmiş, yarım kalmış ya da istenen yerde bitmemiş. O dönemde bunun açıklaması "çalışmadı", "istemedi", "dağınıktı" olmuş.

Geç tanı bu açıklamayı değiştiriyor. Ama eski duyguyu hemen değiştirmiyor. Yeniden sınıfa girdiğinde utanç hâlâ orada olabiliyor. Bu utancın nereden geldiğini ve nasıl hafifleyebileceğini DEHB'de utanç ve öz şefkat yazısında anlattım.

Bu kez farklı olacak mı bilmiyorum. Ama bu kez neyle uğraştığımı biliyorum.

Yetişkin öğrenciyi zorlayan şeyler

Yapı yine dışarıdan gelmiyor

Çocukken okulun bir iskeleti vardı: sabit saatler, zil, öğretmen, aile. Yetişkin eğitiminin önemli bir kısmı esnek, kendi hızında ve çevrim içi. Bu esneklik çalışan biri için bir kolaylık. DEHB'li biri için ise içerideki eksik düzenin yerini tutacak dış iskelenin büyük ölçüde kalkması demek.

Okul yıllarında dışarıdan gelen yapının neden bu kadar önemli olduğunu okulda ve üniversitede DEHB yazısında anlatmıştım. Yetişkin eğitiminde o yapıyı çoğu zaman kendin kurmak zorunda kalıyorsun.

İş, ev ve ders aynı gün

Yetişkin öğrenci nadiren sadece öğrenci. İş, ev, bakım sorumlulukları ve dersler aynı yirmi dört saate sığmaya çalışıyor. Her alanın başlangıç ve geçiş maliyeti var ve DEHB'de bu geçişler ayrıca yoruyor.

Başlangıçtaki heves

Yeni bir program başlarken çok güçlü bir enerji geliyor. Kitaplar alınıyor, yeni bir defter açılıyor, bir çalışma planı yapılıyor. Sonra birkaç hafta içinde bu enerji sönüyor. Sözlükte bunun adı yeniliğin sönmesi. Yarım kalan kurslar ve bırakılan uğraşların birikmesini DEHB'de hobi mezarlığı yazısında konuştum. Eğitime dönüşte bu risk daha pahalı, çünkü hem para hem zaman hem de kendine verilen bir söz söz konusu.

Bu kez başka türlü kurmak için

Burada kendi deneyimimden ve okurlardan sık duyduğum örüntülerden yola çıkıyorum. Aşağıdakileri denemeye değer bir çerçeve olarak düşün.

Programı ilgiyle seçmek

Yetişkin olmanın en büyük avantajı, neyin ilgini çektiğini biliyor olman. DEHB'de ilgi, motivasyonun en güçlü yakıtlarından biri. "Kariyer için mantıklı olan" ile "gerçekten merak ettiğim" arasında büyük bir fark varsa, bu farkı küçümsememek gerekiyor. Merak etmediğin bir programı sürdürmek, merak ettiğin bir programı sürdürmekten çok daha fazla enerji istiyor.

Yapılandırılmış formatı tercih etmek

Mümkünse kendi hızında ilerlenen bir program yerine sabit ders saatleri, düzenli teslimleri ve canlı oturumları olan bir formatı seçmek. Esneklik cazip geliyor, ama DEHB'li bir yetişkin için sabit bir takvim çoğu zaman en iyi arkadaş.

Bu seçenek yoksa yapıyı kendin kurmak: her hafta aynı günlerde, aynı saatte, aynı yerde ders. Ders saatini takvime bir toplantı gibi koymak ve iptal etmemek.

Tek bir dersle başlamak

İlk dönemde bütün yükü almak yerine bir ya da iki dersle başlamak, hem gerçekçi bir tempo bulmaya hem de başlangıç hevesinin söndüğü o kritik haftaları geçmeye yardım edebiliyor. Kazanılan küçük bir başarı, bir sonraki dönem için en iyi yakıt oluyor.

