DEHB, hormonlar ve adet döngüsü
Belirtilerin ayın belli günlerinde ağırlaşması tesadüf olmayabilir. Östrojenin dalgalanmasının DEHB üzerindeki etkisi, kendi desenini bulmak ve menopoz.
Read this article in EnglishDiesen Artikel auf Deutsch lesenLire cet article en français
Bu yazıda 8 bölüm var
Ayın belli bir haftasında her şey ağırlaşıyor. Aynı iş daha uzun sürüyor, aynı cümle daha çok canını yakıyor, aynı odada daha çok dağılıyorsun. Sonraki hafta tablo düzeliyor ve sen o haftaya bakıp “demek ki yapabiliyormuşum” diyorsun.
Ben yıllarca bu dalgalanmayı karakter kusuru sandım. Bir hafta çalışkan, bir hafta beceriksiz olduğumu düşündüm. Tanıdan sonra okumaya başladığımda gördüğüm şey, bunun bir tutarsızlık olmadığıydı.
Östrojen dikkate nasıl karışıyor
Östrojenin beyindeki dopamin sistemi üzerinde etkisi olduğu uzun süredir biliniyor. Dopamin ise DEHB'nin merkezinde duran nörotransmitterlerden biri. Bağlantı buradan kuruluyor.
Roberts ve arkadaşlarının (2018) çalışması, DEHB belirtilerinin adet döngüsü boyunca sabit kalmadığını, üreme hormonlarındaki dalgalanmayla birlikte değiştiğini ortaya koyuyor. Genel eğilim şu: östrojen düştüğünde belirtiler ağırlaşıyor.
Pratikte bu, döngünün ikinci yarısına ve özellikle adet öncesi günlere denk geliyor.
Burada bir sınır çizmem gerekiyor. Bu alan görece yeni ve çalışma sayısı az. Herkeste aynı deseni vaat eden bir içerik görürsen temkinli ol; bilinen şey dalgalanmanın gerçek olduğu, bilinmeyen şey ise bunun her kadında aynı biçimde işleyip işlemediği.
Ay boyunca aynı kişi olmadığını fark etmek bir zaafın kabulü gibi yaşanıyor. Bana kalırsa bir bilginin kazanılması.
Hangi belirtiler ağırlaşıyor
En sık bildirilenler şunlar:
- Dikkat. Aynı metni okuyup anlamamak, çalışma belleğine bağlı unutkanlıkta artış, cümlenin ortasında kaybolmak.
- Duygu. Duygu düzenleme zorlaşıyor; küçük şeyler daha çok batıyor. Reddedilme duyarlılığı olan biri için bu hafta ayrıca zor geçiyor; ayrıntısı disforik reddedilme duyarlılığı yazısında.
- Uyaran toleransı. Ses, ışık, kalabalık daha çabuk yoruyor. Normalde idare edilen bir ortam bu hafta dayanılmaz olabiliyor.
- Uyku. Uykuya dalmak zorlaşıyor ve bu ertesi günü doğrudan ağırlaştırıyor.
- İlaç etkisi. Bazı kadınlar aynı dozun bu dönemde daha az işe yaradığını bildiriyor. Bu, kendi başına karar verilecek bir konu değil; hekimle konuşulacak bir gözlem.
Bende en belirgin olan ikincisi. İşin kalitesi çok düşmüyor ama aynı geri bildirim o hafta bambaşka bir yere oturuyor. Bunu bilmek, o hafta gelen bir eleştiriye verdiğim tepkiyi ertesi güne ertelememi sağlıyor.
Neden bu kadar geç konuşulmaya başlandı
DEHB araştırmalarının uzun bir dönemi erkek çocuklar üzerinden yürüdü. Kadınların tablosu hem klinikte hem literatürde geç görüldü (Quinn ve Madhoo, 2014). Hormonların etkisi de bu gecikmenin bir parçası.
Young ve arkadaşlarının (2020) uzman uzlaşı metni yaşam boyu bakış açısını özellikle vurguluyor: ergenlik, gebelik, doğum sonrası dönem ve menopoz geçişi, kadınlarda DEHB'nin seyrini etkileyen dönemler olarak ele alınıyor.
Bu metni okurken şunu düşündüm: bir kadın tanıyı otuzunda alıyorsa, o zamana kadar ergenliğini ve belki birkaç büyük hormonal geçişi tanısız yaşamış oluyor. O yılların hiçbirinde kimse ona “bu haftalarda niye böyle oluyorsun” diye sormamış oluyor.
Menopoz geçişi
Aynı mantık burada da geçerli. Menopoz geçişinde östrojen kalıcı olarak düşüyor ve bu dönemde DEHB belirtilerinin ağırlaştığını bildiren kadın sayısı fazla.
Bu dönem ayrıca geç tanının sık gerçekleştiği aralıklardan biri. Yıllarca işe yarayan telafi stratejileri bu geçişte yetmemeye başlıyor ve altta duran tablo görünür oluyor. Elli yaş sonrasının tamamını 50 yaşından sonra DEHB yazısında ele aldım.
