Understanding Girls with ADHD
Kathleen G. Nadeau, Ellen B. Littman & Patricia O. Quinn
Geç tanı almış bir kadın olarak okuması en zor kitaplardan biriydi, çünkü her bölüm bir kız çocuğunun görülmeden büyümesini anlatıyor. Yazıldığı yıla göre çok ilerideydi; bugün bazı yerlerde kendi kurduğu kalıba sıkışıyor.
Bu yazıda 13 bölüm var
İlk baskısı 1999'da Advantage Books'tan Understanding Girls with AD/HD adıyla çıktı. 2015'te aynı yayınevinden genişletilmiş ve güncellenmiş bir baskı yayımlandı. Bu baskının alt başlığı, kızların neler hissettiğini ve neden öyle davrandıklarını anlatmaktan söz ediyor. Önsözü Stephen Hinshaw yazdı.
Doğrulanmış bir Türkçe basımına ulaşamadım; başlığı İngilizce bırakıyorum.
Üç yazar, bir boşluk
Kathleen Nadeau klinik psikolog; ABD'nin büyük DEHB kliniklerinden Chesapeake Center'ın kurucusu. Patricia Quinn gelişimsel pediatri alanında çalışan bir hekim. Ellen Littman klinik psikolog. Nadeau ve Quinn, kız çocukları ve kadınlarda DEHB üzerine öncü çalışmaları nedeniyle 1999'da CHADD'in onur listesine alındı.
Kitap bu yazarların yıllardır dile getirdiği bir gözlemden doğdu: DEHB araştırmaları ve tanı ölçütleri büyük ölçüde hareketli, yıkıcı davranışlar sergileyen erkek çocuklar üzerinden kurulmuştu. Kız çocuklar bu çerçevede görünmüyordu.
1999'da bu bir azınlık görüşüydü. Bugün alanın ana akım bilgisi.
Bu açıdan kitabın değerinin bir kısmı tarihsel. Kız çocuklarında DEHB'yi ayrı bir soru olarak ele alan ilk kitaplardan biri. 2015 baskısı da bu öncülüğün üzerine arada biriken araştırmayı ekleyerek güncellenmiş.
Neden okuması zordu
Kitaba bir ebeveyn kitabı olarak başladım ve kısa sürede kendi çocukluğumu okuduğumu fark ettim.
Tarif edilen kız çocukları dikkat çekmiyor. Sınıfta sessiz, pencereden dışarı bakan, ödevini son gece yapan, arkadaş ilişkilerinde neyi yanlış yaptığını anlamayan, öğretmenlerin daha çok çalışırsa başaracağını söylediği çocuklar. Sorunlarını kimseye göstermemek için büyük bir enerji harcıyorlar.
Geç tanı almış bir kadın için bu bölümleri okumak bir tür yas. Görülebilirdim cümlesi her sayfada bir yerde duruyor.
Ama kitap bu duyguda kalmıyor ve bunu takdir ettim. Anlatının yönü hep aynı: şimdi büyüyen kız çocuğu için bunu nasıl farklı yapabiliriz?
1999'dan 2015'e
İlk baskı yazıldığında kız çocuklarında DEHB üzerine araştırma çok azdı; yazarların klinik deneyimi bu yüzden daha büyük bir yük taşıyordu. İlk baskıda okul öncesinden liseye kadar yaşa göre kontrol listeleri de vardı.
2015 baskısı arada biriken araştırmayı içeriyor. Gina Pera'nın bu baskı üzerine yazdığı değerlendirmeye göre güncellemede beyin yapısındaki farklılıklar, gelişimsel seyir ve kız çocuklarına özgü ruh sağlığı riskleri üzerine bulgulara çok daha fazla yer verilmiş.
Önsözün Hinshaw'a ait olması bu açıdan anlamlı. Kız çocuklarında DEHB'nin uzun vadeli riskleri, iki baskı arasındaki yıllarda büyük ölçüde onun ekibinin uzun izlem çalışmasıyla veriye dönüştü.
Yaş yaş ilerleyen yapı
2015 baskısının içindekileri gördüm. Kitap önce kız çocuklarında DEHB'nin neden farklı göründüğünü anlatıyor, sonra gelişim evrelerini tek tek ele alıyor, sonra müdahalelere geçiyor.
Açılış bölümleri. İlk bölüm, çocukken anlaşılmamış olmanın ne demek olduğuna odaklanıyor. Sonra kızlardaki DEHB'yi neyin farklı kıldığı, beyin ve öteki biyolojik etkenler ve kızlardaki DEHB'nin görünenden çok daha fazlası olduğu anlatılıyor.
Gelişim evreleri. Okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lise. Her dönem ayrı bir bölüm.
Bu yapı kitabın en işe yarar tarafı. Ebeveyn çocuğunun yaşına ait bölüme doğrudan gidebiliyor.
Okul öncesi bölümü özellikle önemli, çünkü kız çocuklarında erken belirtiler çoğu zaman kişilik özelliği gibi okunuyor: hayalperest, çok konuşkan, biraz dağınık.
