İçeriğe geç
Yöntemler

İlişkide zaman körlüğü: DEHB'de geç kalmak ve bekletmek

Geç kalan için on dakika, bekleyen için bir mesaj: 'önemli değilim.' DEHB'de zaman körlüğünün ilişkide nasıl yaşandığı ve iki tarafı da koruyan anlaşmalar.

6 dakika okumaOrta
Bu yazıda 7 bölüm var

Geç kalan için on dakika, on dakika.

Bekleyen için on dakika, bir hikâye.

Kafede oturan biri ilk beş dakikada telefonuna bakıyor. Yedinci dakikada kapıya. Onuncu dakikada kendine bir soru soruyor: "Acaba ben neden hep bekleyen oluyorum?" On beşinci dakikada o soru bir cevaba dönüşmüş oluyor.

Geç kalan kişi ise o sırada yolda, gerçekten koşuyor. Ve içinden aynı cümleyi tekrarlıyor: "Bu sefer erken çıkmıştım."

Bu yazının açısı

Zaman körlüğü yazısında zamanı bilmek ile hissetmek arasındaki farkı, kronik gecikme yazısında da çıkış saatini geriye doğru hesaplamak gibi bireysel yöntemleri anlattım.

Burada yöntemin kendisinden çok, zamanın iki insanın arasına girdiği yere bakmak istiyorum. Çünkü bir ilişkide zaman yalnızca benim değil. Geç kaldığımda harcanan dakikaların bir kısmı başkasının.

Zaman nasıl farklı hissediliyor

Russell Barkley'nin modelinde zamanı içeriden izleyebilmek ve geleceği şimdiki davranışa taşıyabilmek, yürütücü işlevlerin bir parçası olarak ele alınıyor. Bu kapasite zayıfladığında davranış, uzaktaki bir sonuçtan çok şu anki uyarana göre şekilleniyor (Barkley, 1997).

Çocuk ve ergenlerde yapılmış 27 çalışmayı bir araya getiren bir meta analiz bu farkı ölçmüş. DEHB'li katılımcılar süreyi hem daha az isabetli hem daha az tutarlı algılamış ve süreyi olduğundan uzun tahmin etme eğilimi göstermiş (Zheng ve ark., 2022).

Yetişkinlerde zaman algısını ele alan bir derleme de zaman algısının DEHB'de odak bir belirti olarak düşünülebileceğini öne sürüyor. Derleme, zamanın daha hızlı akıyormuş gibi hissedilmesinden, gelecekteki bir zamanda bir şey yapmayı gerektiren görevlerdeki güçlüklerden ve süre tahmini hatalarından söz ediyor (Weissenberger ve ark., 2021).

Bu bulguların hepsi aynı yöne işaret ediyor, ama bir uyarı da gerekiyor: laboratuvardaki süre tahmini görevleri ile "akşam yedide buluşalım" sözü arasında büyük bir mesafe var. Araştırmalar bir eğilim gösteriyor; bir insanın neden geç kaldığını tek başına açıklamıyor.

Sözlükte bu farkın iki güzel adı var: zaman körlüğü ve şimdi ve şimdi değil. İkincisi bence ilişkide daha çok iş görüyor. Çünkü akşam yedi, saat beşte "şimdi değil" bölgesinde. Altı buçukta da hâlâ orada. Altı elli beşte bir anda "şimdi"ye dönüşüyor.

İki yönlü bekletme

İlişkide zaman körlüğü denince hep geç kalmak aklıma geliyordu. Sonra fark ettim ki bunun sessiz bir ikizi var: evin içinde bekletmek.

"Beş dakikaya geliyorum" deyip bilgisayarın başında kırk dakika kalmak. Bir işe dalıp birlikte yenilecek yemeğin soğuduğunu fark etmemek. Yatmaya gelmeyi söyleyip bir videodan ötekine geçmek.

Bunlar bir buluşmaya geç kalmak kadar dramatik görünmüyor. Ama karşı taraf için aynı soruyu doğuruyor: "Ben, o ekrandan daha mı az önemliyim?"

