DEHB'de diyet işe yarar mı?
Eleme diyetleri, gıda boyaları ve şeker. Hangi iddianın arkasında kanıt var, hangisinde yok ve kısıtlayıcı diyetlerin riski.
Bu yazıda 7 bölüm var
Bu alandaki iddialar çok, kanıt az. Tek tek ayırmak gerekiyor, çünkü hepsi aynı düzeyde değil.
Şeker: kanıt yok
En yaygın inanç ve en iyi çürütülmüş olanı.
Wolraich ve arkadaşlarının (1995) meta analizi 23 çift kör kontrollü çalışmayı birleştirdi ve şekerin çocukların davranışını ya da bilişsel performansını etkilemediği sonucuna vardı.
Ayrıntısı şeker DEHB'ye neden olur mu yazısında.
Gıda boyaları: küçük ve sınırlı bir kanıt
Burada tablo daha nüanslı.
Nigg ve arkadaşlarının (2012) meta analizi, yapay gıda boyalarının bazı çocuklarda davranış üzerinde küçük bir etkisi olabileceğini bildiriyor.
Üç kayıt gerekiyor:
- Etki küçük ve bütün çocuklarda görülmüyor
- Duyarlı bir alt gruptan söz ediliyor, bu grubun kimlerden oluştuğu net değil
- Bu, boyaların DEHB'ye yol açtığı anlamına gelmiyor
Eleme diyetleri: uygulanması zor, kanıt tartışmalı
Eleme diyeti, olası tetikleyici gıdaların çıkarılıp sonra tek tek geri eklenmesine dayanıyor.
Bazı çalışmalarda olumlu sonuçlar bildirildi. Ama Sonuga-Barke ve arkadaşlarının (2013) meta analizi kritik bir uyarı yapıyor: bu alandaki etkiler, değerlendirme körleştirildiğinde belirgin biçimde küçülüyor.
Sebep anlaşılır. Haftalarca zahmetli bir diyet uygulayan bir aile, değişimi görme eğilimindedir. Bu kötü niyet değil, insan olmanın bir özelliği.
Bir yöntemin işe yarayıp yaramadığını, onu uygulayan kişinin gözlemiyle ölçemiyoruz. Kör değerlendirmenin bütün mesele olmasının sebebi bu.
Kısıtlayıcı diyetlerin riski
Bu, en çok atlanan taraf.
Bir çocuğun beslenmesinden bütün bir gıda grubunu çıkarmak, hekim gözetimi olmadan yapıldığında:
- Beslenme eksikliğine yol açabiliyor
- Büyümeyi etkileyebiliyor
- Yemek etrafında gerginlik ve kaygı üretebiliyor
- Çocuğu sosyal olarak ayrıştırabiliyor (doğum günleri, okul, misafirlik)
Bir de görünmeyen maliyet var: aile bütün enerjisini diyete harcarken, kanıtı güçlü tedaviler ertelenebiliyor.
Peki beslenme hiç mi önemli değil
Öyle değil. Ama rolü "tedavi" değil, "zemin".
DEHB'de beslenmeyle ilgili gerçek ve pratik meseleler şunlar:
Öğün atlamak. Uzun süre yememek doğrudan odaklanmayı bozuyor. DEHB'de öğün atlama çok yaygın, çünkü açlık geç fark ediliyor. Sözlükte beden sinyali körlüğü.
Uyarıcı ilaç ve iştah. İştah baskılanması bilinen bir yan etki. Gün boyu yememek, akşam telafi etmeye yol açabiliyor. Bunu hekimine söylemek gerekiyor.
Düzensiz yeme örüntüleri. Dürtüsel yiyecek seçimi ve duygusal yeme sık bildiriliyor.
Demir ve B12 eksikliği. Bunlar diyet meselesi değil, tedavi meselesi. Eksiklik yorgunluk ve dikkat sorunları üretebiliyor ve kan testiyle bakılıyor.
Pratik tarafını DEHB'de yemek yapmak ve mutfak düzeni yazısında ele aldım.
Nasıl karar vermeli
Bir şey denemek istiyorsan, denemeyi bir deney gibi kurmak işe yarıyor:
- Önce ne değişecek diye yaz. "Daha iyi olacak" ölçülemiyor. "Öğretmeni haftada kaç kez uyarıyor" ölçülebiliyor.
- Süre koy. Dört hafta gibi.
- Tek şeyi değiştir. Aynı anda üç şey değiştirilirse hangisinin işe yaradığı bilinemiyor.
- Mümkünse bilmeyen birinin gözlemini al. Öğretmen, ne denendiğini bilmiyorsa gözlemi daha değerli.
Özet
Genel bir DEHB diyeti yok. Şekerde kanıt yok, gıda boyalarında küçük ve sınırlı bir kanıt var, eleme diyetlerinde etkiler kör değerlendirmeyle küçülüyor.
Beslenmeye dikkat etmek anlamlı, ama tedavi yerine geçmiyor ve kısıtlayıcı diyetler gözetimsiz yapılmamalı.