İlkokul bölümü, normal gelişim ile DEHB'yi ayırt etmeye çalışıyor. Ortaokul bölümü yeni zorluklara, lise bölümü artan taleplere ve büyüyen risklere odaklanıyor.
Müdahale bölümleri. Okulda işlevselliği desteklemek, yürütücü işlev becerileri, DEHB'yi yönetmede etkili yaklaşımlar, ilaç kararı ve eşlik eden psikiyatrik tablolar. Sonlara doğru yaygın gelişimsel sorunlara ayrılmış bir bölüm de var.
Ortaokul ve lise
Bu iki bölüm bence kitabın en can yakıcı ama en gerekli kısmı.
Bu dönemde iki şey aynı anda oluyor. Okulun yapısı gevşiyor: tek öğretmen yerine birçok öğretmen, uzun vadeli ödevler, kendi başına planlama beklentisi. Sosyal dünya da karmaşıklaşıyor: arkadaşlık ilişkilerinde ince kurallar, dışlanma ve dolaylı çatışma biçimleri öne çıkıyor.
DEHB'li bir kız çocuğu için bu ikisi birlikte ağır bir yük. İlkokulda zekâsıyla ya da öğretmenin yakın takibiyle idare edebilen çocuk, ortaokulda tutunamamaya başlayabiliyor. Dışarıdan bakan için bu, birdenbire tembelleşmiş ya da ilgisini kaybetmiş bir çocuk gibi görünüyor.
Tanının bu yaşlarda, hatta çok daha sonra gelmesi de bu yüzden sık.
Kitabın kurduğu tablo
Kitabın kız çocuklarında DEHB'ye dair temel iddiaları kabaca şunlar.
İçe dönük görünüm. Kızlarda dikkatsizlik ağırlıklı tablo daha sık görülüyor ve dikkat çekmiyor. Hareketlilik varsa bile daha çok konuşkanlık ya da iç huzursuzluk biçiminde ortaya çıkıyor.
Kendini suçlama. Kız çocukları zorluklarını dışarıya yöneltmek yerine kendilerine yöneltiyor. Utanç ve düşük özgüven erken başlıyor.
Sosyal beklentilerle çatışma. Kızlardan uyumlu, yardımsever ve düzenli olmaları bekleniyor. DEHB'nin dürtüsellik ve dağınıklığı bu beklentilerle çarpışınca akran reddi ve yalnızlık geliyor.
Ergenlikte ağırlaşma. Hormonal değişimlerle birlikte duygu düzenleme güçlükleri artıyor. Aynı dönemde akademik ve sosyal talepler de büyüyor.
Yüksek risk. Anksiyete, depresyon, yeme bozuklukları, kendine zarar verme ve riskli davranışlar kız çocuklarında DEHB'ye eşlik eden önemli tehlikeler.
Araştırma kitabı nerede doğruladı
Bu iddiaların önemli bir kısmı sonraki araştırmalarla desteklendi.
Önsözü yazan Stephen Hinshaw'un yürüttüğü uzun soluklu çalışma bunun en çarpıcı örneği. Hinshaw ve arkadaşları (2012), çocukken DEHB tanısı almış kızları genç yetişkinliğe kadar izledi ve DEHB'li kızların akranlarına göre belirgin biçimde daha fazla işlev kaybı yaşamaya devam ettiğini gösterdi. İntihar girişimi ve kendine zarar verme oranları da yüksekti.
Kitabın uyarıları bu açıdan abartılı sayılmaz. Tedavi edilmeyen DEHB'li kız çocuklarının karşılaştığı riskler gerçek.
Young ve arkadaşlarının (2020) kız çocukları ve kadınlarda DEHB üzerine yayımladığı uzman uzlaşı metni de kitabın temel tezleriyle örtüşüyor: kızlarda DEHB'nin daha az tanındığı, telafi stratejileri ve maskelemeyle gizlenebildiği, sıklıkla anksiyete ya da depresyon olarak yanlış tanımlandığı ve tanının geciktiği.
Kalıtım boyutunda da kitabın biyolojik çerçevesi güncel veriyle uyumlu. Faraone ve Larsson (2019) kalıtım oranını yaklaşık yüzde 74 olarak veriyor. Bu tablo, kızlarda tanının daha az konmasında fark edilmemenin payını ciddiye almayı gerektiriyor. Maskeleme konusunu bu açıdan ayrıca yazmıştım.
Umut bir müdahale olarak
Kitabın ebeveynlere önerilerinde tekrar eden bir fikir var: DEHB'li kız çocuğunun en büyük ihtiyaçlarından biri, sürekli eleştirinin yerine olumlu pekiştirme ve umut. Rutinler, kontrol listeleri ve okul dışı etkinliklere katılım gibi somut öneriler de var; bunların çoğu her çocuk için iyi olan şeyler.
Bu öneriler ilk bakışta sıradan görünebilir. Ama kitabın anlattığı çocuk düşünüldüğünde, yani zorluklarını kendine yönelten ve utancı erken öğrenen bir çocuk, sıradan bir cümle ağırlık kazanıyor. Bu çocuğun duyduğu her eleştiri, kendi hakkında zaten inandığı bir şeyi doğruluyor.