Kendi işimde bu örüntüyü çok iyi tanıyorum. Bir markanın verisine, bir stratejinin parçalarına daldığımda saat benim için akmıyor. Biri beni beklediğinde "geliyorum" diyebiliyorum ve bunu gerçekten kastediyorum. Ama elimdeki düşünceyi bir yere bırakmadan kalkamıyorum, düşünce de bir sonrakine bağlanıyor. O "geliyorum" bir yalan olmuyor, bir niyet oluyor. Bekleyen için ise uzayıp giden bir bekleyiş oluyor.

Hiperodakın zamanı yutması ve bir işten başka bir işe geçmenin zorluğu burada üst üste biniyor. Geçiş kısmını geçiş güçlüğü yazısında ayrıca ele almıştım.

"Beş dakika" DEHB'li birinin ağzında bir süre değil, bir niyet bildirimi.

Bekleyen taraf ne düşünüyor

Evlilikte yükleme, yani partnerin davranışına hangi sebebi yüklediğimiz, uzun zamandır çalışılan bir konu. Evli çiftlerle yapılan üç çalışmada, partnerin olumsuz davranışlarına yüklenen nedenlerin ve sorumluluğun, evlilik doyumuyla ilişkili olduğu görülmüş. Kişi olumsuz bir davranışı partnerin içsel, kalıcı ve genel bir özelliğine bağladıkça, ilişkiden aldığı doyum da düşük çıkıyor (Fincham ve Bradbury, 1992).

Bu çalışma DEHB üzerine yapılmadı. Ama geç kalmaya çok iyi uyuyor. Çünkü geç kalmak, belki de ilişkide en sık tekrar eden küçük olumsuz davranışlardan biri ve her tekrar, bekleyen kişiye yeniden bir yorum yapma fırsatı veriyor.

"Trafik vardı" bir durum yüklemesi: dışsal, geçici, özel. "O hep böyle, beni önemsemiyor" ise bir karakter yüklemesi: içsel, kalıcı, genel. Aynı on dakika, hangi yüklemeyle okunduğuna göre bambaşka bir ağırlık taşıyor.

DEHB'li birinin kronik gecikmesi, zamanla ikinci türden bir yüklemeyi davet ediyor. Çünkü tekrar ediyor. Ve tekrar eden şey, karaktere dair bir kanıt gibi görünüyor.

Burada mekanizmayı bilmek bekleyen tarafa bir alternatif sunabiliyor: "Beni önemsemiyor" yerine "Zamanı hissetmekte gerçekten zorlanıyor." Ama bu alternatif, beklemenin maliyetini ortadan kaldırmıyor. İşte bu yüzden açıklama tek başına yetmiyor; zamanı koruyan bir düzen de gerekiyor.

İki tarafı da koruyan anlaşmalar

Bunlar benim için anlamlı olan, denemeye değer bulduğum şeyler. Hepsi sakin bir anda, birlikte konuşulmak üzere.

Gerçekçi saat ver. "Yedide oradayım" dediğin anda aklındaki saat genelde en iyi senaryo. Kendi ortalama gecikmeni biliyorsan onu ekleyerek söyle: "Yedi ile yedi buçuk arası." Belirsiz bir aralık, kaçırılmış kesin bir saatten daha az kırıcı.

Gecikmeyi erken ve somut bildir. Geç kalacağını çıkış saatinde anladıysan, o anda yaz: "Yirmi dakika geç kalacağım, 19.20'de oradayım." Kapıya varmak üzereyken atılan "geliyorum" mesajı, bekleyen için bilgi taşımıyor. Erken ve rakamlı bir bildirim, beklemeyi bir belirsizlikten bir plana çeviriyor.

Bekleyenin zamanını koru. Buluşma yeri olarak beklenmesi keyifli bir yer seçmek, "ben gecikirsem siparişini ver, filme gir, başla" kuralını baştan koymak. Böylece gecikmenin maliyeti bekleyen tarafa daha az yükleniyor.

"Beş dakika" yerine sayaç. Evde bir işin başındayken "beş dakikaya geliyorum" demek yerine yüksek sesle bir sayaç kur ve bunu partnerine söyle: "Sayaç kurdum, çalınca kalkıyorum." Sayaç çalınca gerçekten kalk. İş yarım kalacak; yarım kalması, partnerinin yarım saat beklemesinden daha ucuz.

