İçeriğe geç
Yöntemler

DEHB koçluğu nedir, terapiden farkı ne

Koçluk kime uygun, neyi çözüyor, neyi çözmüyor? Terapi ve ilaç tedavisiyle ilişkisi, kanıtın sınırları ve koç seçerken sorulacak sorular.

5 dakika okumaOrta

Read this article in EnglishDiesen Artikel auf Deutsch lesenLire cet article en français

Bu yazıda 9 bölüm var

Tanıdan sonraki aylarda bende tuhaf bir şey oldu: ne yapmam gerektiğini artık biliyordum ve hala yapamıyordum.

Okuduğum her kaynak aynı şeyleri söylüyordu. Tek liste tut. Takvime yaz. İşi parçalara böl. Hepsi doğruydu, hepsini anlamıştım ve hiçbiri hayatıma girmiyordu.

Bilgi ile uygulama arasında bir boşluk var ve bu boşluk DEHB'de tam olarak en zayıf yerimiz. İşte koçluk denen şey tam oraya çalışıyor.

Koçluk ne yapıyor

Koçluk, gündelik işleyişe odaklanan yapılandırılmış bir çalışma. Tipik olarak şunları içeriyor:

  • Hedefi adımlara bölmek. Büyük ve belirsiz bir hedefi, bu hafta yapılabilecek somut adımlara indirmek. “Tezi ilerlet” değil, “çarşamba sabahı iki saat kaynak taraması”.
  • Sistem kurmak. Takvim, liste, hatırlatıcı ve dosya düzeni gibi altyapıları kişiye göre tasarlamak. Anahtar kelime burada “kişiye göre”; hazır sistemler çoğu zaman tutmuyor.
  • Düzenli takip. Haftalık görüşmeler. Buradaki asıl etken çoğu zaman düzenliliğin kendisi oluyor: dışarıdan gelen bir takip, DEHB'de en çok eksik olan şey.
  • Engelleri çözmek. Bir sistem tutmadığında sebebini bulup uyarlamak. Bu, kendi başına yapması en zor kısım, çünkü sistem tutmadığında insan önce kendini suçluyor.

Kanıt ne durumda

Burada dürüst olmam gerekiyor, çünkü koçluk alanı kendini bazen olduğundan güçlü anlatıyor.

Küçük ölçekli çalışmalar olumlu sonuçlar bildiriyor. Kubik'in (2010) çalışması ve Prevatt ile Yelland'ın (2015) üniversite öğrencileriyle yürüttüğü değerlendirme, koçluk alan katılımcılarda öz düzenleme ve akademik işleyişte iyileşme bildiriyor.

Ama bu kanıt tabanı, ilaç tedavisi ya da bilişsel davranışçı terapi kadar geniş değil. Örneklemler küçük, çalışma sayısı az ve karşılaştırma grupları sınırlı.

Bunu bilerek yaklaşmak bence en doğrusu: koçluk denemeye değer bir destek, ama “kanıtlanmış tedavi” diye pazarlanan bir şeye temkinli yaklaşmak gerekiyor.

Koçluk yeni bilgi vermiyor. Bilinen şeyin uygulanmasını sağlıyor ve DEHB'de zaten kopan halka orası.

Terapiden farkı

Bu ayrımı netleştirmek önemli, çünkü karıştırıldığında insanlar yanlış yerden destek alıyor ve sonuç alamayınca ikisinden birden vazgeçiyor.

Terapi duygu, düşünce kalıpları, geçmiş ve ilişkilerle çalışıyor. Utanç, kaçınma, öz eleştiri, kaygı gibi başlıklar terapinin alanı. Bilişsel davranışçı terapi yetişkin DEHB'de en çok araştırılmış psikoterapi yaklaşımı.

Koçluk bugünün işleyişiyle çalışıyor. Neyi ne zaman yapacağın, sistemin nasıl kurulacağı, haftanın nasıl planlanacağı.

