İçeriğe geç
Kitap Önerilerim

Akıllı Kadınlar İçin DEHB

Tracy Otsuka

Bir podcast bölümü gibi akıyor ve bazı sayfaları gerçekten iyi geliyor. Süper güç tonu ve kaynağını bulamadığım rakamlar yüzünden kalem elimde okudum.

7 dakika okuma
Bu yazıda 11 bölüm var

Özgün adı ADHD for Smart Ass Women. Aralık 2023'te HarperCollins'in William Morrow markasından çıktı. Alt başlığı, okura DEHB'li beynine âşık olmayı öğretmeyi vaat ediyor.

Tracy Otsuka hukuk eğitimi almış, hukuk alanında yüksek lisans yapmış bir avukat ve sertifikalı bir DEHB koçu. Geçmişinde ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu için soruşturma avukatlığı, üst segment kadın giyim tasarımı ve emlak komisyonculuğu var. Kitapla aynı adı taşıyan, çok dinlenen bir podcast'i ve büyük bir çevrim içi topluluğu var. Kendi tanısının hikâyesi de kitabın malzemesinin bir parçası.

Türkçesi Mabel Kitap'tan Akıllı Kadınlar İçin DEHB: Farklı Olduğunuzun Farkında mısınız? adıyla çıktı, çevirmeni Eren Kanat. Künyeyi Kitapyurdu ve D&R'da gördüm. Türkçe başlıkta özgün addaki argo, bilmiş kadın şakası kaybolmuş; kitabın tonunu tahmin etmek için bunu bilmekte fayda var.

Önce şunu bilmek gerekiyor

Otsuka bir klinisyen değil ve bunu kendisi de açıkça söylüyor.

Kitap bir koçun kitabı. Binlerce kadınla yaptığı koçluk görüşmelerinden, podcast'te konuştuğu kadınların hikâyelerinden, kendi deneyiminden ve okuduğu araştırmalardan besleniyor.

Bu kötü bir şey sayılmaz. Ama bir koçun bakışıyla bir klinisyenin bakışı aynı yerden bakmıyor. Koçluk sertifikaları, klinik lisanslar gibi düzenlenmiş değil. Tanı, eşlik eden tablolar ve tedavi konularında bir koçun sözünün ağırlığı sınırlı. DEHB koçluğu nedir yazısında bu ayrımı daha ayrıntılı ele aldım.

Kitabı okurken hangi cümlenin bir araştırmadan, hangisinin koçluk seansından geldiğini kendi kendime sormak zorunda kaldım.

Kitap ne anlatıyor

Kabaca iki yarıdan oluşuyor.

İlk yarı: DEHB'yi yeniden anlamak. Kadınların neden gözden kaçtığı, DEHB'nin kadınlarda nasıl göründüğü, beynin nasıl çalıştığına dair bir çerçeve, reddedilme hassasiyeti, duygu düzenleme güçlüğü, travmayla ilişkisi, ilişkiler ve sosyal beceriler.

İkinci yarı: stratejiler. Planlama, dış hatırlatıcılar kurmak, beynin ödüle olan ihtiyacını kullanarak işlere başlamak ve bitirmek, erteleme, yeme, harcama ve uyku.

Dil sade, cümleler kısa, anekdotlar bol. Publishers Weekly kitabı DEHB hakkında öğrenmeye yeni başlayanlar için sağlam bir başlangıç noktası olarak değerlendirmiş. Bu tanıma katılıyorum: bir başlangıç noktası.

İyi yaptığı şeyler

Okuru tanıdık bir yerden yakalıyor. Kitaptaki kadın hikâyeleri, DEHB'li kadınların sık anlattığı türden deneyimlerle dolu: parlak fikirler ve bitmeyen işler, yıllarca başka bir şey sanılan belirtiler, dışarıdan başarılı görünürken içeride tükenmek. Okurken kendimi birkaç kez yakaladım.

Duygusal tarafı atlamıyor. Duygu düzenleme güçlüğü DSM ölçütlerinde yer almasa da DEHB'li yetişkinlerde çok yaygın ve hayatı en çok zorlayan yanlardan biri. Kitap bu konuya ciddi yer ayırıyor.

Dış yapı ve ödül üzerine stratejileri makul. Görevi dışarıda görünür kılmak, zamanı dışarıdan işaretlemek, işi bitirmeyi hemen gelen küçük bir ödülle bağlamak. DEHB'de motivasyon ve ödül duyarlılığı üzerine bildiklerimizle uyumlu yaklaşımlar. Kitap bunları okurun kendi hayatına uyarlayabileceği biçimde anlatıyor.

Utancı azaltıyor. Tanı sonrası dönemde bu kitabın enerjisi insana iyi gelebilir. Kendini yıllarca eksik hissetmiş biri için birinin sana bu kadar coşkuyla "sende bir sorun yok" demesi değerli.

