50 yaşından sonra DEHB: geç fark edilen tablo
DEHB yaşla bitmiyor. Elli yaşından sonra nasıl göründüğü, menopozdan ve başlayan bellek sorunlarından nasıl ayrıldığı, bu yaşta tanının ne değiştirdiği.
Read this article in EnglishDiesen Artikel auf Deutsch lesenLire cet article en français
Kısa cevap
DEHB elli yaşından sonra da sürebiliyor ama bu yaş grubunda çok az tanı konuyor.
Uzun cevap
Belirtiler genellikle yaşlanmaya, menopoza, strese ya da başlayan bir bellek sorununa bağlanıyor. Ayrımdaki en önemli ipucu süreklilik: DEHB belirtileri çocukluktan beri süren bir örüntünün devamı, belirli bir tarihte başlayan bir düşüş değil. Bu yaşta tanı almak hem geçmişe bir açıklama getirebiliyor hem de doğru desteğe kapı açabiliyor.
Bu yazıda 10 bölüm var
Tanıyı 22 yaşımda aldığımda kendime “çok geç kaldım” dedim. O cümleyi aylarca tekrarladım. Sonra elli beşinde, altmışında tanı alan insanların anlattıklarını okumaya başladım ve cümle ağzımda tuhaf durdu.
Bir de şu var: babam anahtarını her gün arıyor. Elinde tutarken arıyor bazen. Ona tanı koyacak değilim, koyamam da. Ama o sahneyi izlerken aklıma hep aynı soru geliyor: bir insanın altmış yıl boyunca kendine “ben biraz dağınığım” demesi ne demek?
Bu yazı, DEHB'nin hayatın o tarafında neye benzediğini anlatıyor.
Belirtiler yaşla birlikte bitiyor mu
Kısa cevap: bir kısmında azalıyor, bir kısmında sürüyor.
Takip çalışmaları belirtilerin genelde yaşla azaldığını gösteriyor. Faraone, Biederman ve Mick'in (2006) meta analizine göre 25 yaşında tam tanı ölçütlerini karşılamaya devam edenlerin oranı yaklaşık yüzde 15. Ama kısmi remisyonda olup hala zorlananlar da sayılınca oran yaklaşık yüzde 65'e çıkıyor.
Bu iki sayı arasındaki mesafe bence yazının en önemli yeri. Ölçütlerin tamamını karşılamıyor olman, hayatın kolaylaştı demek değil. Belirti sayısı eşiğin bir altına indiği anda tanı kutusundan çıkıyorsun, faturalar yine ödenmemiş duruyor.
Azalan şey çoğu zaman dışarıdan görünen kısım oluyor: koşmak, tırmanmak, sınıfta ayağa kalkmak. Yerini içeride duran bir huzursuzluğa bırakıyor. Bunu ayrı bir yazıda anlattım: yetişkinde hiperaktivite ve iç huzursuzluk.
Bu yaşta ne kadar yaygın
Yaşlı yetişkinlerde DEHB üzerine araştırma az. Bu, alanın en büyük boşluklarından biri.
Dobrosavljevic ve arkadaşlarının (2020) sistematik derlemesi boşluğu sayılarla gösteriyor. Aynı yaş grubunda:
- Doğrulanmış ölçeklerle yapılan araştırma değerlendirmelerinde yaygınlık yaklaşık yüzde 2,2,
- Klinik tanı kayıtlarına bakıldığında yaklaşık yüzde 0,2,
- DEHB tedavisi alanların oranına bakıldığında yaklaşık yüzde 0,1.
Yüzde 2,2 ile yüzde 0,1 arasındaki uçurum bir istatistik ayrıntısı değil. İnsan demek. Ölçekle bakınca görünen tablonun büyük kısmı klinikte hiç görünmüyor.
Yüzde iki civarında görünen bir tablonun yalnızca yirmide birinden azı tedaviye ulaşıyorsa, sorun tablonun yokluğu değil, görülmemesi.
Neden bu kadar az tanı konuyor
Kuşak meselesi. Bugün elli yaşın üzerinde olanların çoğu, DEHB'nin okulda bilinmediği bir dönemde çocuktu. Hareketli çocuk “yaramaz”dı, sessiz çocuk “hayalperest”. Değerlendirme diye bir seçenek masada yoktu.
Belirtiler başka adreslere yazılıyor. Unutkanlık yaşa, dağınıklık strese, yorgunluk menopoza ya da iş yüküne bağlanıyor. Her biri tek başına makul bir açıklama; hepsi bir araya gelince asıl örüntüyü örtüyor.
