More Attention, Less Deficit
Ari Tuckman
Atlaya atlaya okunmak için tasarlanmış bir DEHB kitabı ve bu vaadini gerçekten tutuyor. 2009'da yazıldığını akılda tutarak okumak şartıyla.
Bu yazıda 12 bölüm var
2009'da Specialty Press'ten, A.D.D. Warehouse etiketiyle çıktı. Tam adı More Attention, Less Deficit: Success Strategies for Adults with ADHD. Üç yüz seksen sayfa civarı.
Ari Tuckman klinik psikolog; psikoloji doktorası ve işletme yüksek lisansı var. Çocuk ve yetişkinlerde DEHB tanısı ve tedavisi üzerine çalışıyor. Kitap çıktığında Dikkat Eksikliği Bozukluğu Derneği'nin (ADDA) yönetiminde başkan yardımcısı olarak tanıtılıyordu.
Doğrulanmış bir Türkçe basımına ulaşamadım; İngilizce adıyla yazıyorum.
Sayfa köşesi koparılan kitap
Bu kitabı diğerlerinden ayıran ilk şey biçimi.
Kitap iki sayfa kadar süren kısa makalelerden oluşuyor. Her makale kendi başına okunabiliyor. Yayınevi tanıtımı kitabı, DEHB'li yetişkinlerin sayfalar arasında atlama eğilimine göre kurulmuş tek DEHB kitabı olarak sunuyor.
Bir de küçük, tuhaf bir ayrıntı: sayfa köşeleri delikli. Okuduğun makalenin köşesini koparıyorsun ve hangi makaleleri okuduğunu kitabın kenarından görebiliyorsun.
Bu fikir ilk duyduğumda bana biraz oyuncak gibi geldi. Sonra düşündüm: DEHB'li biri olarak bir kitabı en çok nerede bırakıyorum? Nerede kaldığımı unuttuğum için. Hangi bölümleri okuduğumu hatırlamadığım için baştan başlayıp aynı ilk elli sayfayı üçüncü kez okuduğum için.
Sayfa köşesi, bu sorunu kitabın fiziksel tasarımına yerleştirilmiş bir çözüm. Sitedeki DEHB'de kitap okumak neden zor yazısını yazarken aklımda bu tür çözümler vardı.
Kitabın başında "Bu kitap nasıl okunur" ve "Bu kitabı farklı kılan ne" başlıklı iki kısa bölüm var. İkisini okumak, kitabı nasıl kullanacağını anlamak için yeterli.
Dört bölüm
Makaleler dört büyük bölüm altında toplanıyor.
Yetişkinlerde DEHB'yi anlamak. İlk makale yürütücü işlevler üzerine ve başlığı her şeyin buradan aktığını söylüyor. Ardından tanı, DEHB ve beyin, DEHB'nin hayatı neden bu kadar etkilediği.
Etkili tedaviyle başlamak. İlaç, terapi ve koçluk, geleneksel olmayan tedaviler.
Gerekli becerileri kurmak. Özsaygı ve etkililik, bellek yönetimi, zaman yönetimi, düzen, araçlar ve hedefler.
Hayatın belirli alanlarını iyileştirmek. Ev işleri, ilişkiler, arkadaşlıklar, ebeveynlik, üniversite ve iş.
Sonda "DEHB'nin acısı" başlıklı bir sonsöz, bir kaynaklar eki ve kaynakça var.
Sıralamanın mantığı bence kitabın gizli gücü. Okur istediği makaleden başlayabiliyor, ama kitap önerilen bir yol da çiziyor: önce anlamak, sonra tedaviyi yoluna koymak, sonra beceri kurmak, en son bu becerileri hayatın alanlarına taşımak.
Bir milyon şey
Girişin başlığı hayatı daha iyi hâle getirecek bir milyon şeyden söz ediyor. İlk okuduğumda irkildim.
Sitede kaynaksız tavsiye listelerinden oluşan DEHB kitaplarını eleştiren bir yazı yazdım ve bu başlık o kalıba çok benziyor. Yüzlerce kısa makale, her birinde birkaç strateji. Kâğıt üzerinde tam da uzak durmayı önerdiğim türden bir kitap.
Kitabı o türden ayıran iki şey var ve adil olmak için bunları söylemem gerekiyor.
Birincisi, stratejilerden önce bir çerçeve kuruyor. Yürütücü işlevler ve tedavi bölümleri, beceri makalelerinin neden işe yarayabileceğini açıklayan bir zemin sağlıyor. Bir strateji tutmadığında neden tutmadığını düşünmek için elinde bir model oluyor.
İkincisi, tedaviyi stratejilerin önüne koyuyor. Kitabın sıralaması okura önce tanı ve tedavi konusunda sağlam bir yere basmasını, sonra beceri kurmasını öneriyor. Kaynaksız tavsiye listelerinin çoğu bu sırayı tersine çeviriyor ya da tedaviyi hiç anmıyor.
