Bedenin Skoru Tutar
Bessel van der Kolk
Travmanın bedende bıraktığı iz üzerine çok okunan bir kitap. Değerli tarafları da tartışmalı tarafları da var; ikisini birden bilerek okumalı.
Bu yazıda 5 bölüm var
Bu kitap DEHB rafında değil ama DEHB bağlamında sık öneriliyor. O yüzden burada.
Van der Kolk bir psikiyatrist ve kitap, travmanın yalnızca hatırlanan bir şey olmadığını, bedende ve sinir sisteminde iz bıraktığını anlatıyor.
Değerli tarafı
Belirtileri anlamlandırıyor. Sürekli tetikte olmak, kolay irkilmek, bedende açıklanamayan gerginlik. Kitap bunları karakter özelliği olmaktan çıkarıp bir tepki olarak açıklıyor.
Bedeni işin içine katıyor. Yalnızca konuşarak yürüyen yaklaşımların yetmediği durumları tarif ediyor.
Anlatımı güçlü. Vaka hikâyeleri iyi yazılmış ve okuru kaybetmiyor.
Tartışmalı tarafı
Burada dürüst olmak gerekiyor, çünkü bu kitap sıkça sorgulanmadan öneriliyor.
Bazı yöntemlerin kanıtı zayıf. Kitap birkaç tedavi yaklaşımını olumlu anlatıyor ve bunların kanıt düzeyi birbirinden çok farklı. Metin bu farkı yeterince belirtmiyor.
Nedensellik iddiaları geniş. Kitap, travmanın çok geniş bir belirti yelpazesini açıkladığını ima ediyor. Bu iddia alanda eleştiriliyor.
DEHB açısından özellikle dikkatli olunmalı. DEHB'nin travmadan kaynaklandığı ya da travmayla açıklanabileceği yönündeki okumalar, kalıtım verisiyle uyuşmuyor: ikiz çalışmalarına dayanan derlemeler kalıtım oranını yaklaşık yüzde 74 veriyor.
İki tablo birlikte bulunabiliyor ve ikisi de ele alınmalı. Ama birini diğerinin sebebi ilan etmek, yanlış tedaviye yönlendirebiliyor.
Nasıl okunmalı
Bir tanı kitabı olarak değil, bir bakış açısı kitabı olarak.
Travma öyküsü olan biri için tanıdık bir dil sunuyor. Bu değerli.
Ama "bendeki her şeyin sebebi bu" sonucuna götürüyorsa, o noktada durup bir uzmanla konuşmak gerekiyor. DEHB ile travma sonrası tablolar örtüşen belirtiler üretiyor ve ayrımı kitap yapamaz.
Okuması nasıl
Dört yüz sayfayı aşıyor.
Bölümler bağımsız; aralıklı okumaya uygun.
Dili sade ve akıcı.
Duygusal olarak ağır ve bu ağırlık birikimli. Bir oturuşta çok bölüm okumak yorucu oluyor.
Bende ne bıraktı
Bu kitap hakkında ikili hissediyorum ve ikisini de yazmam gerekiyor.
Bana iyi gelen taraf: bedende olan şeyleri bir tepki olarak açıklaması. Sürekli tetikte olmak, kolay irkilmek, sebepsiz gerginlik. Bunları karakter özelliği olarak taşımak ile bir tepki olarak görmek arasında büyük fark var.
Van der Kolk iyi yazıyor. Vaka anlatıları güçlü ve kitabı bırakmak zor.
Ama bir noktada durdum.
Kitap ilerledikçe her şeyin açıklaması hâline gelmeye başladı. Dikkat sorunları, huzursuzluk, ilişki güçlükleri, bedendeki her şey. Bir kitabın bu kadar geniş bir alanı tek bir çerçeveyle açıklaması beni temkinli yaptı.
Özellikle DEHB açısından. Bu kitabı okuyup "demek ki bendeki her şeyin sebebi travma" diyen çok insan var ve ben de bir ara oraya kaydım.
Sonra sayılara baktım. İkiz çalışmalarına dayanan derlemeler DEHB'nin kalıtım oranını yaklaşık yüzde 74 veriyor. Bu, travmanın DEHB'yi ürettiği iddiasıyla uyuşmuyor.
İki tablo birlikte bulunabiliyor ve ikisi de ele alınmalı. Ama birini diğerinin sebebi ilan etmek, yanlış yerde çözüm aramaya götürüyor. Ben bunu bir süre yaptım ve kaybettiğim zamana yazık oldu.
Kitaptaki bazı tedavi yaklaşımlarının kanıt düzeyi de birbirinden çok farklı ve metin bu farkı yeterince belirtmiyor. Okurken bunu akılda tutmak gerekiyor.
Bir bakış açısı kitabı olarak değerli. Bir tanı kitabı olarak değil.
Bir de uyarı: istismar ve şiddet vakalarını ayrıntılı anlatıyor. Bazı bölümleri okumak kolay değildi.