Telafi stratejileri. Onlarca yılda kurulmuş düzenler belirtileri gizleyebiliyor. Aynı işte yirmi yıl çalışan birinin etrafında, farkında olmadan kendine kurduğu bir iskele oluyor: aynı yol, aynı masa, her şeyin yerini bilen bir ekip arkadaşı, ezberlenmiş bir hafta. Emeklilik, taşınma, iş değişikliği ya da çocukların evden ayrılmasıyla iskele kalkınca altındaki tablo birden ortaya çıkıyor.
Bu üçüncüsü bana çok tanıdık geliyor. Ben de yıllarca “ben idare ediyorum” sandım. İdare ettiğim şey belirtiler değildi, ortamdı. Ortam değişince idare de bitti.
Tanı araçları. Ölçütler ve ölçekler büyük ölçüde çocuklar ve genç yetişkinler için geliştirildi. Belirtilerin ileri yaşta nasıl göründüğü konusunda kanıt sınırlı.
Sahne değişiyor, örüntü aynı kalıyor
Belirti listeleri hep okul ve ofis üzerinden yazılmış. Elli yaşından sonra aynı örüntünün çıktığı yerler farklı oluyor:
- Reçeteler, sigorta evrakları, emeklilik işlemleri, vergi beyannameleri. Kağıt işlerinin hayattaki payı artıyor.
- Randevu sayısı artıyor, unutulan randevunun bedeli de artıyor.
- Ev işleri ve bakım sorumlulukları, dışarıdan gelen düzen azaldığı için daha görünür bir yüke dönüşüyor.
- Emeklilikte gün kendi kendine şekillenmiyor. İşin sağladığı çerçeve kalkınca, saat üçte hala pijamayla oturuyor olmak sık anlatılan bir durum.
Bunları araştırma bulgusu olarak yazmıyorum; tabloyu nerede arayabileceğini göstermek için yazıyorum. Asıl soru hep aynı: bu yeni mi başladı, yoksa hep var mıydı da şimdi mi sırıtıyor?
Menopoz nereye giriyor
Kadınlarda orta yaşın kendine has bir yeri var. Menopoz geçişinde östrojen düzeyleri değişiyor ve bu dönemde dikkat, bellek ve duygu düzenlemeyle ilgili yakınmalar sık dile getiriliyor.
Uzman uzlaşı metni, kadınlarda DEHB'ye yaşamın bütününe yayılan bir gözle bakmayı ve menopoz gibi hormonal geçişlerin belirtileri etkileyebileceğini akılda tutmayı öneriyor (Young ve ark., 2020).
Pratikte şu oluyor: yıllardır idare edilen belirtiler bu dönemde belirgin biçimde ağırlaşıyor ve kişi ilk kez değerlendirmeye başvuruyor. Menopozun kendi belirtileriyle DEHB belirtileri iç içe geçtiği için ayırıcı tanı şart. Ayrıntısı DEHB, hormonlar ve adet döngüsü yazısında; sözlükte menopoz dönemi başlığı var.
En kritik ayrım: başlayan bir bellek sorunu mu
Bu yaş grubunda en dikkatli yapılacak ayrım bu.
Unutkanlık hem DEHB'de hem de bunama gibi tabloların erken döneminde görülebiliyor. Bakılan en önemli şey süreklilik:
- DEHB'de dikkat ve düzen sorunları çocukluktan beri süren bir örüntü. Kişi “hep böyleydim” diyor. Bilgi aslında kaydedilmiş, dikkat o an başka yerde olduğu için ulaşılamıyor.
- Başlayan bir bilişsel düşüşte daha önce olmayan, belirli bir dönemde başlayıp zamanla ilerleyen bir gerileme var. Kişi ya da yakınları “eskiden böyle değildi” diyor. Yeni bilgi kalıcı olarak kaydedilemeyebiliyor.
Bu ayrımı kendi başına yapamazsın; denememelisin de. Avrupa uzlaşı metni yaşlı yetişkinleri değerlendirirken gelişim öyküsünün dikkatle alınmasını, bilişsel düşüş dahil başka nedenlere de ayrıca bakılmasını öneriyor (Kooij ve ark., 2019). Sözlükte ayırıcı tanı.
Karışabilecek diğer başlıklar
Bu yaşta dikkat ve bellek yakınmasına yol açabilecek başka tablolar da var: depresyon ve kaygı, uyku apnesi dahil uyku bozuklukları, tiroit işlev bozuklukları, B12 ve demir eksikliği, kullanılan ilaçların yan etkileri, alkol kullanımı.