Bu iki özellik kitabı bir ipucu derlemesinden daha fazlası yapıyor. Yine de bir milyon şeyden bir tanesini seçip denemek, hepsini okumaktan daha değerli.
Önce yürütücü işlevler
Kitabın açılışını yürütücü işlevlere ayırması 2009 için iyi bir tercihti.
Tuckman DEHB'yi dikkat eksikliği olarak anlatmak yerine bilginin nasıl işlendiği ve davranışın nasıl düzenlendiği üzerinden anlatıyor. Bu, Barkley'nin kuramının genel okura taşınmış bir hâli gibi. Bazı stratejilerin neden işe yaradığını, bazılarının neden yaramadığını da bu çerçeveye bağlıyor.
Kitabın tamamında tekrar eden bir fikir var: DEHB'de sorun çoğu zaman ne yapılacağını bilmek değil, bilineni yapmak.
Bu fikir, "sadece daha çok çabala" tavsiyesinin neden işe yaramadığını açıklıyor. Bilgi eksik olsaydı daha çok bilgi yeterdi. Eksik olan bilgiyi doğru anda devreye sokan sistem.
Tedaviye ayrılan yer
İkinci bölüm, kitabın güvenilirliğini en iyi gösteren kısım.
Tuckman DEHB'nin tedavisini birkaç bileşenin birlikte çalıştığı bir bütün olarak anlatıyor: DEHB hakkında bilgi edinmek, ilaç, koçluk ve terapi. Hiçbirini tek başına çözüm olarak sunmuyor.
İlaç kısmı uyarıcı ilaçları ciddiye alıyor ve ilacı, niyet ile eylem arasındaki mesafeyi kısaltabilecek bir araç olarak ele alıyor. Kitabın geri kalanının beceri kurmaya ayrılmış olması da ilacın tek başına yeterli görülmediğini gösteriyor. İlaç kararı her durumda hekimle verilir.
Terapi ile koçluk arasındaki ayrım da işe yarıyor. Koçluk daha çok beceri kurmaya, stratejiye ve gündelik taleplerle başa çıkmaya odaklanıyor. Terapi ise tanı almadan geçen yıllarda biriken olumsuz inançlarla, kendilik algısıyla ilgileniyor. İkisinin farklı ihtiyaçlara cevap verdiğini bilmek, hangisine ne zaman başvurulacağını seçmeyi kolaylaştırıyor. Koçluğu sitede DEHB koçluğu nedir yazısında ayrıca ele aldım.
Geleneksel olmayan tedavilere ayrılan kısmı okurken tarihe dikkat etmek gerekiyor. 2009'dan bu yana bu yöntemlerin bir kısmı daha sıkı çalışmalarla sınandı. Örneğin Cortese ve arkadaşlarının 2016 meta-analizi, nörofeedback'in körleştirilmiş değerlendirmelerde anlamlı bir etki göstermediğini buldu. Bu kısımdaki her yöntemi güncel bir kaynakla karşılaştırarak okumak en sağlıklısı.
Beceriler
Üçüncü bölüm kitabın en kalın kısmı ve en çok kullandığım yer.
Özsaygı ve etkililik. Beceri bölümünün özsaygıyla açılması bilinçli bir tercih gibi duruyor. Yıllarca başarısız olduğunu düşünen biri yeni bir strateji denemeye bile isteksiz olabiliyor.
Bellek yönetimi. Çalışma belleğinin zayıf olduğu bir beyinde bilgiyi kafada tutmaya çalışmak yerine dışarıya yazmak, zamanlayıcı kullanmak, hatırlatıcıları görünür yerlere koymak.
Zaman yönetimi. Takvim, rutinler, işleri parçalara bölmek.
Düzen. Eşyaların ve kâğıtların bir yeri olması, sistemin karmaşık olmaması.
Araçlar. Kitabın yazıldığı dönemin araçları. Tahmin edileceği gibi en çok eskiyen yer burası.
Hedefler. Uzun vadeli hedefleri gündelik adımlara bağlamak.
Makalelerin kısa olması burada büyük avantaj. Bir sabah zaman yönetimiyle ilgili tek bir makale okuyup o gün tek bir şeyi denemek mümkün. Uzun bir bölümü bitirmek zorunda hissetmeden.
Hayatın alanları
Son bölüm ev işleri, ilişkiler, arkadaşlıklar, ebeveynlik, üniversite ve iş hayatına ayrılmış.
İlişkiler ve arkadaşlıklar makaleleri, DEHB'li kişinin yanında yaşayanlar için de okunabilecek biçimde yazılmış.
Ev işleri makaleleri beklemediğim kadar işe yaradı. DEHB kitaplarında ev işleri genellikle ya hiç yer almıyor ya da üretkenlik tavsiyelerinin arasına sıkıştırılıyor. Burada kendi başına bir konu.
Sonsöz
Kitabın en çok aklımda kalan kısmı sonsöz.
