İçeriğe geç
Kitap Önerilerim

12 Principles for Raising a Child with ADHD

Russell A. Barkley

Barkley'in kalın rehberinin damıtılmış hâli ve beklemediğim kadar şefkatli. On iki ilkenin yarısı çocuğu değil ebeveyni değiştirmeye çalışıyor; kitabın asıl zor kısmı da orası.

8 dakika okuma
Bu yazıda 11 bölüm var

Russell Barkley'in ebeveynler için yazdığı kısa kitap. Guilford Press'ten Ekim 2020'de çıktı; iki yüz sayfa civarı.

Kitabın yayın yılıyla ilgili bir not düşeyim: bazı listelerde daha eski bir tarihle anılıyor. Yayınevinin sitesi ve kütüphane kayıtları 2020'yi gösteriyor. Daha önce çıkmış bir baskısına rastlamadım.

Barkley'in ebeveyn kitabı olarak bilinen asıl eser Taking Charge of ADHD; Türkçede DEHB ile Baş Edebilme adıyla çıktı. O kitap üç yüz sayfayı aşan, dört kısımlık bir başvuru kaynağı. Bu kitap ise aynı birikimin on iki ilkeye indirgenmiş hâli: daha kısa, daha doğrudan ve tonu belirgin biçimde daha yumuşak.

Doğrulanmış bir Türkçe basımına ulaşamadım; başlığı İngilizce bırakıyorum. Barkley'in Türkçede bulabildiğim tek kitabı Taking Charge of ADHD'nin çevirisi.

Neden ayrı bir kitap

Taking Charge of ADHD'yi okumuş biri olarak bu kitabın neden gerektiğini ilk başta anlamadım. Sonra fark ettim: bir ebeveynin o kalın kitabı elinde tutup her gün açması gerçekçi sayılmaz.

Özellikle ebeveynin kendisi de DEHB'liyse.

12 Principles bir el kitabı gibi tasarlanmış. Her ilke bir bölüm, her bölüm bir fikir etrafında dönüyor. Hızlı başvuru listeleri ve indirilebilir araçlar var. Guilford'a göre kitabın amacı, kabul ve şefkat tutumunu DEHB'deki yürütücü işlev güçlükleri bilgisiyle birleştirmek.

Bu cümle kitabın bütün mantığını anlatıyor. Barkley ebeveyne hem çocuğunu olduğu gibi kabul etmesini hem de o çocuğun beyninin nasıl çalıştığını bilmesini istiyor. İkisinden biri eksik olduğunda ya suçlama ya çaresizlik doğuyor.

On iki ilke

Kitabın içindekiler şu sırayla ilerliyor.

  1. Başarının anahtarlarını kullan.
  2. Bunun bir bozukluk olduğunu unutma.
  3. Mühendis değil, çoban ol.
  4. Önceliklerini doğru belirle.
  5. Farkındalıklı ebeveynlik: orada ol ve farkında ol.
  6. Çocuğunun öz farkındalığını ve hesap verebilirliğini destekle.
  7. Daha çok dokun, daha çok ödüllendir, daha az konuş.
  8. Zamanı gerçek kıl.
  9. Çalışma belleği çalışmıyor: yükü dışarı al, fiziksel hâle getir.
  10. Düzen kur.
  11. Problem çözmeyi somut hâle getir.
  12. Proaktif ol: evde ve dışarıda zor durumlar için plan yap.

Başlıkların çevirisi benim. Listeye bakınca iki grup görülüyor.

İlk yarı, özellikle ilk altı ilke, ebeveynin zihniyetiyle ilgili. Nasıl bakacağın, neyi önemseyeceğin, çocuğun karşısında kim olacağın.

İkinci yarı, yedinciden itibaren, doğrudan Barkley'in yürütücü işlev kuramından çıkıyor. Zaman, çalışma belleği, düzen ve problem çözme; her biri DEHB'de zayıf kalan bir işleve karşılık geliyor ve her biri için önerilen yön aynı: o işlevi çocuğun kafasının içinden alıp dış dünyaya taşımak.

Bir bozukluk olduğunu unutmamak

İkinci ilke ilk okumada sert geliyor.

Sitede sık konuştuğum bir meseleye dokunuyor: DEHB bir farklılık mı, bir bozukluk mu? Barkley'in cevabı net. DEHB bir yetersizlik tablosudur ve bunu unutmak ebeveyni gerçekçi olmayan beklentilere, dolayısıyla sürekli hayal kırıklığına sürükler.

Bu tutum sitenin süper güç anlatısına bakışıyla örtüşüyor. Çocuğun zorlandığı bir alanı yetenek diye sunmak, ebeveynin yardım istemesini ve okuldan düzenleme talep etmesini zayıflatıyor.

Barkley bu ilkeyi somut bir kurala bağlıyor. Klinik anlatımlarında sık kullandığı bir pratik hesaba göre DEHB'li bir çocuğun yürütücü işlevleri akranlarının kabaca yüzde otuz gerisinde seyrediyor. On yaşındaki bir çocuktan, kendini düzenleme konusunda yedi yaşındaki bir çocuktan beklenecek şeyi beklemek gerekiyor.

