İçeriğe geç

Şiirler

Siteyi her açtığında bunlardan biri karşına çıkıyor. Görmek istemiyorsan okuma ayarlarından kapatabilirsin.

  • Anlatamıyorum

    Orhan Veli Kanık

    Ağlasam sesimi duyar mısınız, Mısralarımda; Dokunabilir misiniz, Gözyaşlarıma, ellerinizle? Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel, Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu Bu derde düşmeden önce. Bir yer var, biliyorum; Her şeyi söylemek mümkün; Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum; Anlatamıyorum.

    Vazgeçemediğim, 1945

  • Bedava

    Orhan Veli Kanık

    Bedava yaşıyoruz, bedava; Hava bedava, bulut bedava; Dere tepe bedava; Yağmur çamur bedava; Otomobillerin dışı, Sinemaların kapısı, Camekânlar bedava; Peynir ekmek değil ama Acı su bedava; Kelle fiyatına hürriyet, Esirlik bedava; Bedava yaşıyoruz, bedava.

    Vazgeçemediğim, 1945

  • Beni Bende Demen

    Yunus Emre

    Beni bende demen bende değilim Bir ben vardır bende benden içeri

    13. yüzyıl

  • Bir Kez Gönül Yıktın İse

    Yunus Emre

    Bir kez gönül yıktın ise Bu kıldığın namaz değil Yetmiş iki millet dahi Elin yüzün yumaz değil

    13. yüzyıl

  • Güzel Havalar

    Orhan Veli Kanık

    Beni bu güzel havalar mahvetti, Böyle havada istifa ettim Evkaftaki memuriyetimden. Tütüne böyle havada alıştım, Böyle havada aşık oldum; Eve ekmekle tuz götürmeyi Böyle havalarda unuttum; Şiir yazma hastalığım Hep böyle havalarda nüksetti; Beni bu güzel havalar mahvetti.

    Destan Gibi, 1946

  • Kitabe-i Seng-i Mezar

    Orhan Veli Kanık

    Hiçbir şeyden çekmedi dünyada Nasırdan çektiği kadar; Hatta çirkin yaratıldığından bile O kadar müteessir değildi; Kundurası vurmadığı zamanlarda Anmazdı ama Allah'ın adını, Günahkâr da sayılmazdı. Yazık oldu Süleyman Efendi'ye.

    Garip, 1941

  • Mal Sahibi Mülk Sahibi

    Yunus Emre

    Mal sahibi mülk sahibi Hani bunun ilk sahibi Mal da yalan mülk de yalan Var biraz da sen oyalan

    13. yüzyıl

  • Merdiven

    Ahmet Haşim

    Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden, Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak, Ve bir zaman bakacaksın semâya ağlayarak... Sular sarardı... yüzün perde perde solmakta, Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta... Eğilmiş arza, kanar, muttasıl kanar güller; Durur alev gibi dallarda kanlı bülbüller, Sular mı yandı? Neden tunca benziyor mermer? Bu bir lisân-ı hafîdir ki ruha dolmakta, Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta...

    Göl Saatleri, 1921

Buradaki şiirlerin hepsinin telif süresi dolmuş ve hepsi Türkçe yazılmış. Çeviri şiir yok: bir şiirin çevirisi de ayrıca telifli oluyor ve çevirmenin izni olmadan yayımlanamıyor.