İçeriğe geç
Kitap Önerilerim

Dönüşüm

Franz Kafka

Yetmiş sayfa, bir oturuş, aylarca çıkmayan bir cümle. Gregor öfkelenmiyor, yük olduğu için özür diliyor ve ben o mantığı fazlasıyla tanıyorum.

3 dakika okuma

Read this article in EnglishDiesen Artikel auf Deutsch lesenLire cet article en français

Bu yazıda 8 bölüm var

Yetmiş sayfa. Bir oturuşta bitti. Aylarca aklımdan çıkmadı.

Açılış

Gregor Samsa bir sabah böcek olarak uyanıyor.

Kafka ne olduğunu açıklamıyor, hatta ne tür bir böcek olduğunu bile net söylemiyor: “devasa bir haşere” gibi bir ifade kullanıyor. Yayıncısına kapağa böcek resmi konulmamasını özellikle yazmış.

Gregor'un ilk düşündüğü şey ne olduğu değil. İşe geç kalmak.

Trene yetişemeyeceğini hesaplıyor. Patronunun ne diyeceğini düşünüyor. Beş yıldır bir gün bile hastalanmadığını hatırlıyor.

Kimsenin sormaması

Beni vuran yer böcek olması değil. Kimsenin “neden” diye sormaması.

Aile şaşırıyor, korkuyor, tiksiniyor. Ama hiçbiri “bu nasıl oldu, geri döner mi, ne yapabiliriz” diye sormuyor.

Doğrudan pratik meselelere geçiyorlar: kim çalışacak, kirayı nasıl ödeyeceğiz, onu nerede tutacağız, kiracılar görmesin.

Kafka bir açıklama sahnesi yazmıyor ve yazmadığı için kitap bu kadar rahatsız edici. Sorulmayan soru, sorulanlardan daha çok şey söylüyor.

Gregor'un tepkisi

Asıl mesele burada.

Öfkelenmiyor. Ailesini suçlamıyor. Onlara yük olduğu için özür diliyor.

Odada sessiz durmaya çalışıyor ki kimseyi rahatsız etmesin. Kanepenin altına saklanıyor, çünkü görüntüsü kız kardeşini korkutuyor. Yiyeceğini yerken ses çıkarmamaya çalışıyor.

Sonunda ölümünün onları rahatlatacağını düşünüyor ve bu düşünceden sonra ölüyor.

Bu cümleyi yazarken içim daralıyor, çünkü o mantığı tanıyorum.

Neden tanıyorum

Gregor sevilmesinin sebebini biliyordu: para getiriyordu.

Ailenin borcunu o ödüyordu. Eve o bakıyordu. Kız kardeşini konservatuvara o gönderecekti. Kitaptaki tek gerçek sevgi ifadesi bu plan.

Kazanamaz hale geldiği an sevgi de bitti.

Önce odaya kapatıldı. Sonra odası depoya çevrildi. Sonra beslenmesi unutuldu. Sonunda ölmesi bir rahatlama oldu.

Kendi değerini ürettiği şeyle ölçen biri, üretemez hale geldiğinde aynı sonuca varıyor.

Yorulmaya hakkın olmadığı duygusu. Kötü bir haftada hiçbir şey yapamadığında hissettiğin şeyin adı.

Grete

Kız kardeşi. Kitabın en acı dönüşümü aslında onda yaşanıyor.

Başta ona bakan tek kişi o. Neler yiyebileceğini deniyor, odasını topluyor, onunla ilgileniyor.

Sonra yoruluyor. Sonra iğreniyor. Sonunda “bundan kurtulmalıyız” diyen kişi o oluyor ve “o” diye değil “bu” diye söz ediyor.

Kafka bu kaymayı hiç yorumlamadan, adım adım gösteriyor. Kimse kötü değil. Herkes yoruluyor.

Son sahne

Gregor öldükten sonra aile ilk kez birlikte dışarı çıkıyor.

Trene biniyorlar, hava güzel, işlerinden ve gelecekten konuşuyorlar. Yeni bir ev tutmayı planlıyorlar. Anne baba, Grete'nin ne kadar güzelleştiğini ve artık ona koca bulmak gerektiğini fark ediyor.

Kafka orada bitiriyor.

Kitaptaki en soğuk cümleler bunlar ve tam olarak neyin anlatıldığını orada anlıyorsun: aile Gregor'un yokluğunda daha iyi.

Komik olduğunu sonradan öğrendim

Kafka'nın bunu arkadaşlarına gülerek okuduğu anlatılıyor.

Şaşırdım, sonra dönüp tekrar baktım ve ben de gördüm.

Gregor'un çok sayıda ince bacağını çözmeye çalışması, hangisini önce hareket ettireceğini bilememesi. Firmanın müdür yardımcısının eve gelip kapıdan neden işe gelmediğini sorması. Ailenin böceği kiracılardan saklama telaşı. Babanın elma fırlatması.

Trajedi ile saçmalık aynı anda duruyor ve ikisini ayıramıyorsun. Sanırım Kafka'yı Kafka yapan da bu.

Kısalığı

Bu listede önemli.

Uzun bir romana başlayacak halde olmadığım bir dönemde okudum ve tam da o yüzden okuyabildim.

Yetmiş sayfa ama ağırlığı sayfa sayısıyla ölçülmüyor. Bitirdikten sonra bir hafta boyunca aklıma geldi.

Kafka bu metnin yayımlanmasını istemişti, ama ölmeden önce yayımlanmamış bütün yazılarının yakılmasını vasiyet etti. Arkadaşı Max Brod vasiyeti yerine getirmedi.