Okul dışı etkinlikler meselesi de önemli. Çocuğun iyi olduğu, başarının notla ölçülmediği bir alan, özgüvenin sığınabileceği bir yer.
Nerede kendi kalıbına sıkışıyor
Kitap bir kalıbı kırmak için yazıldı. Bugün okurken bazı yerlerde yeni bir kalıp kurduğunu görüyorum.
Kızlar içe dönük ve dikkatsiz, erkekler dışa dönük ve hareketli anlatısı genel eğilimi yakalıyor. Ama her kız çocuğu bu tarife uymuyor. Hareketli, dürtüsel, öfkeli kız çocukları da var ve bu çocuklar ne erkek çocuk kalıbına ne de kız çocuk kalıbına sığdıkları için ikinci kez görünmez olabiliyor.
Kitap bu çocukları tamamen dışarıda bırakmıyor ama anlatının ağırlığı sessiz, hayalperest kız çocuğunda.
İkinci mesele hormonlar. Ergenlikte hormonal değişimlerin DEHB belirtilerini etkilediği fikri makul ve klinik gözlemlerle uyumlu. Ama adet döngüsü ve hormonların DEHB belirtileriyle ilişkisi üzerine kontrollü araştırma hâlâ sınırlı. Kitabın bu konudaki bazı ifadeleri, kanıtın bugün bile verebileceğinden daha kesin duruyor. Konunun güncel durumunu DEHB, hormonlar ve adet döngüsü yazısında ele almıştım.
Üçüncü mesele kültür. Kitap toplumsal cinsiyet beklentilerinin DEHB'nin görünümünü nasıl şekillendirdiği konusunda çok değerli şeyler söylüyor. Ama bu beklentilerin kültürden kültüre değiştiğini pek hesaba katmıyor. Amerikan ortaokulundaki sosyal dinamikler Türkiye'deki bir ortaokulla aynı sayılmaz.
Eskiyen tek şey teknoloji sayılmaz
2015 güncellemesi önemli ama kitabın iskeleti hâlâ 1999'un iskeleti.
Bir okur incelemesinde de dikkat çekildiği gibi, sosyal medyanın kız çocuklarının ergenliği üzerindeki etkisine neredeyse hiç girilmiyor. DEHB'li bir ergen kız için sürekli karşılaştırma, reddedilme hassasiyeti ve dürtüsel paylaşım gibi konular bugün en çok konuşulması gereken yerlerden.
İlaç bölümü 2015'in bilgisiyle yazılmış. Başlığından da anlaşılacağı gibi kararın kolay olmadığını kabul ediyor. Ama güncel bir ilaç rehberi olarak kullanılmamalı. İlaç kararı çocuk psikiyatristiyle verilir.
Anneler için bir not
Kalıtım düşünüldüğünde bir şey daha akla geliyor: DEHB'li bir kız çocuğunun annesinin de DEHB'li olma ihtimali.
Kızını anlamaya çalışırken kendi çocukluğunu tanıyan bir anne için bu kitap iki katmanlı okunuyor. Nadeau ve Quinn'in yetişkin kadınlara yönelik ayrı bir kitabı da var, Understanding Women with AD/HD. İkisi yan yana düşünülebilir.
Kime
DEHB'li bir kız çocuğunun ebeveynine. Özellikle çocuğunun zorlandığını hisseden ama okulun sorun görmediği, çünkü çocuğun sessiz olduğu durumlarda.
Kız çocuklarıyla çalışan öğretmenlere ve okul psikolojik danışmanlarına. Sınıfta dikkat çekmeyen çocuğun da desteğe ihtiyacı olabileceğini anlamak için.
Geç tanı almış yetişkin kadınlara da, bir uyarıyla. Bu kitap yetişkin kadınlara yazılmadı ama kendi çocukluğunu anlamak isteyen biri için güçlü bir ayna. O aynaya bakmak için hazır olmak gerekiyor.
Yetişkin kadınlarda DEHB'yi anlamak isteyen biri için bu kitap tek başına yetmez. Yaşam boyu tablonun bütününe kadınlarda DEHB yazısından başlanabilir.
Nasıl okunmalı
Baştan sona okumak gerekmiyor. Açılış bölümleri herkes için; sonra çocuğun yaşına ait bölüm, sonra müdahale bölümleri.
Çocuğun yaşı küçükse ergenlik ve lise bölümlerini erkenden okumamayı öneririm. Risk anlatımı ağır ve henüz okul öncesindeki bir çocuğun ebeveyni için gereksiz bir kaygı yaratabilir.
Kitaptaki bir gözlem, bir kontrol listesi ya da tanıdık gelen bir hikâye tanı yerine geçmez. Çocuğunda DEHB'den şüphelenen ebeveyn bir çocuk psikiyatristiyle görüşmeli.
Üç yüz kırk sayfa civarı. Bölümler kısa ve bağımsız okunabiliyor.