İlk dönemin sonunda neyin işe yaradığını, neyin zorladığını bir sayfaya yazmak da kendi kullanım kılavuzunu çıkarmak gibi. Bir sonraki kayıt döneminde kaç ders alacağına karar verirken bu sayfa, o anki hevesten çok daha güvenilir bir veri oluyor.

Destek birimlerini baştan öğrenmek

Birçok üniversite ve eğitim kurumunda engelli öğrenci birimleri var ve DEHB tanısı olan öğrencilere sınav ya da teslim düzenlemeleri sunulabiliyor. Bunun olup olmadığı ve nasıl talep edildiği kurumdan kuruma değişiyor. İhtiyaç doğmadan önce öğrenmek, kriz anında aramaktan çok daha kolay. Kime ne kadar anlatacağın ise tamamen senin kararın.

Yanına bir çalışma ortağı almak

Aynı programdan biriyle haftalık kısa bir çalışma buluşması, hem dersi takip etmeyi hem de "bu hafta hiçbir şey yapmadım" utancıyla tek başına kalmamayı sağlıyor.

Bu kez de yarım kalırsa

Bunu söylemeden bitirmek istemiyorum. Bazen en iyi kurulmuş plan da tutmuyor. Hayat değişiyor, program beklenen şey olmuyor, başka bir öncelik geliyor.

Bir programı bırakmak bazen doğru bir karar. Önemli olan, bırakma kararının sakin bir anda ve gerçek sebeplerle verilmesi.

Ve tükenmişlik, uzun süren bir çökkünlük ya da umutsuzluk eşlik ediyorsa, bu yalnızca bir eğitim planı meselesi olmayabilir; bir ruh sağlığı uzmanıyla konuşmak gerekebilir.

Bugün düşündüğüm

Çocukken öğrenmek benim için hep bir yetişme işiydi. Ödeve, sınava, beklentiye yetişmek.

Yetişkinken öğrenmek ise ilk kez biraz yürümek gibi geliyor. Nereye gittiğimi bilerek, ama nasıl gittiğime de dikkat ederek.

Bu yöntem sende ne yaptı?

İşaretin bu tarayıcıda saklanıyor. Sunucuya yalnızca sayı gidiyor, kim işaretledi tutulmuyor.

Yazar hakkında

Cansu, DEHB ile yaşayan bir yetişkin. Uzmanlığı yok; elindeki tek şey kendi denediği yöntemler ve kendi gündelik deneyimi. Bir yöntem onda tuttu diye sende tutar mı, bilinmez. Ondan gitmeyen bir şey senin işine yarayabilir.

Buradaki hiçbir şey tıbbi tavsiye, tanı ya da tedavi yerine geçmez. İlaç, doz ve tedavi kararları hekiminle konuşulacak şeyler. Daha fazlası.

Kaynaklar

  1. Kuriyan, A. B., Pelham, W. E., Jr., Molina, B. S. G. ve ark. (2013). Young adult educational and vocational outcomes of children diagnosed with ADHD. Journal of Abnormal Child Psychology, 41(1), 27-41.
  2. Arnold, L. E., Hodgkins, P., Kahle, J., Madhoo, M., & Kewley, G. (2020). Long-term outcomes of ADHD: Academic achievement and performance. Journal of Attention Disorders, 24(1), 73-85.
  3. DuPaul, G. J., Weyandt, L. L., O'Dell, S. M., & Varejao, M. (2009). College students with ADHD: Current status and future directions. Journal of Attention Disorders, 13(3), 234-250.
  4. Ginsberg, Y., Quintero, J., Anand, E., Casillas, M., & Upadhyaya, H. P. (2014). Underdiagnosis of attention-deficit/hyperactivity disorder in adult patients: A review of the literature. Primary Care Companion for CNS Disorders, 16(3), PCC.13r01600.