Süper güç meselesi

Kitapla asıl itirazım burada başlıyor.

Otsuka DEHB'nin olumlu yanlarını kitabın merkezine koyuyor: iyimserlik, ilgi duyulan konuda yorulmadan hiperodaklanma, yaratıcılık, kalıp dışı düşünme, girişimcilik ruhu. "Bozukluk" kelimesine itiraz ediyor, çünkü yalnızca kusuru ima ettiğini düşünüyor. DEHB'nin bir dikkat eksikliği olduğu fikrine de karşı çıkıyor, çünkü aynı kişi hem dağılabiliyor hem de saatlerce odaklanabiliyor.

Bu ikinci itiraz haklı ve yeni de değil. Barkley de Hallowell de DEHB'yi dikkatin yokluğundan çok dikkatin düzenlenmesindeki güçlük olarak tarif ediyor.

Ama birinci itiraz başka bir yere götürüyor. Tanı ölçütlerinin bir parçası, belirtilerin hayatta gerçek bir işlev kaybına yol açması. Dünya DEHB Federasyonu'nun 2021 uzlaşı metni, tedavi edilmeyen DEHB'nin eğitim, iş, kaza riski ve sağlık alanlarında ölçülebilir olumsuz sonuçlarla ilişkili olduğunu gösteriyor.

DEHB'yi ağırlıklı olarak bir güç kaynağı gibi anlatmanın bu sitede defalarca yazdığım bedelleri var. İş yerinde ya da okulda düzenleme istemek zorlanmanın kabul edilmesine dayanıyor. İyi gitmeyen okur, üstüne bir de "süper gücümü neden kullanamıyorum" yükünü taşıyor. DEHB'de güçlü yanlar meselesi yazısında bunu uzun uzun tartıştım.

Hiperodak için de bir not: bu kavram üzerine yapılmış araştırma sınırlı ve hiperodak yalnızca DEHB'ye özgü bir durum olarak da gösterilmiş değil. Kitapta bir güç gibi sunulan şey, gerçek hayatta çoğu zaman yemek yemeyi, uyumayı ve randevuyu unutmak demek.

Adil olmak için: Otsuka zorlukları inkâr etmiyor, kitabın yarısı zaten onlarla ilgili. Sorun oranda ve tonda. Olumlu çerçeve o kadar baskın ki zorluklar bir geçiş aşaması gibi okunabiliyor.

Rakamlar ve açıklamalar

Okurken en çok burada durdum.

Yüzde yetmiş beş. Kitabın İngilizce tanıtımında ve Türkçe baskının satış sayfalarındaki tanıtım metninde, DEHB'li kız ve kadınların yüzde yetmiş beşinin tanı almadığı söyleniyor. Bu rakamın hangi çalışmadan geldiğini net biçimde bulamadım. Okur yorumlarında da kitabın bazı istatistiklerinin kaynaksız verildiği eleştirisi sık geçiyor. Kadınlarda DEHB'nin gözden kaçtığı doğru; Quinn ve Madhoo'nun 2014 derlemesi de Young ve arkadaşlarının 2020 uzlaşı metni de bunu gösteriyor. Ama kesin bir yüzde vermek, elimizdeki veriden daha fazlasını iddia etmek anlamına geliyor.

Dopamin. Kitap DEHB'yi anlatırken dopamin açıklamasına çok yaslanıyor. Dopamin sistemi DEHB'de önemli bir yer tutuyor ve uyarıcı ilaçların etkisi bununla ilişkili. Ama DEHB çok sayıda genin ve birden fazla beyin ağının rol oynadığı bir tablo. Her şeyi dopamine bağlamak anlaşılır bir sadeleştirme ama bir sadeleştirme.

Reddedilme hassasiyeti. Kitap reddedilme hassasiyetine önemli bir yer ayırıyor ve onu bir travma tepkisi olarak da ele alıyor. Reddedilmeye karşı yoğun duygusal tepki DEHB'li birçok yetişkinin tanıdığı bir deneyim. Ama "disforik reddedilme duyarlılığı" bir tanı kategorisi değil ve üzerine yapılmış araştırma hâlâ az. Travma tepkisi olarak açıklanması ise kanıtlanmış bir bulgudan çok bir yorum. Konuya disforik reddedilme duyarlılığı yazısında daha temkinli bir yerden baktım.

Travma ile DEHB

Kitap travmayı da ele alıyor ve DEHB ile travmanın bir arada bulunduğunda kafa içinde döndürüp durma, depresyon ve kaygıyla ilişkili olabileceğini anlatıyor.

Bu bir arada bulunma ilişkisi araştırmalarda da görülüyor. DEHB'li çocukların olumsuz yaşantılara daha açık olduğu, travmanın da DEHB belirtilerine benzeyen tablolar üretebildiği biliniyor.

