DEHB'de uygulama avcılığı ve sistem çöpü
Her ay yeni bir uygulama, yeni bir defter, yeni bir yöntem. Neden hep yeni sistem arıyoruz ve bu arayışın kendisi neden bir erteleme biçimi.
Bu yazıda 6 bölüm var
Telefonunda kaç tane yapılacaklar uygulaması var? Çekmecende kaç tane yarım kalmış defter?
Her biri alındığı gün için kusursuzdu. Üç hafta sonra hiçbiri açılmadı.
Sözlükteki adı uygulama avcılığı.
Neden hep yeni sistem
Yenilik ödül veriyor. Yeni bir sistemi kurmak keyifli. Renk seçiyorsun, kategori kuruyorsun, ayarları düzenliyorsun. Bunların hepsi görünür ilerleme üretiyor ve ödül hemen geliyor.
Plichta ve Scheres'in (2014) meta analizi, DEHB'de ödül beklentisi sırasında ventral striatum yanıtının farklılaştığını gösteriyor. Gündelik karşılığı şu: hemen gelen ödül belirleyici oluyor, ileride gelen ödül zayıf kalıyor.
Sistem kurmak hemen ödül veriyor. Sistemi kullanmak ödülü aylar sonra veriyor.
Yenilik sönüyor. Üçüncü hafta uygulama artık tanıdık. Tanıdık olan görünmez hâle geliyor. Sözlükte yeniliğin sönmesi.
Sistem bozulduğunda tamir yerine yenisi geliyor. Bir düzen aksadığında onu düzeltmek sıkıcı, sıfırdan kurmak heyecanlı. Sözlükte yeni defter etkisi.
Yeni sistem aramak çalışmak gibi hissettiriyor. Tam bu yüzden fark edilmesi en zor erteleme biçimi.
Üretkenlik ertelemesi
Bu davranışın adı var: üretkenlik erteleme. Asıl işi yapmak yerine, asıl işi yapmayı kolaylaştıracağını düşündüğün bir şeyle uğraşmak.
Nasıl tanınır:
- Bir işe başlamadan önce o iş için sistem kurma ihtiyacı duymak
- Kurulan sistemi asıl işten daha ayrıntılı hâle getirmek
- Uygulama karşılaştırma videoları izlemekle geçen akşamlar
- Yöntem hakkında okumakla, yöntemi uygulamaktan çok daha fazla vakit geçirmek
Steel'in (2007) erteleme modelinde bu davranış oldukça açık: sıkıcı ve uzak ödüllü bir işin yerine, keyifli ve yakın ödüllü bir iş konuluyor.
Sistem çöpü
Bırakılan sistemler ortadan kaybolmuyor. Sözlükte sistem çöpü olarak geçen şey birikiyor:
- Yarım dolu üç uygulama
- İki farklı defter
- Buzdolabındaki notlar
- Kendine gönderilmiş e-postalar
Bunun somut bir maliyeti var: hiçbirine güvenmiyorsun. Güvenmediğin için her şeyi yine kafanda tutuyorsun. Yani sistem kurmanın amacı tam tersine dönüyor.
Çıkış yolu
1. Üç ay sözü ver. Şu an kullandığın aracı üç ay değiştirmeyeceğine karar ver. Yetersiz gelse bile. Wood ve Rünger'in (2016) çerçevesinde otomatikleşme tekrar gerektiriyor ve tekrar, ancak araç sabit kaldığında mümkün.
2. Hepsini boşalt. Bütün eski sistemleri tek tek aç, içindekileri tek bir yere taşı, sonra kapat. Ayrıntısı tek liste kuralı yazısında.
3. Basit olanı seç. Az özellikli bir araç, çok özellikli bir araçtan daha uzun ömürlü oluyor, çünkü ayarlanacak bir şeyi yok.
4. Kurcalamayı bir yere hapset. Sistemle oynama isteği tamamen kaybolmuyor. Ona bir zaman ayır: haftalık gözden geçirmenin son beş dakikası. Ayrıntısı haftalık gözden geçirme yazısında.
5. Sistem bozulduğunda tamir et. Bir düzen aksadığında sorulacak soru şu: bu sistemin hangi tek parçası çalışmıyor? Genelde bir parça oluyor ve o parçayı değiştirmek yeterli.
Aracın hiç önemi yok mu
Var, ama sanıldığından çok daha az. Belirleyici olan iki şey:
- Elinin çabuk uzanması. Açması üç dokunuş süren bir araç kullanılmıyor.
- Görünür olması. Açmadığın sürece hatırlamadığın bir araç işe yaramıyor.
Bunların ötesinde araçlar birbirine oldukça benziyor. Kâğıt bir defter, en pahalı uygulamayla aynı işi görebiliyor.
Özet
Yeni sistem arayışı bir çözüm arayışı gibi görünüyor; çoğu zaman bir kaçış. Çözüm daha iyi bir araç bulmak olmuyor, mevcut aracı bırakmamak oluyor.