DEHB zekâyı etkiler mi?
DEHB ile zekâ arasındaki ilişki, performans ile kapasite farkı ve neden bu kadar çok insan kapasitesinin altında sonuç alıyor.
Bu yazıda 7 bölüm var
Kısa cevap: DEHB bir zekâ sorunu değil.
Ama soru bu kadarla kapanmıyor, çünkü tanı almış insanların çok büyük bölümü aynı cümleyi kuruyor: "Zeki olduğumu söylüyorlardı ama sonuç alamıyordum."
Bilmek ile yapmak
Buradaki ayrım işin özü.
Bir şeyi bilmek bir yetenek. O bilgiyi doğru anda, doğru sırayla ve sonuna kadar uygulamak başka bir yetenek.
DEHB ikincisinde zorlanıyor. Willcutt ve arkadaşlarının (2005) meta analizi, yürütücü işlev alanındaki farkların DEHB'de tutarlı biçimde bulunduğunu gösteriyor: planlama, başlatma, sürdürme, sıralama, ketleme.
Yani bir sınavda konuyu bilmek yetmiyor; çalışmaya başlamak, dikkati sürdürmek, soruyu sonuna kadar okumak ve zamanı yönetmek de gerekiyor.
Zekâ, motorun gücü. Yürütücü işlevler, vitesi ve direksiyonu. Güçlü bir motor, vites geçmiyorsa yolu almıyor.
Kapasite ile performans arasındaki boşluk
Bu boşluk DEHB'nin en görünen sonuçlarından biri:
- Derste anlayıp sınavda kaybetmek
- Fikir üretip projeyi bitirememek
- İşi bildiğin hâlde teslimi kaçırmak
- Yazdığın metni gönderememek
Dışarıdan bakan kişi sonuca bakıyor ve iki açıklama arasında seçim yapıyor: ya yeterince zeki değil ya da yeterince çabalamıyor. İkisi de yanlış.
Bu yanlış okumanın uzun vadeli bedeli var. Yıllarca "potansiyelini kullanmıyorsun" cümlesini duyan biri, sonunda kendi hakkında farklı bir sonuca varıyor. Bu tarafı DEHB'de utanç ve öz şefkat yazısında ele aldım.
Zekâ testleri ne gösteriyor
Burada dikkat edilmesi gereken bir nokta var.
Zekâ testlerinin bazı alt bölümleri dikkate, çalışma belleğine ve işlem hızına duyarlı. DEHB tam olarak bu alanlarda zorlandığı için, test sonucu gerçek kapasiteyi olduğundan düşük gösterebiliyor.
Barkley ve arkadaşlarının (2008) derlemesi, bu tür performans farklarının DEHB'de sık görüldüğünü ortaya koyuyor.
Pratikte bunun anlamı: bir DEHB tablosunda alt bölümler arasındaki dağılım, toplam puandan daha bilgilendirici olabiliyor. Bu değerlendirmeyi yapan kişinin DEHB'yi biliyor olması önemli.
Üstün zekâ ile birlikte
Bu birliktelik özel bir gecikme sebebi.
Yüksek kapasiteli bir çocuk, DEHB'ye rağmen uzun süre yeterli sonuç alabiliyor. Zekâsıyla telafi ediyor ve kimse bir şey fark etmiyor.
Sonra talepler artıyor: lise, üniversite, iş. Telafi yetmemeye başlıyor ve tablo ancak o zaman görünür oluyor.
Geç tanı hikâyelerinin önemli bir bölümü tam buradan çıkıyor. Sözlükte beceri tavanı ve telafi stratejisi başlıkları bunu anlatıyor.
DEHB yaratıcılık getirir mi
Bu iddia sık tekrarlanıyor. Dürüst cevabı: bu alandaki kanıt zayıf ve tutarsız.
Bildirilen şeyler daha çok niteliksel: DEHB'li yetişkinler alışılmadık bağlantılar kurabildiklerini, ilgi duydukları alanda derin çalıştıklarını ve baskı altında hızlı hareket edebildiklerini anlatıyor.
Ama bunları bir avantaj anlatısına çevirmek riskli. Bu tartışmayı DEHB'de güçlü yanlar meselesi yazısında ele aldım.
Ne yapılabilir
Kapasite ile sonuç arasındaki boşluğu kapatan şey daha çok çabalamak olmuyor. Eksik olan yapıyı dışarıdan kurmak oluyor:
- İşi adımlara bölmek ve ilk adımı yazmak
- Süreyi görünür kılmak
- Teslim tarihlerini parçalara ayırmak
- Bitirme aşamasını ayrı bir iş olarak planlamak
Bunlara dış iskele deniyor ve gözlük takmaktan farkı yok.
Özet
DEHB zekâyı etkilemiyor; zekânın sonuca dönüşmesini zorlaştırıyor. Bilmek ile yapmak arasındaki mesafe, DEHB'de diğer insanlara göre daha uzun.
Bu mesafeyi kapatan şey daha çok çaba değil, dışarıdan kurulan yapı.