İlaç tedavisi belirtilerin şiddetini azaltıyor. Dikkat, dürtüsellik ve huzursuzluk üzerinde etkisi ölçülmüş durumda.

Üçü birbirinin yerine geçmiyor. Avrupa uzlaşı metni (Kooij ve ark., 2019), yetişkin DEHB'de çok bileşenli bir yaklaşımı öneriyor: psikoeğitim, ilaç ve psikolojik destek birlikte.

Pratik bir ayırt edici soru şu: takıldığın yerde “ne yapacağımı bilmiyorum” mu diyorsun, yoksa “biliyorum ama yaklaşamıyorum” mu? İlki koçluğun alanı. İkincisinin altında genelde duygusal bir yük var ve orası terapinin alanı.

Koç seçerken

Türkiye'de koçluk için standart bir meslek düzenlemesi ve zorunlu bir yeterlilik belgesi bulunmuyor. Bu, alanın tamamen güvenilmez olduğu anlamına gelmiyor; seçim yükünün tamamen sende olduğu anlamına geliyor.

Sorulacak sorular:

  • Eğitiminiz ne? DEHB'ye özel bir eğitim almış mı, yoksa genel koçluk sertifikası mı var?
  • Kimlerle çalışıyorsunuz? Yetişkin DEHB deneyimi olan biri mi?
  • Nasıl çalışıyorsunuz? Görüşme sıklığı, süresi, arada iletişim var mı?
  • Sınırlarınız ne? Terapötik bir konu çıktığında ne yapıyor? Yönlendirme yapabiliyor mu?
  • Ücretlendirme nasıl? Paket zorunluluğu var mı, tek seans denenebiliyor mu?

Bir de gözlemlemen gereken bir şey var: koç seni dinliyor mu, yoksa hazır bir sistemi mi uyguluyor? İlk görüşmede sana bir şablon sunuluyorsa dikkatli ol.

Uyarı işaretleri: garanti sonuç vaat etmek, uzun ve iade edilemeyen paketler dayatmak, ilaç hakkında yorum yapmak, tanıyı sorgulamak, “sen sadece disiplinsizsin” tonunda konuşmak.

Bir koçluk görüşmesi neye benziyor

Merak edenler için tipik akış şöyle anlatılıyor.

İlk görüşmede mevcut durum konuşuluyor: neler tutuyor, neler tutmuyor, hangi alan en acil. Sonra bir ya da iki hedef seçiliyor; hepsini birden ele almak bu işin en sık yapılan hatası.

Haftalık görüşmelerde üç şey oluyor: geçen hafta ne olduğuna bakılıyor, tutmayan şeyin sebebi aranıyor, gelecek hafta için çok küçük ve çok somut bir adım belirleniyor.

Kritik ayrıntı şu: adım küçük olmadığında sistem çöküyor ve çöktüğünde insan koçluğu bırakıyor. İyi bir koç, senin iddialı olma isteğini frenleyen kişi oluyor.

Kimin için daha uygun

Koçluk herkese aynı ölçüde uymuyor. Daha çok işe yaradığı durumlar:

  • Tanı yeni konmuş ve sistem kurmak gerekiyor
  • Belirtiler tedaviyle hafiflemiş ama gündelik düzen hala oturmamış
  • Belirli bir proje var: tez, iş kurma, taşınma, sınav dönemi
  • Yalnız çalışan biri olarak dışarıdan hiç yapı gelmiyor

Daha az uygun olduğu durumlar: belirgin çökkünlük, yoğun kaygı ya da işlevselliğin ciddi biçimde bozulduğu bir dönem. Böyle bir dönemdeysen sıra önce klinik değerlendirmede.

Maliyet ve erişim

Koçluk çoğu yerde cepten ödenen bir hizmet ve düzenli görüşme gerektirdiği için toplam maliyeti yüksek olabiliyor.

