İçeriğe geç
Yöntemler

DEHB'de kahve neden sakinleştiriyor?

Uyarıcı bir maddenin sakinleştirmesi paradoks gibi görünüyor. Bu inancın ne kadarı doğru, ne kadarı yanlış anlaşılmış bir açıklama.

2 dakika okumaKısa
Bu yazıda 7 bölüm var

Bu, DEHB hakkında en sık tekrarlanan açıklamalardan biri: "uyarıcılar DEHB'li insanları sakinleştirir, çünkü beyinleri ters çalışır."

Cümlenin ikinci yarısı doğru değil ve bunu söylemek gerekiyor.

Paradoks açıklaması neden yanlış

Uzun süre şöyle anlatıldı: uyarıcı bir madde normal bir insanı hızlandırır, DEHB'li birini yavaşlatır; bu paradoksal tepki tanının kanıtıdır.

Bugün bilinen tablo farklı. Uyarıcı maddeler dikkat, öz denetim ve tepki ketlemesi üzerinde herkeste bir miktar etki gösteriyor. Yani "bana iyi geldi, demek ki DEHB'liyim" çıkarımı geçerli bir çıkarım değil.

Dünya Federasyonu uzlaşı metni (Faraone ve ark., 2021) da bir ilaca verilen yanıtın tanı ölçütü olarak kullanılamayacağını ortaya koyuyor.

İlaca verilen yanıt tanı koymuyor. Tanı öyküyle konuyor, tepkiyle değil.

O zaman neden sakinleştiriyor gibi

Hissedilen şey gerçek. Açıklaması şu.

DEHB'de zorlanma alanlarından biri, aynı anda gelen düşünceler arasında birini seçip ötekileri geri planda tutmak. Dışarıdan huzursuzluk olarak görünen şeyin bir kısmı, bu iç gürültünün ürünü.

Dikkat toplandığında gürültü azalıyor. Azalan gürültü, dışarıdan sakinleşme gibi görünüyor ve içeriden de öyle hissediliyor.

Yani sakinleşen şey beden değil, zihin trafiği.

Kafein tedavi olur mu

Buna dürüst cevap: hayır.

Kafein, tedavide kullanılan ilaçlarla aynı ligde değil. Cortese ve arkadaşlarının (2018) ağ meta analizinde karşılaştırılan etken maddelerin ölçülmüş etki büyüklükleri var; kafein bu düzeyde bir seçenek olarak yer almıyor.

Kafeinin bilinen etkileri uyanıklığı artırmak ve yorgunluk algısını azaltmak. Bu, bir işi bitirmene yardım edebilir. Belirtileri tedavi etmiyor.

Kafeinin bedeli

DEHB'de kafeinin özel bir maliyeti var ve bu genellikle atlanıyor: uyku.

Kooij ve Bijlenga'nın (2013) derlemesi, yetişkin DEHB'de gecikmiş uyku fazının sık görüldüğünü ortaya koyuyor. Yani zaten geç uyuyabilen bir sistemden söz ediyoruz.

Öğleden sonra içilen kahve, o gece uykuya dalmayı daha da geciktirebiliyor. Ertesi gün yorgun kalkıyorsun ve o yorgunluğu yine kahveyle kapatıyorsun.

Döngü şöyle işliyor:

  1. Kötü uyku
  2. Sabah ve gün boyu kafein
  3. Gece uykuya dalamama
  4. Baştan

Bu döngüde kafein hem çözüm hem sebep olarak duruyor.

Kendi kendine düzenleme

Kahve, DEHB'de sık görülen bir örüntünün en zararsız ucu: uyarılma düzeyini kendi başına ayarlamaya çalışmak. Sözlükte kendi kendine ilaçlama olarak geçiyor.

Aynı örüntü nikotin ve alkolde de görülüyor ve orada bedel çok daha yüksek. Kahvenin bu listedeki yeri görece iyi huylu; yine de farkında olmak işe yarıyor.

Pratik öneriler

Kahveyi bırakman gerekmiyor. Onu bir araç olarak kullanmak mümkün:

  • Saatini sabitle. Öğleden sonra belirli bir saatten sonra içmemek, uykuyu belirgin biçimde koruyor.
  • Miktarını bil. "Ne kadar içtiğimi bilmiyorum" en yaygın cevap. Bir hafta saymak yeterli bilgi veriyor.
  • Kaygıya dikkat et. Kafein kaygıyı artırabiliyor. Kaygın da varsa bu ikisi birbirini besliyor.
  • Yerine kullanma. Kahveyi uykusuzluğu kapatmak için kullanmak, uykusuzluğu kalıcı hâle getiriyor.

Özet

"Uyarıcılar DEHB'lileri sakinleştirir" cümlesi, doğru bir gözlemin yanlış bir açıklamayla eşleşmesi. Sakinleşme paradoksal bir tepki değil; dikkat toplandığında zihin trafiğinin azalması.

Kahve bir yardımcı olabilir, tedavi olamaz. Ve uykuya olan bedeli, DEHB'de ortalamadan yüksek.

Bu yöntem sende ne yaptı?

İşaretin bu tarayıcıda saklanıyor. Sunucuya yalnızca sayı gidiyor, kim işaretledi tutulmuyor.

Yazar hakkında

Cansu, DEHB ile yaşayan bir yetişkin. Uzmanlığı yok; elindeki tek şey kendi denediği yöntemler ve kendi gündelik deneyimi. Bir yöntem onda tuttu diye sende tutar mı, bilinmez. Ondan gitmeyen bir şey senin işine yarayabilir.

Buradaki hiçbir şey tıbbi tavsiye, tanı ya da tedavi yerine geçmez. İlaç, doz ve tedavi kararları hekiminle konuşulacak şeyler. Daha fazlası.

Kaynaklar

  1. Faraone, S. V., Banaschewski, T., Coghill, D. ve ark. (2021). The World Federation of ADHD International Consensus Statement. Neuroscience & Biobehavioral Reviews, 128, 789-818.
  2. Cortese, S., Adamo, N., Del Giovane, C. ve ark. (2018). Comparative efficacy and tolerability of medications for attention-deficit hyperactivity disorder. The Lancet Psychiatry, 5(9), 727-738.
  3. Kooij, J. J. S., & Bijlenga, D. (2013). The circadian rhythm in adult ADHD: Clinical significance and its relation to functioning. Expert Review of Neurotherapeutics, 13(10), 1107-1116.