DEHB ilacı bırakılırsa ne olur?
İlaç kesildiğinde belirtiler geri gelir mi, yoksun kalma olur mu, ilaç tatili nedir. Bırakma kararının nasıl verildiği.
Bu yazıda 7 bölüm var
Bu soru genellikle iki farklı endişeden geliyor: "bağımlı olur muyum" ve "ömür boyu kullanmak zorunda mıyım".
İkisinin de cevabı farklı.
Yoksunluk olur mu
Hekim gözetiminde kullanılan DEHB ilaçları, bağımlılık yapıcı maddelerde görülen türden bir yoksunluk tablosu üretmiyor.
Kesildiğinde ortaya çıkan şey genellikle belirtilerin geri dönmesi. Bu bir yoksunluk değil, ilacın yaptığı işin durması.
Ayrım şurada:
- Yoksunluk: Maddenin yokluğunda ortaya çıkan yeni bir tablo.
- Belirtinin geri gelmesi: İlaçtan önce var olan şeyin yeniden görünür olması.
DEHB ilaçlarında gözlenen ikincisi.
İlaç DEHB'yi iyileştirmiyor. Kullanıldığı sürece belirtileri hafifletiyor. Gözlük gibi: çıkardığında görme bozulmuyor, sadece düzeltme kalkıyor.
Geri tepme
Kısa süreli bir tablo da tarif ediliyor: uyarıcı ilaçlarda etkinin bittiği saatlerde belirtilerin kısa süre için belirginleşmesi. Sözlükte geri tepme olarak geçiyor.
Bu, genellikle akşamüstü ortaya çıkan huzursuzluk ya da sinirlilik olarak yaşanıyor ve bazen "ilaç kötü geldi" diye yorumlanıyor.
Bu gözlem hekime söylenmeli: ilacın biçimi ya da zamanlaması gözden geçirilerek çoğu zaman yönetilebiliyor.
İlaç tatili nedir
Planlı olarak ilaca ara vermek. Genellikle hafta sonları ya da okul tatillerinde gündeme geliyor.
Amacı birkaç şey olabiliyor: iştah ve büyüme üzerindeki etkiyi azaltmak, ilacın hâlâ gerekli olup olmadığını görmek, yan etkilere ara vermek.
Herkese uygun değil. Belirtiler sosyal ilişkileri ve ev içi işleyişi ciddi biçimde etkiliyorsa, tatil dönemlerinde ilaçsız kalmak sorun üretebiliyor.
Bu, hekimle konuşulacak bir karar.
Bırakmak gerekiyor mu
NICE kılavuzu (NG87), tedavinin düzenli aralıklarla gözden geçirilmesini ve hâlâ gerekli olup olmadığının değerlendirilmesini öneriyor.
Bazı kişilerde belirtiler zamanla hafifliyor ya da hayat düzeni değiştiği için ilaç gereksiz hâle geliyor. Bunu anlamanın tek yolu planlı bir ara vermek.
Nasıl yapıldığı önemli:
- Zamanlamayı seç. Sınav dönemi, iş değişikliği ya da yoğun bir hafta uygun değil.
- Önceden ölçüt belirle. Neye bakacaksın? "Kendimi nasıl hissediyorum" belirsiz; "kaç teslim kaçırdım, kaç kez geç kaldım" ölçülebilir.
- Süre koy. Birkaç hafta.
- Başkasının gözlemini al. Yakınının ya da iş arkadaşının gözlemi, kendi izleniminden daha güvenilir olabiliyor.
- Sonucu hekimle değerlendir.
Neden bırakılıyor
Kullanmayı bırakan kişilerin bildirdiği sebepler genellikle şunlar:
- Yan etkiler. İştahsızlık, uyku sorunu, duygusal donukluk. Bunların çoğu doz ya da ilaç değişikliğiyle yönetilebiliyor; bırakmadan önce konuşmaya değer.
- Etkinin yetersiz olması. Cortese ve arkadaşlarının (2018) ağ meta analizi farklı etken maddelerin farklı profillerini gösteriyor; bir ilaçta yanıt alınamaması yolun sonu değil.
- Kendini iyi hissetmek. İyi gittiği için bırakılan ilaç, iyi gitmesinin sebebi olabiliyor. Bu ihtimali göz önünde tutmak gerekiyor.
- Erişim ve maliyet. Bu da gerçek bir sebep ve hekimine söylemen gereken bir şey; alternatifler olabiliyor.
İlaçsız yolda ne var
Bırakmayı seçersen ya da hiç başlamak istemezsen, tedavinin diğer bileşenleri duruyor: bilişsel davranışçı terapi, koçluk, ortam düzenlemesi, uyku ve rutin çalışması.
Bunları DEHB'de ilaç mı terapi mi yazısında karşılaştırdım.
Özet
DEHB ilacı kesildiğinde yoksunluk değil, belirtilerin geri dönmesi bekleniyor. İlaç iyileştirmiyor, kullanıldığı sürece hafifletiyor.
Ara vermek meşru ve bazen gerekli. Ama planlı yapılmalı: doğru zaman, önceden belirlenmiş ölçüt ve hekimle birlikte değerlendirme.