DEHB'de mükemmeliyetçilik
Dağınık bir hayatın içinden çıkan katı standartlar. Mükemmeliyetçiliğin DEHB'de nereden geldiği ve neden ertelemeyle aynı kökten beslendiği.
Bu yazıda 6 bölüm var
Dağınık bir evde yaşayan biri, bir metni yirmi kez okuyup hâlâ göndermiyor. Bir sunumu bitiremiyor çünkü henüz yeterince iyi olmadı. Hiçbir şeye başlamıyor çünkü baştan iyi yapamayacağını biliyor.
Bu tablo bir çelişki olarak görünüyor. Aslında aynı kökten çıkıyor.
Mükemmeliyetçilik nereden geliyor
DEHB ile büyüyen çoğu insan hata deneyimini fazlasıyla tanıyor: unutulan tarihler, yarım kalan işler, gözden kaçan ayrıntılar. Bu birikim bir savunma üretiyor.
Savunmanın adı standart yükseltmek. Mantık şöyle işliyor: eğer her şeyi kusursuz yaparsam kimse bir şey diyemez.
Buna telafi stratejisi deniyor ve maskelemenin yakın akrabası. Kısa vadede işe yarıyor, uzun vadede pahalıya mal oluyor.
Mükemmeliyetçilik yüksek bir hedeften doğmuyor. Çoğu zaman düşük bir güvenden doğuyor.
Neden ertelemeyi büyütüyor
Steel'in (2007) modelindeki bileşenlerden biri, kişinin işi başarabileceğine dair beklentisi. Beklenti düştükçe erteleme artıyor.
Standart yükseldiğinde beklenti otomatik olarak düşüyor: kusursuz yapmam gerekiyor, kusursuz yapamayacağım, o hâlde başlamayayım. Sonuç, mükemmeliyetçiliğin tam da korktuğu şeyi üretmesi oluyor.
İkinci bir mekanizma daha var. Sirois ve Pychyl'in (2013) çerçevesinde erteleme, o andaki rahatsızlıktan kaçınma. Yüksek standart, işe yaklaşmayı rahatsız edici hâle getiriyor ve kaçınmayı besliyor.
Nasıl göründüğü
- Bitirememek. İş yüzde doksanda duruyor ve son adım hiç gelmiyor. Sözlükte yüzde doksan sendromu.
- Aşırı hazırlık. Asıl işe başlamadan önce kurulan devasa sistemler, okunan onlarca kaynak.
- Ya hep ya hiç. Kusursuz yapılamayacaksa hiç yapmamak. Sözlükte her şey ya da hiç.
- Aşırı düzeltme. Aynı metni, aynı sunumu, aynı mesajı tekrar tekrar gözden geçirmek.
- Gizleme. Yarım kalan işi kimseye göstermemek, dolayısıyla yardım alamamak.
Ne işe yarıyor
Kalite eşiğini önceden yaz. İşe başlamadan önce bir cümle: "Bu taslak kalacak." "Bu sunum sade olacak." "Bu mesaj üç cümle olacak." Yazılı bir eşik, sonradan yükselen standarda karşı bir sınır çiziyor.
Süreye bağla, sonuca değil. İki saat çalış, sonunda ne olduysa o. Bu, işin ne zaman biteceğini önceden belirleyen tek yöntem.
Kötü bir ilk sürüm yaz. Amacı kötü olmak. İyi yazmaya çalışmadan yazılan bir sürüm, düzeltilebilir bir şey üretiyor. Boş sayfa düzeltilemiyor.
Birine erken göster. Yüzde otuzdayken göstermek, yüzde doksanda gizlemekten iyi sonuç veriyor. Erken geri bildirim, yönü baştan düzeltiyor.
Standardı dışarıdan kontrol et. "Bu iş başkası yapsaydı yeterli bulur muydum?" sorusu, kendi standardının ne kadar dışarıda olduğunu gösteriyor.
Öz şefkat kısmı
Neff'in (2003) tanımladığı biçimiyle öz şefkat, kendini zayıflatan bir hoşgörü olarak değil, hataya rağmen çalışmayı sürdürebilmenin koşulu olarak ele alınıyor.
Mükemmeliyetçiliğin karşıtı umursamamak olmuyor. Karşıtı, hata yaptığında kendini işten atmamak.
Bu konunun ayrıntısını utanç ve öz şefkat yazısında ele aldım.
Özet
Mükemmeliyetçilik DEHB'de bir erdem gibi taşınıyor ama çoğu zaman uzun süre hata yapmış birinin kurduğu bir kalkan. Kalkanı indirmek yerine, standardı işe başlamadan önce yazılı olarak sabitlemek daha uygulanabilir bir yol.