Bu yüzden iyi bir değerlendirme yalnızca DEHB'ye bakmıyor, bu listeyi de tarıyor. Kan tahlili isteniyorsa süreç ciddiye alınıyor demektir.
Bu yaşta tanının getirdiği
“Bu yaştan sonra ne fark eder” sorusunu ben kendime 28'de sordum, hem de bir hafta boyunca. Cevabı şuralarda buldum:
Bir açıklama. Yıllarca kendini tembel ya da yetersiz sanmış biri için tablonun bir adının olması ciddi bir rahatlama getirebiliyor. Sözlükte tanı rahatlaması diye geçiyor.
Ve arkasından bir yas. “Bunu daha önce bilseydim” cümlesi geliyor ve geçmek bilmiyor. Ben yirmi iki yıl için hissettim; altmışında tanı alan biri için bunun nasıl olduğunu tahmin bile edemiyorum. Tanı sonrası yas yazısında bu kısmı ayrıntılı yazdım.
Doğru destek. Emeklilik, bakım verme, sağlık takibi ve para yönetimi gibi bu döneme özgü zorluklar doğru çerçeveyle daha iyi yönetilebiliyor.
Tedavi seçeneği. İlaç tedavisi bu yaş grubunda da mümkün; ancak kalp sağlığı, kullanılan diğer ilaçlar ve eşlik eden hastalıklar daha dikkatli bir değerlendirme gerektiriyor. Kararın tamamı hekimin. Genel çerçeveyi DEHB ilaç tedavisi yazısına yazdım.
Gündelik tarafta işe yarayanlar
- Hafızayı dışarı taşımak. Tek takvim, tek liste, görünür hatırlatıcı. İki sistem kurma hevesine kapılma; ikisi de tutmuyor.
- Sağlık takibini sisteme bağlamak. Haftalık ilaç kutusu, çıkarken bir sonrakini alma alışkanlığı, takvime otomatik hatırlatıcı. Sağlık randevuları yazısında ayrıntısı var.
- Emeklilikte iskeleyi kendin kurmak. İşin verdiği çerçeve kalkınca yerine sabit birkaç çıpa koymak gerekiyor: aynı saatte dışarı çıkmak, haftanın belirli bir gününe evrak işini yerleştirmek.
- Hareket ve uyku. İkisi de hem belirtiler hem genel beyin sağlığı için sayılı gerçek kaldıraçlardan.
En sık yapılan hata şu: bu yaşta tanı alan insanların bir kısmı kırk yıllık sistemlerini bir günde çöpe atıp sıfırdan kuruyor. Çalışan şeyleri bozmaya değmiyor. Zaten tutan bir alışkanlık varsa ona dokunma; yalnızca sürekli tökezlediğin bir noktayı seç ve orayı değiştir.
Geriye kalan
Kendi tanımdan sonra en çok düşündüğüm şey şu oldu: geç tanının bir üst sınırı yok. Elli beşinde tanı alan biri için “artık anlamsız” diyen bir kural yazılmamış.
Belirtiler yaşla birlikte biçim değiştiriyor ama yok olmuyor. Ve bir insanın kendine kırk yıl boyunca söylediği “ben biraz dağınığım” cümlesinin yerine daha doğru bir cümle koymak, kaç yaşında olursa olsun, bir şeyi değiştiriyor.
Sık sorulanlar
- DEHB elli yaşından sonra da sürer mi?
- Sürebiliyor. Ancak bu yaş grubunda çok az tanı konuyor; belirtiler genellikle yaşlanmaya, menopoza ya da strese bağlanıyor.
- Bu yaşta DEHB ile bellek sorunu nasıl ayrılır?
- En önemli ipucu süreklilik. DEHB belirtileri çocukluktan beri süren bir örüntünün devamı; bellek sorunu ise belirli bir tarihte başlayan bir düşüş olarak görünüyor.
- Geç yaşta tanı almanın faydası var mı?
- Hem geçmişe bir açıklama getirebiliyor hem de doğru desteğe kapı açıyor. Tedavi seçenekleri bu yaşta da değerlendiriliyor.
- Menopoz tabloyu nasıl etkiliyor?
- Hormon düzeyindeki değişim dikkat ve duygu düzenlemeyi zorlaştırabiliyor. Bu dönemde belirtilerin ağırlaşması, ilk kez değerlendirmeye gitme sebebi olabiliyor.
Yeni yazılardan haberdar ol
Yeni yazı yayınladığımda haber vereyim. Reklam yok, başka bir şey yok.