"DEHB'nin acısı" başlığı bir strateji kitabı için beklenmedik. Yüzlerce sayfa boyunca ne yapılacağını anlattıktan sonra kitabı bu başlıkla kapatmak, DEHB'nin insanlara gerçekten acı verdiğini açıkça kabul etmek demek.
Bu kabul benim için önemliydi. Strateji kitaplarının çoğu okuru hep bir sonraki adıma itiyor ve bazen insanın yalnızca yorulduğunu, yıllar boyunca biriken kaybın gerçek olduğunu duymaya ihtiyacı oluyor. Kitabın bunu en sona koyması da anlamlı.
On yedi yıl sonra
2009 bir DEHB kitabı için uzun zaman önce.
Tanı ölçütleri değişti. Kitap DSM-IV döneminde yazıldı. 2013'te yayımlanan DSM-5 alt tip yerine görünüm kavramını getirdi, belirtilerin başlama yaşı sınırını 7'den 12'ye çıkardı ve 17 yaş üstü için gereken belirti sayısını beşe indirdi. Kitaptaki tanı makalelerini bu değişiklikleri bilerek okumak gerekiyor.
Araştırma ilerledi. Safren ve arkadaşlarının yetişkin DEHB'de bilişsel davranışçı terapinin etkisini gösteren JAMA çalışması kitaptan bir yıl sonra, 2010'da yayımlandı. Kalıtım konusunda da tablo netleşti: Faraone ve Larsson'ın 2019 derlemesi kalıtım oranını yaklaşık yüzde 74 veriyor. Kitabın genel yönü bu bulgularla çelişmiyor, ama bu verileri içermiyor.
Kadınlarda DEHB anlayışı değişti. Kadınların nasıl gözden kaçtığı, hormonal dönemlerin belirtileri nasıl etkilediği, maskeleme gibi konular 2009'dan sonra çok daha fazla konuşulur oldu. İçindekilerde bu konulara ayrılmış bir bölüm görmedim.
Araçlar eskidi. Akıllı telefonlar kitabın yazıldığı sırada yaygınlaşmaya yeni başlıyordu. Araç önerilerinin bir kısmı bugün tuhaf duruyor. İlkeler geçerli: dışarıya yaz, görünür kıl, hatırlatıcıyı doğru ana koy. Araç seçerken dikkatli olmak da gerekiyor, çünkü uygulama avcılığı başka bir erteleme biçimine dönüşebiliyor.
Kısa makale biçiminin bedeli
Biçimin avantajı büyük ama bir bedeli de var.
İki sayfalık makaleler bir konuyu açıyor ama çoğu zaman derinleştiremiyor. Bir stratejinin neden işe yaradığı kısaca anlatılıyor, nerede işe yaramadığı ya da hangi durumlarda uyarlanması gerektiği her zaman söylenmiyor.
Bağımsız okunabilmeleri için her makalenin belli bir bağlamı yeniden kurması gerekiyor. Bu da sırayla okuyan birinin tekrarlarla karşılaşmasını kaçınılmaz kılıyor.
Sonda bir kaynakça var. Ama kısa makale biçimi, tek tek iddiaların hangi çalışmaya dayandığını metnin içinde izlemeye pek alan bırakmıyor.
Bu listedeki yeri
Bu yazıyla birlikte incelediğim kitaplara bakınca Tuckman'ın yeri netleşiyor.
Barkley'nin ADHD and the Nature of Self-Control'ü kuramı veriyor ama pratik bir tek sayfa sunmuyor. Ramsay'in kitapları düşünceler ile beceriler arasındaki bağı kuruyor ama bir terapi çerçevesi içinde. Zylowska tek bir yönteme, farkındalığa odaklanıyor.
Tuckman bunların hepsinden biraz alıp bir başvuru kitabına dönüştürüyor. Derinliği en az olan kitap bu, ama en geniş alanı kapsayan ve en kolay açılıp kapanan kitap da bu.
Kime
Yeni tanı almış bir yetişkin için iyi bir ikinci kitap. İlk kitap tabloyu tanımaya ve utancı azaltmaya yarıyorsa, bu kitap ne yapılacağına geçişi kolaylaştırıyor.
Uzun kitapları bitiremeyenler için belki de en uygun kitap. Biçimi tam olarak bu okur için tasarlanmış.
DEHB'li biriyle yaşayan eşler ve aile üyeleri için de ilişkiler ve ev işleri makaleleri yararlı.
Derin bir kuramsal çerçeve ya da güncel araştırma özeti arayan biri için yeterli değil. O durumda daha güncel ve kaynak yoğun bir kitap gerekiyor.
Benim önerim: önce baştaki iki kısa okuma kılavuzunu, sonra yürütücü işlevler makalesini oku. Ardından içindekiler sayfasını aç ve o hafta seni en çok zorlayan konunun makalesine git. Köşeyi kopar. Bir dahaki sefere kitabı açtığında, nerede kaldığını kitap sana söyleyecek.