Zamanlama gerektiren işlerde rol paylaşımı. Çıkış saatini takip etmek birinin, yol planını yapmak ötekinin işi olabilir. Ama bu, DEHB'li partnerin tüm zaman sorumluluğunu ötekine devretmesine dönüşmemeli. Sistem bir destek olarak kalmalı.

Bu anlaşmaların ortak bir noktası var: hepsi zamanı görünür kılıyor. Bir aralık, bir rakam, bir sayaç. Zaman körlüğünde sorun zamanın hissedilmemesiyse, iki kişinin birlikte bakabileceği, dışarıdan görünen bir zaman kurmak en sağlam yol. Partnerin de artık senin iç saatine güvenmek zorunda kalmıyor; ikiniz aynı saate bakıyorsunuz.

Özür ile sorumluluk

Bir özrün değeri, arkasından ne geldiğiyle ölçülüyor. Her geç kalışta aynı özür, bir süre sonra ağırlığını kaybediyor.

Benim için daha anlamlı olan şu: özrün arkasına bir değişiklik koymak. "Özür dilerim" ile birlikte "bundan sonra çıkış saatime alarm kuruyorum" ya da "bir dahaki sefere yedi buçuk diyeceğim".

Bir değişiklik seçerken tahmin yerine ölçüme dayanmak da işe yarıyor. Birkaç hafta boyunca buluşmalara ne kadar geç kaldığını, evde "beş dakika" dediğin sürelerin gerçekte kaç dakika sürdüğünü not etmek, sana kişisel bir ortalama veriyor. O ortalama, bundan sonra vereceğin saatlerin temeli oluyor. Rakamı partnerinle paylaşmak da iyi bir fikir; ikiniz de artık iyimser tahmin yerine gerçek bir sayıyla plan yapıyorsunuz.

DEHB'li biri olarak zamanı hissetmekte zorlanmam benim suçum değil. Ama o zorluğun başkasına yüklediği maliyeti azaltmak, benim sorumluluğum.

Aklımda kalan

Uzun yıllar zamanı kendime ait bir şey sandım. Geç kalırsam kendi günümü bozarım, yetişemezsem kendi işim aksar.

Bir ilişkinin içinde bakınca zamanın ortak bir malzeme olduğunu görmek bana başka bir şey öğretti: bekleyen birinin dakikaları, ona verebileceğim en somut ilginin ölçüsü olabiliyor.

Zamanı hissedemesem de onu korumanın yollarını kurabilirim.

Bu yöntem sende ne yaptı?

İşaretin bu tarayıcıda saklanıyor. Sunucuya yalnızca sayı gidiyor, kim işaretledi tutulmuyor.

Yazar hakkında

Cansu, DEHB ile yaşayan bir yetişkin. Uzmanlığı yok; elindeki tek şey kendi denediği yöntemler ve kendi gündelik deneyimi. Bir yöntem onda tuttu diye sende tutar mı, bilinmez. Ondan gitmeyen bir şey senin işine yarayabilir.

Buradaki hiçbir şey tıbbi tavsiye, tanı ya da tedavi yerine geçmez. İlaç, doz ve tedavi kararları hekiminle konuşulacak şeyler. Daha fazlası.

Kaynaklar

  1. Barkley, R. A. (1997). Behavioral inhibition, sustained attention, and executive functions: Constructing a unifying theory of ADHD. Psychological Bulletin, 121(1), 65-94.
  2. Zheng, Q., Wang, X., Chiu, K. Y., & Shum, K. K. (2022). Time perception deficits in children and adolescents with ADHD: A meta-analysis. Journal of Attention Disorders, 26(2), 267-281.
  3. Weissenberger, S., Schonova, K., Büttiker, P., Fazio, R., Vnukova, M., Stefano, G. B., & Ptacek, R. (2021). Time perception is a focal symptom of attention-deficit/hyperactivity disorder in adults. Medical Science Monitor, 27, e933766.
  4. Fincham, F. D., & Bradbury, T. N. (1992). Assessing attributions in marriage: The Relationship Attribution Measure. Journal of Personality and Social Psychology, 62(3), 457-468.