Bu hesap kaba bir kural ve kesin bir ölçüm iddiası taşımıyor. Ama bir ebeveynin beklentisini ayarlaması için çok işe yarar. Okurken benim de aklıma takılan şuydu: çocukken etrafımdaki yetişkinler bunu bilseydi, bana yaşımın gerektirdiği sorumluluk yerine taşıyabileceğim kadarını verirlerdi.

Çoban ve mühendis

Üçüncü ilke kitabın en çok alıntılanan fikri ve Barkley bunu konuşmalarında da sık anlatıyor.

Ebeveynlerin çoğu kendini bir mühendis gibi görüyor: doğru girdiyi verirsem doğru çocuğu üretirim. DEHB büyük ölçüde kalıtsal bir tablo olduğu için bu beklenti boşa çıkıyor. Çocuk tasarlanamıyor.

Çoban ise koyunu tasarlamaz. Ama hangi otlakta otlayacağını seçer, beslenmesini ve korunmasını sağlar. Ortam gelişimi etkiler ama çocuğun kim olduğunu belirlemez.

Bu metafor ebeveynin suçluluğunu hafifletiyor. Çocuğunun DEHB'si ebeveynin yanlış mühendisliğinin sonucu sayılmaz. Faraone ve Larsson'ın (2019) derlemesinin verdiği yaklaşık yüzde 74'lük kalıtım oranı bu çerçeveyi destekliyor.

Ama metaforun yanlış okunabileceği bir yer de var. Çobanlık edilgenlik anlamına gelmiyor. Barkley'in kastı, ebeveynin gücünü çocuğun içinde yaşadığı ortamı düzenlemeye harcaması; çocuğu doğrudan yeniden biçimlendirmeye çalışmak yerine. Bu fikir ikinci yarıdaki ilkelerle bağlanınca anlam kazanıyor.

Öncelikler ve hesap verebilirlik

Dördüncü ve altıncı ilkeler birbirini tamamlıyor ve bence en az konuşulan ama en çok işe yarayanlar.

Öncelikleri doğru belirlemek, ebeveynin enerjisini neye harcayacağını seçmesi demek. DEHB'li bir çocuğun gün içinde düzeltilebilecek yüzlerce davranışı var. Hepsine müdahale eden ebeveyn hem kendini tüketiyor hem de çocukla ilişkisini sürekli bir düzeltme hattına çeviriyor. Barkley ebeveynin bugünün önemli meselelerine odaklanmasını ve çocuğun geleceğine dair büyük kaygıların bugünkü ilişkiyi zehirlemesine izin vermemesini öneriyor.

Bu ilke bana en çok DEHB'li bir çocuğun gözünden anlamlı geldi. Her şeyin önemli olduğu bir evde hiçbir şey önemli olmuyor; çocuk hangi uyarının gerçekten ciddi olduğunu ayırt edemiyor.

Altıncı ilke ise çocuğun kendi davranışını fark etmesini ve sonuçlarını üstlenmesini desteklemek üzerine. DEHB'de kendini izleme zayıf olduğu için bu beceri kendiliğinden gelişmiyor. Ebeveynin rolü, çocuğa davranışını ve sonucunu ayna gibi göstermek, bunu da utandırmadan yapmak.

Hesap verebilirlik kelimesi bazı okurlara sert gelebilir. Barkley'in çerçevesinde bu, DEHB'yi bir mazeret olarak kullanmamakla ilgili. DEHB bir açıklama; sorumluluğu ortadan kaldırmıyor, o sorumluluğun nasıl destekleneceğini belirliyor.

Zaman, bellek, düzen

Yedinciden on ikinciye kadar olan ilkeler kitabın en uygulamalı kısmı.

Daha çok dokun, daha çok ödüllendir, daha az konuş. DEHB'li çocuklar uzun sözlü açıklamalardan az şey alıyor. Kısa, net ve anında geri bildirim ile fiziksel sıcaklık çok daha etkili. Bu bölümü okurken çocukken dinlediğim uzun nasihatleri düşündüm. Hiçbirini hatırlamıyorum.

Zamanı gerçek kıl. DEHB'de zaman soyut kalıyor. Çocuk on dakikanın ne kadar olduğunu hissetmiyor. Barkley görsel zamanlayıcılar, takvimler ve zamanı görünür kılan araçlar öneriyor. Bu konuyu yetişkinler için zaman körlüğü yazısında konuşmuştum; kökü çocuklukta.

Çalışma belleği çalışmıyor. Bu ilkenin başlığı kitabın en dürüst cümlesi gibi. Çocuğa üç adımlık bir talimat verip hatırlamasını beklemek, onu başarısızlığa hazırlamak demek. Listeler, notlar, görünür hatırlatıcılar: bilgiyi kafadan çıkar, ortama koy.

