DEHB'de aşkın başındaki hiperodak neden sönüyor gibi görünür
İlişkinin başında bütün dikkat tek bir insanda toplanıyor, sonra yoğunluk düşünce karşı taraf 'sevgin bitti' diye okuyor. Hiperodak ile sevgiyi ayırmak mümkün.
Bu yazıda 7 bölüm var
İlgimi çeken bir konuya dalınca saatlerin nasıl geçtiğini anlamıyorum. Yemek yemeyi unutuyorum, telefonun şarjı bitiyor, dışarıda hava kararıyor. Bunu yıllardır biliyorum.
Uzun zaman üzerine düşünmediğim şey, aynı yoğunluğun bir insana karşı da yaşanabildiğiydi.
DEHB'li yetişkinlerin anlattığı ilişki hikâyelerinde çok tanıdık bir başlangıç var: bir insan hayatına giriyor ve bütün dikkat oraya akıyor. Onun sevdiği müziği gece yarısına kadar dinliyorsun. Bahsettiği kitabı iki günde bitiriyorsun. Mesajları uzun, sorular bitmiyor. Karşındaki insan kendini hiç bu kadar görülmüş hissetmemiş.
Sonra aylar geçiyor ve bir şey değişiyor.
Hiperodak bir insana yöneldiğinde
Hiperodak resmî bir tanı ölçütü sayılmıyor ve araştırması da oldukça yeni. Dikkat üzerine yazılmış bir derleme onu, kişinin bir işe öyle bir emilmesi olarak tarif ediyor ki geri kalan her şeyi tamamen dışarıda bırakıyor gibi görünüyor; aynı derleme bu olgunun bilişsel ve sinirsel tarafının hâlâ çok az çalışıldığını da not ediyor (Ashinoff ve Abu-Akel, 2021).
Yetişkinlerde yapılan bir anket çalışması ise iki ayrı örneklemde, DEHB belirtileri arttıkça hiperodak deneyiminin de arttığını bulmuş. Bu fark okulda, hobilerde ve ekran başında geçen zamanda ayrı ayrı görülmüş (Hupfeld ve ark., 2019).
Çalışmada romantik ilişkiler ayrıca ölçülmemiş. Yani "DEHB'liler âşık olunca hiperodaklanır" diye bir bulgu yok. Ama DEHB'li yetişkinlerin kendi anlatımlarında bu örüntü o kadar sık geçiyor ki, ben bunu sağlam bir bulgu gibi değil, üzerine düşünmeye değer bir gözlem gibi ele almak istiyorum.
Mekanizmayı düşününce mantıklı geliyor. Hiperodak ilginç, yeni ve anında karşılık veren şeylerde kendiliğinden açılıyor. Yeni bir insan bu üçünün hepsi. Her mesaj bir ödül, her konuşma bilinmeyen bir şey.
Yeni bir aşk, dikkat sisteminin en sevdiği her şeyi aynı anda sunuyor: yenilik, belirsizlik ve anında geri bildirim.
Aşkın ilk evresi zaten ödül sistemiyle ilgili
Bu durum yalnızca DEHB'lilere özgü değil. Yoğun biçimde âşık olduğunu söyleyen 17 kişiyle yapılan bir beyin görüntüleme çalışmasında, sevilen kişinin fotoğrafına bakarken dopaminden zengin, ödül ve motivasyonla ilişkili bölgelerin (ventral tegmental alan ve kaudat çekirdek) etkinleştiği görülmüş (Fisher ve ark., 2005).
Yani aşkın başı herkes için bir miktar ödül sistemi meselesi. DEHB'nin de ödül ve motivasyon sistemindeki farklılıklarla ilişkili olduğu düşünüldüğünde, ikisinin üst üste binmesinin yoğunluğu artırabileceğini tahmin etmek zor değil. Ama bunun doğrudan ölçüldüğü bir çalışma görmedim; bu kısmı bir tahmin olarak bırakıyorum.
Sönme anı: iki farklı okuma
Yenilik azalıyor. Bu, her ilişkinin doğal seyri. Ama DEHB'de düşüş daha keskin hissedilebiliyor, çünkü yoğunluğu ayakta tutan şey büyük ölçüde yenilikti. Sözlükte buna yeniliğin sönmesi deniyor ve aynı şeyi hobi mezarlığı yazısında uğraşlar için anlatmıştım.
Hobiye olunca malzemeler dolapta kalıyor. İnsana olunca başka bir şey kalıyor: kırgınlık.
İrlanda'da 335 DEHB'li yetişkinin ilişki deneyimlerini inceleyen nitel bir çalışmada temalardan biri tam olarak bu. Katılımcılar ilk dönemin ardından ilginin düştüğünü anlatmış; dikkatsizliklerinin partnerleri tarafından duygusal olarak ulaşılamaz olmak diye okunduğunu söylemiş (O'Brien ve ark., 2025).
Burada iki farklı okuma var ve ikisi de içeriden bakınca makul.
Partnerin okuması: "Başta beni bu kadar merak ediyordu. Artık etmiyor. Demek ki sevgisi azaldı ya da başta rol yapıyordu."
DEHB'li kişinin okuması: "Hâlâ seviyorum ama o his yok. Belki ben sevemiyorum. Belki bende bir sorun var."
İkinci okuma bence daha tehlikeli, çünkü sessiz ve kimseyle paylaşılmıyor. İnsan bazen bir hissin azalmasını, o hissin altında duran bağın bittiği şeklinde yorumluyor. Oysa o his, bağın ilk aylardaki yakıtıydı.