Ama bu alanda dikkatli olmak gerekiyor. Travmanın DEHB'ye yol açtığı iddiası, DEHB'nin yüksek kalıtım oranıyla uyuşmuyor ve bu iddiayı merkeze alan popüler kitaplar alanda ciddi eleştiri alıyor. Otsuka'nın kitabını okurken, reddedilme hassasiyetini travma tepkisi olarak açıkladığı gibi yerlerde iki kavram arasındaki sınırın bulanıklaştığını hissettim.

Travma ile DEHB'nin nasıl ayırt edildiği ve birlikte nasıl ele alınabileceği, bir koçun kitabından çok bir klinisyenle konuşulacak bir konu.

Başlık meselesi: akıllı kadınlar

Özgün başlıktaki argo, "fazla bilmiş kadın" gibi bir şaka taşıyor. Türkçede bu şaka "akıllı kadınlar" olarak düzleşmiş.

İki başlık da bir şeyi ima ediyor: kitap özellikle zeki, yetenekli ve tanı almamış kadınlara hitap ediyor. Bu kısmen haklı bir hedef. Yüksek zekâ DEHB'yi uzun süre maskeleyebiliyor ve bu kadınlar çoğu zaman tanıyı en geç alanlar arasında.

Ama başlık bir yan etki de üretiyor. DEHB'nin önemi, sanki kişinin ne kadar zeki olduğuna bağlıymış gibi okunabiliyor. DEHB her zekâ düzeyinde görülüyor ve zorlukları hepsinde gerçek.

Bu bir başlık tercihi ve kitabın içeriğini tek başına belirlemiyor. Ama kitabın kime hitap ettiğini ve kimi dışarıda bırakabileceğini düşünmek için iyi bir ipucu.

Kitabın tanıtımında Edward Hallowell gibi alanın tanınmış isimlerinin övgüleri yer alıyor. Bu kitabın alanda nasıl karşılandığı hakkında bir fikir veriyor ama içeriğin doğruluğuna dair bir güvence sayılmaz.

Ayrıcalık ve tanıtım

İki eleştiri daha var ve ikisi de okur yorumlarında sık geçiyor.

Bazı öneriler belli bir gelir düzeyini varsayıyor. Ev işi için yardım tutmak, çocuk bakımını devretmek, pahalı cihazlar almak. Bu öneriler işe yarayabilir ama okurların önemli bir kısmı için ulaşılabilir değil.

Kitap yazarın diğer işlerine sık gönderme yapıyor. Podcast, çevrim içi topluluk, programlar. Bir koçun kendi çalışmasından söz etmesi doğal. Ama bu göndermelerin sıklığı bazı okurlara kitabı bir tanıtım broşürü gibi hissettirmiş. Ben de yer yer bunu hissettim.

Bir de okurların fark ettiği bir denge sorunu var: kitaptaki hikâyelerin önemli kısmı yüksek enerjili, başarılı, girişimci kadınlardan geliyor. Daha sessiz, dikkatsiz tipte DEHB yaşayan kadınlar kendilerini burada daha az bulabiliyor.

İlaç konusunda

Bir koçun kitabından ilaç hakkında karar almayı kimseye önermem. İlaç kararı hekimle verilir. Bu kitap tedaviye dair bir fikir oluşturmak için başvurulacak ana kaynak olmamalı.

Kime, hangi aşamada

DEHB'den şüphelenen ya da yeni tanı almış, hiç kitap okumamış kadınlara. Kolay bir giriş ve kendini tanıma deneyimi arayanlara.

Podcast'i dinleyip seven ve daha toplu bir metin isteyenlere. Kitap o dünyanın yazılı bir özeti gibi.

Duygusal tarafla ilk kez yüzleşenlere. Duygu düzenleme ve reddedilme bölümleri bir başlangıç sunuyor.

Kime önermem: günlük hayatta ciddi işlev kaybı yaşayan ve bunu henüz tedaviyle ele almamış birine; bu kitabın coşkusu o durumda yanlış bir mesaj verebilir. Kaynak gösteren bir kitap arayana. Dikkatsiz tipte, içe dönük bir tabloyla yaşayan ve kendini yüksek enerjili girişimci hikâyelerinde bulamayacağını bilen birine.

Nasıl okumalı

Kalemle ve biraz şüpheyle.

Kadınlarda DEHB'nin nasıl göründüğünü anlatan bölümler ve strateji bölümleri kitabın en işe yarar kısımları. Süper güç vurgusunun yoğunlaştığı yerleri okurken bir adım geri durmak, verilen rakamların kaynağını merak etmek iyi olur.

Üç yüz sayfa civarında ama hızlı okunuyor. Bir kere okuyup strateji bölümlerine sonradan dönmek mantıklı.

İkinci kitap olarak klinik temeli olan, kaynak veren bir kitap okumak bu kitabın boşluklarını dengeler.