Düzen kur. Bu ilkenin pratikteki karşılığını ben şöyle okudum: çocuğun odasını toplamasını beklemeden önce toplanabilir bir oda kurmak. Az eşya, görünür kutular, her şeyin sabit bir yeri.

Problem çözmeyi somut hâle getir. Soyut düşünceyi fiziksel araçlarla, yazarak ve çizerek desteklemek.

Proaktif ol. Zor durumlar gelmeden önce plan yapmak. Markete girmeden önce kuralları hatırlatmak, ödülü ve sonucu önceden konuşmak.

Bu ilkelerin hepsinin arkasında aynı fikir var ve Barkley'in yürütücü işlev modelinden geliyor: DEHB'de sorun, bilinen bir şeyi doğru anda kullanabilmekte. Ortam o anı destekleyecek biçimde düzenlenirse çocuk bildiğini yapabilir. Bunu yürütücü işlevler üzerine yazdığım yazıda daha ayrıntılı anlatmıştım.

Farkındalıklı ebeveynlik ilkesine şüpheyle baktım

Beşinci ilke bana kitabın en zayıf halkası gibi geldi.

Fikir anlaşılır: ebeveyn çocuğuyla birlikteyken gerçekten orada olsun, tepki vermeden önce fark etsin. Bu, DEHB'li çocukların ebeveynlerinde çok yaygın olan otomatik öfke döngüsünü kırmaya yönelik.

Ama DEHB'li çocukların ebeveynlerine yönelik farkındalık temelli programlar üzerine araştırma hâlâ sınırlı ve sonuçları karışık. Kitabın öteki ilkelerindeki kanıt zemininin burada aynı güçte olmadığını okurun bilmesi gerekiyor.

Bir de DEHB'li ebeveyn meselesi var. Orada olmak ve farkında olmak, DEHB'li bir yetişkin için tam da en zor şeylerden biri. Bu ilke ebeveyne bir hedef veriyor ama o hedefe nasıl ulaşılacağı, özellikle kendi dikkati dağınık bir ebeveyn için, yeterince açılmıyor.

DEHB'li bir ebeveynin gözünden

Kitabın ebeveyni kendi DEHB'siyle karşı karşıya bırakan bir yanı var. On iki ilkenin neredeyse hepsi ebeveynin yürütücü işlevlerine yaslanıyor: zamanı görünür kılmak, düzen kurmak, zor durumları önceden planlamak. DEHB'li bir ebeveyn bu ilkeleri okurken kendi zorlandığı alanların listesini de okuyor.

Buna rağmen kitabı bu ebeveynler için uygun buluyorum. Çocuk için kurulan dış yapının çoğu ebeveyne de hizmet edebilir. Mutfaktaki görsel zamanlayıcı evdeki herkesin zamanını görünür kılıyor; kapının yanındaki kontrol listesi yalnızca çocuğun çantasını hatırlatmıyor.

Güçlü yanı ton

Taking Charge of ADHD'yi okurken yaşadığım mesafe hissini burada yaşamadım.

Barkley bu kitapta daha az bilim insanı, daha çok deneyimli bir klinisyen gibi konuşuyor. İlk ilkenin, çocuğun güçlü yanlarını ve ilgi alanlarını beslemenin başa konması bile bir tercih. Çocuğun zorluklarından önce onun iyi olduğu alanı bulmak.

Bu, süper güç anlatısından farklı bir şey. Barkley DEHB'nin bir avantaj olduğunu söylemiyor. DEHB'li bir çocuğun da güçlü olduğu alanlar olduğunu ve o alanların çocuğun özgüveni için hayati olduğunu söylüyor.

Zayıf yanı yoğunluk

İki yüz sayfaya on iki ilke sığdırılınca bazı bölümler kısa kalıyor. Düzen kur ilkesi ile çalışma belleği ilkesi birbirine çok yakın. Öncelikler ilkesi ile farkındalık ilkesi de iç içe geçiyor.

Taking Charge of ADHD'deki tanı, ergenlik, okul ve ilaç konularının ayrıntısı burada o ölçüde yok. Bu kitap onların yerine geçmiyor. İlaç kararı gibi konularda kitabın söyledikleri genel çerçevede kalıyor; o karar hekimle verilir.

Kime, hangi aşamada

Tanıdan sonra ilk şoku atlatmış, gündelik hayatı nasıl düzenleyeceğini arayan ebeveyne. Taking Charge of ADHD'yi alıp bitiremeyen ebeveyne de.

Kendisi DEHB'li olan ebeveyn için Barkley'in bu alandaki en erişilebilir kitabı bu. Kısa bölümler, listeler, tekrar tekrar açılabilecek bir yapı.

Amerikan Pediatri Akademisi kılavuzunun (Wolraich ve ark., 2019) okul öncesi yaş için ilk basamak olarak önerdiği ebeveyn davranış eğitiminin yerine geçmez. Ama o eğitime giden ya da o eğitimden çıkan bir ebeveynin elinde tutabileceği iyi bir yol arkadaşı.

Önerim: bir haftada bir ilke. On iki hafta. Her hafta tek bir şeyi değiştirmek.