Sık yaşanan bir karışıklık da şu: bu dönemdeki unutkanlık ve dağınıklık yalnızca menopoza bağlanıp geçiliyor. İkisi birlikte olabiliyor ve ayrı ayrı ele alınabiliyor.
Kendi desenini çıkarmak
En işe yarayan adım bu ve kimse senin yerine yapamıyor.
İki üç döngü boyunca kayıt tut. Günde tek satır yeterli: bugün dikkat nasıldı, duygu nasıldı, uyku nasıldı. Üç şeye 1'den 5'e kadar puan vermek bile çalışıyor. Kendi desenini tahminle değil kayıtla öğreniyorsun.
Kaydı zor tarafta tutma. Kötü hafta geldiğinde uzun not yazacak halde olmuyorsun. O yüzden sistem üç saniyede doldurulabilecek kadar basit olmalı; karmaşık tuttuğum her tablo ikinci ayda öldü.
Desen çıkınca takvimi ona göre kur. Zor haftaya ağır işleri koymamak mümkünse en pratik müdahale. Sunum, sınav, zor konuşmalar, yeni bir işe başlamak için diğer haftayı tercih etmek.
Zor haftaya azaltılmış bir plan yaz. Yapılacaklar listesini o haftalarda kısaltmak bir taviz değil, bir hesap. Ben o haftalarda üç maddeden fazlasını yazmıyorum.
Kendine gerekçe hazırlama zahmetinden kurtul. Kötü hafta geldiğinde kendini sorguladığın süre de bir maliyet. Deseni bildiğinde o süre kendiliğinden ortadan kalkıyor. Bende en büyük kazanç bu oldu.
Uykuyu koru. Bu dönemde uyku daha kırılgan ve uykusuzluk her belirtiyi büyütüyor. DEHB ve uyku yazısı bu kısmı ayrıntılandırıyor.
Sık yapılan iki hata
Birincisi deseni bir kader gibi okumak. “Bu hafta zaten kötü geçecek” diye başlayan bir hafta, kendi kehanetini gerçekleştiriyor. Desen bir tahmin aracı olarak işe yarıyor, bir teslimiyet gerekçesi olarak işe yaramıyor. Ben zor haftaya işi azaltarak giriyorum ama sıfırlamıyorum.
İkincisi her dalgalanmayı hormonlara yazmak. Uykusuz geçen bir hafta, yoğun bir teslim dönemi, hastalık, mevsim geçişi de aynı tabloyu üretebiliyor. Kayıt tutmanın asıl değeri burada: hangi dalgalanmanın döngüyle örtüştüğünü, hangisinin bambaşka bir sebebi olduğunu ayırt etmeni sağlıyor.
Ne zaman uzmana danışmalı
Dalgalanma herkeste var; ne zaman konuşulması gerektiğini ayıran şey şiddeti ve yarattığı zarar:
- Belirtiler o hafta işini, okulunu ya da ilişkilerini gerçekten aksatıyorsa.
- Adet öncesi dönemde belirgin çökkünlük, umutsuzluk ya da yoğun öfke yaşıyorsan. Bu tabloların ayrı bir adı ve ayrı bir yaklaşımı var, DEHB'ye yazılıp geçilmemeli.
- Kullandığın ilacın etkisi döngünün belirli günlerinde belirgin biçimde değişiyorsa.
- Menopoz geçişinde yıllardır idare ettiğin şeyler birden yetmemeye başladıysa.
Zorlandığın bir dönemde kendine zarar verme düşüncesi geliyorsa bunu tek başına taşıma. Türkiye'de 112 Acil'i arayabilir, ALO 183 Sosyal Destek Hattı'ndan yönlendirme isteyebilirsin.
Bu bilginin bende değiştirdiği şey
Deseni öğrendiğimden beri kötü haftanın kendisi kolaylaşmadı. Kolaylaşan şey, o hafta kendime söylediklerim oldu.
Eskiden “ben neden böyleyim” diye soruyordum. Şimdi takvime bakıyorum ve “tamam, bu hafta o hafta” diyorum. Aynı yorgunluk, çok daha az suçluluk.
Yaşam boyu tabloyu kadınlarda DEHB yazısında ele aldım.
Sık sorulanlar
- DEHB belirtileri adet döngüsüyle değişir mi?
- Bunu bildiren kadın sayısı çok fazla ve gözlemi destekleyen araştırmalar var. Östrojen düştüğünde dikkat ve duygu düzenleme genelde zorlaşıyor.
- Döngünün hangi dönemi daha zor geçiyor?
- İkinci yarı ve adet öncesi dönem en çok zorlanılan aralık olarak tarif ediliyor.
- Menopozda DEHB belirtileri ağırlaşır mı?
- Aynı mekanizma menopoz geçişinde belirtilerin ağırlaşmasını açıklıyor olabilir. Bu dönemde ilk kez tanı alan kadın sayısı az değil.
- Kendi desenimi nasıl çıkarırım?
- Birkaç döngü boyunca gün gün not tutarak. Hangi belirtinin hangi günlerde ağırlaştığını görmek, planlamayı ve hekimle konuşmayı değiştiriyor.
Yeni yazılardan haberdar ol
Yeni yazı yayınladığımda haber vereyim. Reklam yok, başka bir şey yok.