Bunu açıkça yazıyorum, çünkü erişilemeyen bir çözümü tek seçenek gibi sunmak kimseye yardım etmiyor. Aynı işlevin bir kısmını üstlenen ve ücretsiz olan yollar var.

Koçluk yerine geçebilecek şeyler

  • Sorumluluk ortağı. Haftada bir konuşulan bir arkadaş. İkiniz de aynı düzeni kuruyorsanız daha da iyi çalışıyor. Sözlükte sorumluluk ortağı başlığı var.
  • Eşlikçi çalışma. Aynı ortamda, sessizce, yan yana çalışmak. Ayrıntısı eşlikçi çalışma yazısında.
  • Haftalık gözden geçirme. Kendi kendine yapılan yapılandırılmış bir gözden geçirme. Benim en uzun süre tutturabildiğim şey bu oldu; ayrıntısını haftalık gözden geçirme yazısında anlattım.
  • Destek grupları. Aynı tabloyu yaşayan insanlarla düzenli temas. Buradaki fayda bilgiden çok, görülmekten geliyor.

Kendi düşüncem

Koçluğun bende işe yarayacağına inandığım kısım şu: dışarıdan gelen düzenli bir temas.

Kendi kendime kurduğum her sistemin ortak kaderi aynı: üçüncü hafta sönüyor. Sistem kötü olduğu için değil, onu hatırlatan hiçbir şey olmadığı için. Haftada bir birine hesap veriyor olmak, o hatırlatmayı dışarıya taşıyor.

Koçluk bir tedavi değil ve kimse öyle sunmamalı. Terapinin ya da ilaç tedavisinin yerine geçmiyor; onların bıraktığı pratik boşluğa çalışıyor. O boşluk senin en çok takıldığın yerse, denemeye değer.

Sık sorulanlar

DEHB koçluğu nedir?
Gündelik işleyişe odaklanan yapılandırılmış bir destek biçimi: sistem kurmak, hedefi adımlara bölmek ve düzenli takip.
Koçluk ile terapi arasındaki fark nedir?
Odakta. Terapi duygu, düşünce kalıpları ve geçmişle çalışıyor; koçluk bugünün işleyişiyle.
Koç tanı koyabilir mi?
Koyamıyor. Koçluk tanı koymuyor, ilaç önermiyor ve terapinin yerine geçmiyor.
Koç seçerken neye bakmalı?
Türkiye'de koçluk için standart bir meslek düzenlemesi bulunmuyor. Bu yüzden eğitim geçmişini, çalışma biçimini ve sınırlarını açıkça sormak gerekiyor.

Bu yazı nasıl hazırlandı

Cansu DEHB ile yaşayan bir yetişkin; hekim ya da sağlık uzmanı değil. Bu bir deneyim yazısı olmaktan çok bir derleme: bilgiler yayımlanmış çalışmalara ve resmî kaynaklara dayanıyor, kaynaklar yazının altında listeleniyor.

Yazı bir uzman tarafından gözden geçirilmedi. Tanı, ilaç ve tedavi kararları hekiminle verilecek şeyler; hak, rapor ve başvuru süreçlerinin ayrıntıları ise zamanla değişebildiği için ilgili kurumdan teyit edilmeli. Daha fazlası.

Kaynaklar3
  1. Kubik, J. A. (2010). Efficacy of ADHD coaching for adults with ADHD. Journal of Attention Disorders, 13(5), 442-453.↩
  2. Prevatt, F., & Yelland, S. (2015). An empirical evaluation of ADHD coaching in college students. Journal of Attention Disorders, 19(8), 666-677.↩
  3. Kooij, J. J. S., Bijlenga, D., Salerno, L. ve ark. (2019). Updated European Consensus Statement on diagnosis and treatment of adult ADHD. European Psychiatry, 56, 14-34.↩

Bu yazı 16 Eylül 2026 tarihinde güncellendi.

Yeni yazılardan haberdar ol

Yeni yazı yayınladığımda haber vereyim. Reklam yok, başka bir şey yok.