Bunun bir de geriye dönük bir yüzü var. İlk dönemin yoğunluğu söndüğünde bazı DEHB'liler kendilerine şunu soruyor: "O zaman başta hissettiklerim sahte miydi?" Bu soru çok acıtıyor, çünkü hem geçmişi hem bugünü aynı anda şüpheli hâle getiriyor. Benim buna verdiğim cevap şu: başta hissedilen yoğunluk gerçekti. Sadece kalıcı olacağına dair bir vaat taşımıyordu. Hiperodak bir söz vermiyor, bir an yaşıyor. O anın bitmesi, o anın yalan olduğunu göstermiyor.
Uzun ilişkide sevgi başka bir biçimde sürebiliyor
Beni en çok rahatlatan bulgu şuydu. Kısa ve uzun ilişkilerdeki romantik sevgiyi karşılaştıran çalışmaları bir araya getiren bir derleme, yoğunluk, bağlılık ve cinsel ilgi içeren romantik sevginin uzun evliliklerde de var olabildiğini gösteriyor. Uzun ilişkilerde eksik olan parça ilk dönemin saplantılı yanı. Ve bu saplantısız romantik sevgi, evlilik doyumuyla ve iyi oluşla ilişkili bulunmuş (Acevedo ve Aron, 2009).
Bunu DEHB diline çevirince şöyle bir cümle çıkıyor: hiperodakın sönmesi, sevginin sönmesi anlamına gelmiyor. Sönen şey saplantıya yakın olan kısım. Kalan kısım ise kendiliğinden gelmiyor, verilmesi gerekiyor.
İşte zorluk da burada başlıyor. Çünkü DEHB'de "vermek gereken dikkat" ile "kendiliğinden gelen dikkat" arasında büyük bir uçurum var. Birincisi yürütücü işlevlere yaslanıyor ve her gün yeniden kurulması gerekiyor.
Bilinçli dikkat için küçük bir düzen
Hiperodak geri çağrılamıyor. Onun yerine dikkati kendiliğinden gelmediği günlerde de ilişkiye yönlendiren birkaç yapı kurulabiliyor. Bunlar benim için anlamlı olan, denemeye değer bulduğum şeyler.
İlk dönemde söyle. Bu örüntüyü kendinde tanıyorsan, yoğunluk henüz yüksekken bundan bahsetmek sonrasını kolaylaştırıyor. "İlgi duyduğum şeylere başta çok yoğun dalarım, sonra bu yoğunluk düşer. Düştüğünde bunun seninle ilgili olmadığını bilmeni isterim." Bu cümle partnerine ileride kullanabileceği bir yorum çerçevesi veriyor.
Merakı bir alışkanlığa bağla. İlk aylarda sorular kendiliğinden geliyordu. Sonra gelmiyor. Günde bir kez, belli bir anda (akşam yemeği, yürüyüş) partnerine bir şey sormak, merakı kendiliğinden gelmediği günlerde de ayakta tutuyor. Ezber bir soru olması sorun değil; asıl önemli olan cevabı dinlemek.
Ekranı bırak, yüzüne bak. Hiperodakın başka bir yere, bir diziye ya da işe kaydığı dönemlerde partnerin karşısında yalnızca bir ense görüyor. Konuşurken telefonu başka bir odaya koymak basit görünüyor ama hiperodakın rakibini ortadan kaldırıyor. Hiperodakı yönetmenin genel yollarını hiperodak yazısında topladım.
Yenilik ihtiyacını ilişkinin içine taşı. Yenilik arayışı bir yere gidecek; ilişkinin dışına gitmesi yerine içine gelmesi daha iyi. Birlikte yeni bir yer, yeni bir tarif, ilk kez denenen bir şey. Bu ihtiyacın nereden geldiğini uyaran arayışı yazısında anlatmıştım.
Bu önerilerin hiçbiri ilk ayların hissini geri getirmeyecek. Zaten amaç bu olmamalı. Amaç, o his yokken de partnerinin kendini görülmüş hissedeceği küçük ve tekrarlanabilir anlar kurmak.
Partner için bir not
Eğer DEHB'li biriyle birlikteysen ve ilk aylardaki ilgiyi özlüyorsan, bu özlem gerçek ve meşru. Ama onu geri istemek, biraz da bir çocuğun doğum günü heyecanının her gün sürmesini istemek gibi.
Daha gerçekçi olan istek şu olabilir: "O yoğunluğu beklemiyorum, ama bana ayrılmış, dikkatli bir zaman istiyorum." Bu, DEHB'li birinin karşılayabileceği bir istek. Hiperodakı geri getirmek ise kimsenin elinde değil.
Hiperodak bitince ne kalıyor
Sözlükte bağ kurma yoğunluğu diye bir başlık var ve bu yazıyı yazarken sık sık onu düşündüm. Bazı insanlar bağ kurarken bütün benliklerini ortaya koyuyor. Bu çok güzel bir şey. Ama tek başına bir ilişkiyi taşıyamıyor.
Benim şimdi düşündüğüm şu: hiperodak bir ilişkinin kapısını açabiliyor. Evin içinde yaşamak ise başka bir beceri istiyor. Daha sessiz, daha az heyecanlı, her gün yeniden seçilen bir dikkat.
Belki de aşkın başındaki o yoğunluk söndüğünde kaybettiğimiz bir şey yok. Sadece artık dikkatin kendiliğinden gelmediği bir yere geldik ve oradan sonrası bizim elimizde.